Toplumsal cinsiyet nedir ve toplumsal cinsiyet rolleri nelerdir? Bu soruları ve sorunun içerisinde geçen kelimeleri yeni duyduysanız ve ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, şöyle buyurunuz. Toplumsal cinsiyet, global dünyanın en büyük problemlerinden biri olan cinsiyet ayrımının genel bir adıdır. Bunun önüne geçilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi amacı ile de uluslar arası seviyede benimsenen olguya toplumsal cinsiyet eşitliği denmektedir.

Bu olgu, kadın ve erkek arasındaki eşitliği arttırmak, cinsiyet ayrımcılığı ile daha kuvvetli bir şekilde mücadele edebilmek, bunun için atılacak mantıklı adımlara karar vermek, uygulanacak politikaları belirlemek ve aynı doğrultuda yapılacak harcamaları kontrol etmek maksadı ile birçok kuruluş birlikte hareket etmektedir. Tüm bunların hepsi toplumsal cinsiyet ayrımını önlemek için toplumsal cinsiyet eşitliği çatısı altında toplanmaktadır.

Cinsiyetimiz kadın ya da erkek fark etmez, biyolojik olarak belirlenmiş bir temel özelliktir. Biyolojik özelliklerin getirdiği fiziksel farklılıkları bilim ile açıklamak mümkündür ve bu fiziksel farklılıklar bir ayrımcılık nedeni ya da üstünlük sebebi değildir. Bilimsel gözlem sonucunda fiziksel olarak bazı farklar görülse de kadınların iş hayatında daha az aktif olmasının nedenini hiçbir bilim bu fiziksel farklılıklar ile açıklayamaz. Bu tamamen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sebebi ve sonucudur.

Toplumsal cinsiyet eşitliği neden önemlidir?

toplumsal cinsiyet eşitsizliği

Toplumsal cinsiyet eşitliği birçok sebepten ötürü fazlasıyla önemlidir ancak bu sebeplerden en önemlisi adalettir. Ülke politikalarının ve sosyal hayatın her alanında toplumsal cinsiyet eşitliği, yaşam kalitesini arttıran bir unsurdur. Zaten toplumsal cinsiyet eşitliği kuruluşlarının da ilk olarak verdikleri garanti budur.

Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet eşitliği kamusal müdahaleleri daha etkili kılmakta ve adaletsizlik ve eşitsizliği en aza indirmektedir.

Cinsiyet temelli kıyaslamalar kadınları küçük düşürdüğü gibi erkekleri de küçük düşüren bir davranıştır. Bu yüzden hem kadının hem de erkeğin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yaratacağı yıkıcı tahribatlardan korumaktadır.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, yukarıda belirttiğimiz kıyaslamalara neden olan, toplum içerisinde adaletsizlik ve eşitsizlik yaratan uygulama ve kurallara karşı gerekli çıkarımları yapar ve önlemler alır.

Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmasından kim sorumludur?

Tüm Avrupa genelinde, Avrupa Birliği’nin oluşturduğu kurumlar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacı ile çalışmalar yürütmektedir. Ancak bu soruna yalnızca belirli ülkeler ve belirli hükümetler duyarlı davranmakta ve sorumluluk almaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanması yalnızca kurulan birkaç kurum ile olacak bir şey değildir. Ülkeler, hükümetler, kamu kuruluşları ve sosyal yaşamın her bir parçası bu duruma destek olmalı sorumluluk almalıdır. Bunu sağlamak amacıyla her kurum sadece bu görevden sorumlu bir yetkiliye sahip olmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sorumluluğu, benlik saygısı olan her bireyin üzerindedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği nasıl sağlanır?

Toplumsal cinsiyet eşitliği için atılacak siyasi bir hamle ve bu hamleye uyumlu bir yasal düzenleme, başarılı bir toplumsal cinsiyet eşitliği stratejisinin geliştirilmesi için olmazsa olmaz şartlardan biridir. Belirlenen planlama ile gerçekçi hedefler belirlenmelidir ve kararlılıkla uygulanmalıdır.

