Başarılı insanlar, kuvvetli problem çözme yeteneklerine sahip insanlardır. Ve bu insanları başarılı kılan en önemli özellikleri sürekli değişen ortama ve duruma ayak uydurabilmeleri ve de çelişen fikirlerden anlam yaratmalarıdır.

Bunu yapmak için öncelikle, çelişkili fikirler arasındaki etkileşim faktörünü anlamamız gerekmektedir. Bunu Diyalektik yöntem olarak bilinen şey ile yapabiliriz. Bu yöntem, esas olarak Karl Marx tarafından inşa edilmiştir, ancak Hegelci diyalektiğin fikirlerine yoğun olarak dayanmaktadır.

Biz de yasam.io ekibi olarak sizlere bu yazımızda, Diyalektik yöntem‘in tam olarak ne olduğunu ve daha yaratıcı bir problem çözücü olarak hayatınızda nasıl uygulayabileceğinizi anlatacağız. İşte, çelişkili fikirlerden anlam yaratma sanatı:

Yaratıcı problem çözme yeteneği: Diyalektik yöntem

Diyalektik, mantığın düşünce yapısını tanımlayan bir sistem olduğu ve başlangıçta resmi mantık yasalarının yerini almayı amaçladığı bir evrim sürecini ima eder.

problem çözme diyalektik yöntem

Bizim burada edindiğimiz amaç ise, Diyalektik yöntem içindeki gelişimin üç aşamasını inceleyerek, çağdaş kaotik dünyada anlam yaratmak ve yeni bir şey yaratmak için bu yöntemi önermektir. Nedir bu Diyalektik yöntem’in üç aşaması?

1- Tez

2- Antitez

3- Sentez ile sonuçlanan gerginlik

Bu yöntemde, tüm düşünceler, bir önceki düşüncenin parçalarına dayanır.

Herhangi bir aşamaya girişmeye başlamadan önce, her bir aşama için ifade ettiği tüm anlamı anlamanız gerekir.

Aşama #1: Tez

Öncelikle, bir teklif olarak da bilinen teziniz var. Bu, reaksiyona yol açan başlangıç ​​noktanız veya statükonuzdur.

Aşama #2: Antitez

İkincisi, antitezdir. Antitez, reaksiyon ya da çelişkidir. Yani bir karşı önerme.

Aşama #3: Sentez

Üçüncüsü aşama ise sentezdir. Tez ve antitez arasındaki gerilim sentez ile çözülür. Başka bir deyişle, bu aşama, anlamın yaratıldığı ve yeni bir tezin ortaya atıldığı yerdir.

Burada anlaşılması son derece önemli olan nokta, sentezin anlamı ve analizden ne denli farklı olduğudur:

Analiz: Bir şeyin unsurlarının incelenmesidir (Bir puzzle’ı parçalamayı veya bir puzzle’ın her bir parçasını analiz etmeyi örnek olarak verebiliriz).

Sentez: Yeni bir şey oluşturmak için fikirlerin bir araya getirilmesidir (Bir puzzle’ın parçalarını bir araya getirmeyi düşünün, sonuç olarak ortaya tamamen yeni bir şey koyarsınız).

Peki, Diyalektik yöntemin en iyi kısmı nedir biliyor musunuz?  Bu sürecin asla bitmemesi.

Senteziniz bir tez önerisine (antiteze) sahip olacak yeni teziniz olacaktır.

Diyalektik yöntem nasıl uygulanır?

problem çözme becerisi

Adım #1: Tezinizi tanımlayın

Teziniz başlangıç ​​noktanız veya durumunuzdur. Yani bugün fikir olarak nerede duruyorsanız, tezinizde odur.

Adım #2: Antitezi tanımlayın

Antitez, değişim mekanizmasıdır. Bu, statükonuzu, yani tezinizi desteklemeyen karşıt grup ya da fikirlerdir.

Bazı şeylerin değişmesi için bir çeşit muhalefete ihtiyacımız vardır. Bu mualif fikirler tezle çatışarak değişime sebep olur.

Adım #3: Sentez (Yeni tez üretimi)

Bir Tez ve Antitez çatışması olduğunda, ilerleme kaydediyoruz demektir. Bu, yeni ve daha iyi bir süreç getiren iki grubun toplantısı olarak düşünülür. Ancak bu süreç asla bitmeyen bir yapıya sahiptir. Sınırsız bir fikir kaynağı olarak da görülebilir.

Gelin, birlikte Diyalektik yönteme iki örnek verelim:

diyalekitk yöntem nedir

Örnek #1

Tez: Varlık

Antitez: Hiçbir şey

Sentez (Yeni Tez): Gelecek

Örnek #2

Tez: İnsanların para çekmek için bankaya gitmesi gerekir.

Antitez: İnsanların para çekmek için bankaya gitmesi gerekli değildir.

Sentez (Yeni Tez): Uygun yerlerde nakit dağıtımı sağlamak için ATM geliştirilebilir.

Diyalektik yöntemin arkasındaki gerçeklik

diyalektik yöntem

Diyalektik yöntem, her fikrin üzerine yeni fikirler inşa etmek için sürekli olarak çalışan bir mekanizma haline gelmektedir.

Gerçek şudur ki; Yaratılmış en güçlü fikirler, sürekli olarak diyalektik süreçten geçen fikirlerdir.

“Gerçek ne tezde ne de antitezde değil, ikisini uzlaştıran yeni bir sentezde bulunur.” – Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Bu yöntem kişilere, neden yaşamlarımızda rahatça ve umursamazca yaşamamamız gerektiğinin en iyi göstergesidir. Bireyler, kurumlar, kuruluşlar ve hatta büyük markalar bile sürekli olarak gelişmekte ve değişmekte olan dünyaya uyum sağlamak ve adapte olmak zorundadır. Bize düşen görev ise gizli önyargılarımızdan kurtulup, varsayımlarımıza meydan okumaktır.

“Hayatta kalabilecek kişiler en güçlü ya da en zeki olan kişiler değil, değişimi en iyi şekilde yönetebilen kişilerdir”. – Charles Darwin

Mail Bültenimize Katılın

Size özel fırsatlardan ve içeriklerimizden haberdar olun.

Aramıza hoşgeldiniz.

Bir şeyler ters gitti.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

+1
Tweet
Share
Share
Pin