Bu hedeflerin belirlenmesinin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği, net bir hareket planını da ihtiyaç duymaktadır. Bu plan çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliğini göz önünde bulundurularak, gerekli şartları yerine getirilmeli, ilgili tüm kurumlar ve kişilerin buna dâhil olduğu belirtilmeli, hangi yöntem ve hangi araçların kullanılacağı hakkında araştırma yapılmalıdır. Daha sonra da tüm bireyler sorumluluklarını yerine getirmeli ve planlanan süre içinde beklenen sonuçlara ulaşmak için gerekli yeterliliklerin mevcut olduğundan emin olunmalıdır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kapsamı nedir?

toplumsal cinsiyet eşitliği nedir

Toplumsal cinsiyette eşitliğinin kapsamı, hem farklı politikaların ve uygulamaların içeriğine toplumsal cinsiyetin eşitliği olgusunu entegre etmeyi hem de belirli politika alanlarında kadınların ve erkeklerin temsil edilmesine yönelik bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.

Toplumsal cinsiyette eşitlik kapsamı altında, politika oluşturma ve kanun belirleme sürecinin her aşamasında bu olgu dikkate alınarak karar verilmelidir.

Politikada cinsiyet temsili

toplumsal cinsiyet eşitliği

Politikada toplumsal cinsiyet eşitliği temsilciği, tüm kadın ve erkeklerin yani bu durumdan yararlanacak olan herkesin birincil olarak temsil edilmesine ve işgücündeki temsil ve karar verme süreçlerinin göz önüne alınması anlamına gelmektedir.

Avrupa geneline bakıldığı zaman kadınlar, AB politikalarından erkeklerle aynı ölçüde faydalanmaktadırlar. Ancak yine de, erkeklerle karşılaştırıldığında, karar verici ve yetkili pozisyonlarında önemli derecede az temsil edilmektedirler. Her iki cinsiyetin de kullanıcı / yararlanıcı olarak temsil edilmesine ilişkin bilgi toplayarak, alınacak politika önlemleri daha iyi belirlenebilir ve farklı gruplar üzerindeki etkileri daha iyi tahmin edilebilir.

Farklı politika alanlarında çalışan kadınların ve erkeklerin temsil edilmesi, politika sektörleri arasında ve iş veya işlev türlerine göre değişiklik göstermektedir. Örneğin, kadınlar yenilenebilir enerji sektöründe (işgücünün% 22.1’i) çok az temsilciliğe sahiptir. Genellikle daha düşük vasıflı işlerde (öncelikli yönetim ve iletişim alanında) istihdam edilirken, daha kapsamlı ve daha iyi ücretli işler öncelikle erkekler tarafından yapılmaktadır. Eğitim alanında, kadınlar ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde öğretmen olarak çok fazla temsil edilmekle birlikte, özellikle üçüncü kademe eğitimde karar verme pozisyonlarındaki temsilleri oldukça düşük orandadır. Bu durum da aslında bizlere toplumsal cinsiyet eşitliği varken bile yok olduğunun göstergesidir.

Politika eylemleri üzerine planlama ve karar verme süreçlerinde kadınların ve erkeklerin dengesiz bir katılımı olduğunda, hem kadınları hem de erkekleri etkileyen sonuçlar ortaya çıkma ihtimali yüksektir.  Her iki cinsiyetten de dengeli bir temsil olduğu zaman, bu durum karar verme sürecini ve sonuçların iyileştirilebileceği farklı deneyimler getirecektir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, kuruluşların kendi çalışma yöntemleri ile ilgili olduğu gibi, politikalar yoluyla toplumsal cinsiyetin eşitsizliklerine değinmekle ilgilidir. Kurumlardaki temsil meselesine değinmek, örgütsel yapıların cinsiyet boyutuna ve çalışma usullerine değinmeyi de içermektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı politika

toplumsal cinsiyet bütçelemesi

Toplumsal cinsiyette eşitliğe duyarlı politika, sayıların önemli olmasının yanı sıra, kadınların ve erkeklerin bu politikalardan nasıl faydalanacağı konusunda daha iyi bir anlayış kazanmak için cinsiyetin politika önlemlerinin içeriğiyle nasıl ilişkili olduğunu düşünmekle alakalıdır. Toplumsal cinsiyete duyarlı bir politika, tüm vatandaşların, kadınların ve erkeklerin ihtiyaçlarının eşit olarak ele alınmasını sağlar.

Geleneksel olarak, devlet politikası ve mevzuatı, bir kamu politikasının halkın tüm üyelerine eşit bir şekilde faydası olduğu varsayımıyla toplumsal cinsiyete dayalı araçlar olarak görülmüştür.

Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri halen toplumumuzda görülmektedir. Kanunlar kadınlara ve erkeklere eşit muamele gösterse ve eşit hak tanısa bile kadınların hâlâ kaynaklara ve varlıklara eşit erişimi ve bunlara hâkimiyeti yoktur.

Kamuoyunun geneline odaklanan politikalar genellikle kadınları ve erkekleri farklı şekilde etkiler. Bu farklı cinsiyet etkileri hesaba katılmazsa, politika cinsiyet eşitliği sağlayamaz. Bunu önlemek için, kadınların ve erkeklerin farklı ihtiyaçlarını ve çıkarlarını dikkate almak, kaynakların erişimi ve kontrolünde toplumsal cinsiyetin eşitsizliklerini belirlemek, toplumsal cinsiyetin temelli kalıpların ve geleneksel cinsiyet rollerinin etkisini değerlendirmek, farklı etkileri öngörmek kadınlar ve erkekler üzerinde cinsiyet eşitliği sağlamak gerekmektedir.

Cinsiyet etki değerlendirmesi, toplumsal cinsiyet perspektifini dikkate almayan politikalardan kaçınmaya yönelik ilk adımdır. Böyle bir değerlendirme, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi konusundaki yeni bir düzenlemenin, politikanın veya programın etkisini analiz eder ve bunun sonucunda kadınların ve erkeklerin hayatlarına olabilecek etkileri öngörür.

İlginizi çekebilir: Sosyalleşme nedir ve neden önemlidir?

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı politikaların hayata geçirilmesi

toplumsal cinsiyet eşitliği nasıl sağlanır

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir politikanın hayata geçirilmesi ve etkili bir şekilde uygulanması hazırlık ve organizasyon gerektirir. Karar verme konumundaki insanlar değişiklikleri tanıtmak için daha fazla güce sahip olduklarından burada belirli bir değişiklik yapabilirler.

Göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurlar şunlardır:

1- Hazırlık

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının uygulanmasına yönelik bir plan hazırlanmalı, adımları ve kilometre taşlarını tanımlanmalı, görevler ve sorumluluklar atanmalı, plan resmileştirilmeli ve tüm mercilere iletilmelidir.

2- Kaynaklar

Yeterli kaynakların kullanıma sunulması gerekir; etkin toplumsal cinsiyet eşitliği, bütçe ve zaman gerektirir. Bilinçlendirme ve kapasite geliştirme girişimleri için kaynakları bulmak önemlidir. Özel (harici) uzmanlığın devreye sokulması da düşünülebilir.

3- Paydaş katılımı

Tüm politika paydaşları ile yakın irtibat, hedef kitlenin endişelerini, beklentilerini ve görüşlerini almak için politika döngüsü boyunca önemlidir. Paydaş katılımı ve politika sürecine ilişkin istişareler için fırsat ve yapıların bir bütün haline getirilmesi gerekmektedir.

4- Gözlem ve değerlendirme

Uygulama ve ilerlemenin izlenmesini sağlamak için hesap verebilirlik mekanizmalarını ayarlayın. Düzenli raporlamayı sunmak ve sonuçları paylaşmak için hesap verebilirlik mekanizmaları olması şarttır.

5- Bilgi üretimi

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyete dayalı uygulamalarda iyi uygulamalar üzerine bilgi geliştirilmesi, yaklaşımın daha etkin hale getirilmesine katkıda bulunur. Göstergelerle ilgili veri ve bilgi toplama, ilerleme hakkında raporlama ve deneyim değişimini kolaylaştırarak kurumsal hafızaya katkıda bulunulmalıdır.

6- Toplumsal cinsiyet uzmanlığı

Bu uzmanlık dâhili olmalıdır, ancak özel dış uzmanlığın kullanılması da düşünülmelidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikasını programlama döngüsüne entegre etmek için pratik bir rehber

toplumsal cinsiyet eşitliği istihdam

Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini bir politikaya entegre etmek, politika oluşturma sürecinin her aşamasında, ilgili tüm aktörler tarafından, kapsamlı ilke olarak kadınlar ve erkekler arasındaki eşitlik göz önüne alınmalıdır.

Politika süreci, tanımlama, planlama, uygulama ve kontrol (izleme ve değerlendirme) gibi çok aşamalı bir döngü olarak bilinmektedir. Çoğu durumda, bu aşamalar bir döngüye dönüştürülür; değişiklikler gerçekleştikçe her adım tekrarlanır. Örneğin, bir politika değerlendirildiğinde, yeniden programlama için ele alınması gereken yeni problemler ortaya çıkabilir.

Burada sunulan toplumsal cinsiyet eşitliği döngüsü farklı kamu politikası / programlama süreçlerine göre ayarlanabilir. Bu içeriğimiz, döngünün özel aşamalarını ve her aşamada dikkat edilmesi gereken gerekli öğeleri belirtmektedir. Döngü aşamalarının her birinde kullanılmak üzere belirli toplumsal cinsiyet eşitliği yöntemleri ve araçları da dâhil edilmiştir. Menfaat sahipleriyle yapılan danışma ya da katılımcılara cinsiyet eşitliği eğitimi verme gibi bazı yöntemler ve araçlar birden fazla aşamada yararlı olabilir. Dahası, verilerle uğraşırken cinsiyet ayrışması gerektiğini de hatırlamak önemlidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine Avrupa Birliğinin yaklaşımı

Toplumsal cinsiyet eşitliği, kendi başına bir politika hedefi değil, toplumsal cinsiyette eşitliği sağlamak için bir araçtır. Kadınlar ve erkekler arasındaki eşitlik, AB tarafından temel bir hak, AB’nin ortak bir değeri ve büyüme, istihdam ve sosyal uyumun AB hedeflerine ulaşılabilmesi için gerekli şart olarak kabul edilmektedir.

Komisyon, 1996’dan bu yana toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmeye yönelik ‘ikili bir yaklaşım’ taahhüdünde bulunmuştur. Bu yaklaşım, toplumsal cinsiyette eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, önlemek veya iyileştirmek için özel tedbirler uygularken toplumsal cinsiyet perspektifinin tüm politikalarda yaygınlaştırılmasını da içermektedir.

AB komisyonunun aldığı toplumsal cinsiyet eşitliği kararları

1957 yılında imzalanan Roma antlaşmasında, eşit iş ve eşit ücret uygulaması devreye sokulmuştur.

AB komisyonu, spesifik önlemlerin uygulanmasının yanı sıra, tüm politika ve faaliyetlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi için bir strateji olarak ana akımlaştırma taahhüdünde bulundu. Böylece, “toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirme yönünde” “ikili bir yaklaşım” izleyeceklerini belirttiler. “Kadınlara yardım etmek için belirli önlemlerin uygulanmasına, eşitliğin sağlanmasına yönelik çabaların kısıtlanmasını değil, aynı zamanda eşitliği sağlamak amacıyla özel ve genel politikaların ve tedbirlerin seferber edilmesi ” kararı alınmıştır.

1999 Amsterdam antlaşması

Antlaşma, topluluk eyleminde kadınlar ve erkekler arasında eşitlik lehine yasal temelini önemli ölçüde güçlendirdi. Antlaşmanın 2. ve 3. maddeleri, topluluğun belirli bir görevi olarak kadınlar ve erkekler arasında eşitliğin yanı sıra tüm topluluk politikalarını ve programlarını etkileyen yatay bir objektif oluşturarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını biçimlendirdi.

Avrupa parlamentosunda toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bütünleşme kararı

Parlamento 2003 yılında, toplumsal cinsiyete dayalı bütünleştirme için bir politika planını düzenli olarak benimsemek ve uygulamak taahhüdünü içeren toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki ilk kararını kabul almış ve komitelerde cinsiyete dayalı uygulamaların uygulanmasına yönelik bazı yönergeler önermiştir.

2006-2010 yılları arasında kadın ve erkek eşitliği için AB’nin belirlediği yol haritası

toplumsal cinsiyet ve kadın istihdamı

Yol haritasında öncelikler şöyle sıralanmıştır: Kadınlar ve erkekler için eşit derecedeki ekonomik bağımsızlık; Özel ve mesleki yaşamın uzlaştırılması; Karar vermede eşit temsil; Cinsiyete dayalı şiddetin her biçiminin ortadan kaldırılması; Toplumsal cinsiyet kalıplarının ortadan kaldırılması; Dış ve iç kalkınma politikalarında cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi.

2006 yılında ilk Avrupa Cinsiyet Eşitliği sözleşmesi imzalanmıştır.

2007 yılında Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma imzalanmıştır. Antlaşmaya göre;

Antlaşmanın  19 uncu maddesi, cinsiyet, ırksal veya etnik köken, din veya inanç, özürlülük, yaş veya cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı AB mevzuatı için yasal dayanak sağlar. Antlaşma, ayrıca aşağıdaki alanlarda da toplumsal cinsiyet eşitliğini de hesaba katmaktadır:

Toplumsal cinsiyette eşitliği temel ilke edinme:

(Madde 8); Sosyal dışlanma ve ayrımcılık (Madde 9); İşgücü piyasası fırsatları ve tedavisi ile ilgili olarak kadın-erkek eşitliği ilkesi (Madde 157); Her türlü ticaret olanağının sağlanması ve cinsel istismarın önlenmesi ve durdurulması (Madde 79); Aile içi şiddete karşı mücadele (TEU Madde 8 Bildirgesi).

2009 Lizbon antlaşması

Antlaşma, Avrupa Birliği’nin toplumsal boyutundaki iyileştirmeleri içermektedir. Ayrımcılık yasağı ilkesini ve kadınlar ile erkekler arasındaki eşitliğin Avrupa Birliği değerlerine getirilmesini (Madde 2) ve Birliğin ayrımcılığa karşı savaşmasını ve kadınlar ile erkekler arasında eşitliği teşvik etmesini söyler (madde 3).

2010-2015 arasındaki Kadın ve Erkekler arasındaki eşitlik stratejisi

Strateji, aşağıdaki öncelikli eylem alanlarını tanımlamaktadır:

1- Eşit ekonomik bağımsızlık; Eşit iş ve eşit değerde çalışmak için eşit ücret

2- Karar vermede eşitlik

3- Onur, dürüstlük ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı şiddete son verilmesi

4- Dış eylemlerde toplumsal cinsiyet eşitliği (AB eylem planı da dâhil olmak üzere)

Bu Strateji’de Komisyon, her öncelik alanı için cinsiyet eşitliği hedeflerini belirlemiştir. Ayrıca, tüm Genel Müdürlükler, Komisyonun yıllık programlama döngüsü ve çalışma programında cinsiyet eşitliği hedeflerini belirlemeye davet edilmektedir. Stratejinin izlenmesi, yıllık raporların yanı sıra bir ara dönem değerlendirmesi ve nihai değerlendirme ile de sağlanır. Buna ek olarak, tüm Genel Müdürler, toplumsal cinsiyette eşitlik etkisini değerlendirmelidir.

Strateji’nin uygulanması için, Strateji’ye katkılarından ötürü farklı Genel Müdürlükler tarafından uygulanacak eylemlere ilişkin bir Komisyon personeli çalışma belgesi onaylandı. Eylemler, bu Genel Müdürlüklerin politika alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin taahhüdünü ortaya koymaktadır.

2010 yılında eklenen Temel Haklar Şartı

Buna göre Madde 21, ayrım gözetmeme ilkesini cinsiyet dâhil olmak üzere herhangi bir zemine dayandırmaktadır. Madde 23, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgilidir ve “kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliği, istihdam, iş ve ücret de dâhil olmak üzere her alanda sağlanmalıdır” şartı eklenmiştir.

Avrupa Cinsiyet Eşitliği Sözleşmesi (2011-2020)

https://www.consilium.europa.eu/uedocs/cms_data/docs/pressdata/en/lsa/119628.pdf

Toplumsal cinsiyette eşitlik İçin Stratejik Taahhüt (2016-2019)

Bu taahhüt, eylemler için beş öncelikli alan belirlemiştir:

1- Kadınlar ve erkekler için eşit derecede ekonomik bağımsızlık

2- Eşit değerde çalışmak için eşit ücret;

3- Karar vermede eşitlik

4- Onur, dürüstlük ve cinsiyete dayalı şiddeti sona erdirme

5- Toplumsal cinsiyet eşitliğini AB’nin ötesinde de teşvik etme

Toplumsal cinsiyette eşitlik bütçelemesi nedir?

toplumsal cinsiyet eşitlik faktörleri

Toplumsal cinsiyet eşitliği bütçelemesi, kamu kaynaklarının nasıl toplanıp harcandığına odaklanarak kadınlar ve erkekler arasında eşitliği sağlamak için kullanılan bir stratejidir. Cinsiyet bütçelemesi, mali politika ve idari prosedürler cinsiyet eşitsizliğini ele almak için yapılandırıldığında bütçe geliştirme sürecini artırabilecek bir yaklaşımdır. Doğru yapıldığı takdirde, cinsiyet bütçelemesinin iyi bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz

Tanımı

Avrupa Konseyi, toplumsal cinsiyet bütçelemesini “toplumsal cinsiyetin perspektifini bütçe sürecinin her evresinde birleştiren bütçelerin toplumsal cinsiyete dayalı değerlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmesi için gelir ve harcamaların yeniden yapılandırılması” olarak tanımlamaktadır.

Amacı

Toplumsal cinsiyet bütçelemesinin 3 ana amacı vardır:

1- Mali planlamada hesap verebilirliği ve şeffaflığı teşvik etmek.

2- Kadınları ve erkekleri bütçenin hazırlanmasına eşit derecede dâhil etme adımlarını atarak, bütçe sürecine toplumsal cinsiyete duyarlı katılımı arttırmak.

3- Cinsiyet eşitliğini ve kadın haklarını geliştirmek.

Cinsiyet eşitliği bütçelemesini etkinleştirme

Toplumsal cinsiyet eşitliği bütçesinin etkili bir şekilde uygulanması, cinsiyete dayalı kaynaştırma için teknik kapasite ile eşleşen siyasal taahhüdü gerektirir. Taahhütlü liderlik, cinsiyet eşitliğinin planlama ve bütçeleme süreçlerine entegre edilmesini ve kamu bütçesi gelir ve giderlerinin kadınlara ve erkeklere eşit olarak paylaştırılmasını sağlamak için özel önem taşımaktadır.

Toplumsal cinsiyette eşit bütçeleme için önemli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler şunlardır:

  • Siyasi irade ve siyasi liderlik
  • Kamu idari kurumlarının üst düzey taahhütleri
  • Memurların teknik kapasitesinin geliştirilmesi
  • Sivil toplum katılımı

Toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için aktif siyasi taahhüt yoluyla gösterilen siyasi irade ve siyasi liderlik en önemli faktördür. Gerçek ilerleme sağlamak için toplumsal cinsiyet eşitliği bütçelemesi, sorumlu ve hesap verebilir bir merkezi hükümet tarafından desteklenmelidir. Siyasi irade, ulusal parlamentolar, siyasi partiler, bölgesel ve yerel meclisler ve danışma organları gibi kilit aktörler arasında farkındalık yaratarak gösterilebilir. Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeler için destek verileceğini dile getirerek veya toplumsal cinsiyet bütçeleme çalışması için açık bir politik rehberlik edinerek de kanıtlanabilir. Yasama meclisleri ayrıca, toplumsal cinsiyet perspektiflerini bütçeye ve ilgili politikalara dâhil etmeyi zorunlu kılabilir.

Kamu idari kurumlarının üst düzey taahhütleri de önemli bir faktördür. Memurlar, uygulama ve takip için açık talimatlar sunarak hükümetin toplumsal cinsiyette eşitlik taahhütlerini yerine getirmesine katkıda bulunabilirler.

Devlet memurlarının, toplumsal cinsiyette bütçeleme için politika ve bütçe rehberliği uygulamak için geliştirilmiş teknik kapasitesi, hırsların ve becerinin eşleştirilmesini sağlamak için kamu idaresinin siyasi irade ve toplumsal cinsiyetin eşitliğine olan bağlılığıyla birleştirilmelidir.

Sivil toplum, hükümetlerin uluslararası ve ulusal toplumsal cinsiyet eşitliği taahhütlerini yerine getirmekten sorumlu tutulmasını sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca hükümeti topluma bağlamak ve katılımcı bütçe süreçlerini teşvik etmek için çok önemli bir rol oynayabilir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği bütçelemesi neden önemlidir?

toplumsal cinsiyet ve kadın hakları

“Cinsiyet bütçelemesi, bütçelemeye veya bütçeye ekleme gibi özel bir yaklaşım değildir. Toplumsal cinsiyette eşitliği ve kadın gelişimi ihtiyaçlarını ele almak için maliye politikaları ve idari prosedürler yapılandırıldığında, toplumsal cinsiyette bütçeleme bütçelemeyi iyileştiren bir yaklaşımdır. Düzgün bir şekilde yapıldığı zaman, toplumsal cinsiyet bütçelemesinin iyi bir bütçeleme olduğunu söyleyebiliriz “(Stotsky, 2016).

Yüksek kaliteli bir bütçe sürecinin altında yatan birkaç önemli ilke bulunmaktadır. Kamu mali yönetiminin modern standartları, performans yönelimi, şeffaflık, hesap verebilirlik, katılım vb. Gibi ilkeleri kapsamakta olup, bunlar yalnızca bir toplumsal cinsiyet perspektifi entegre edildiğinde uygulanabilir.

Hesap verebilirlik

Toplumsal cinsiyette bütçelemenin önemli bir kısmı bütçelerin kadınlar ve erkekler üzerindeki etkisini analiz ettiğinden, bütçenin bir ülkedeki cinsiyet eşitliği hedeflerini gerçekleştirmek için nasıl çalıştığını izlemenin önemli bir parçası olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar, bu nedenle cinsiyet bütçelemesinin ‘bir Hükümetin toplumsal cinsiyet eşitliği taahhütlerinin bütçe taahhütlerine uyup uymadığını tespit etmek için bir mekanizma’ olması gerektiğini düşünüyorlar. Bu sebeple cinsiyet bütçelemesi, hükümetleri cinsiyet politikası taahhütlerinden sorumlu yapacaktır. Burada, sivil toplum ve medya, hükümeti bütçeleri için sorumlu tutmalı ve izlemelidir. Bu tutum hayati bir rol oynamaktadır. Birleşik Krallık’taki Kadın Bütçe Grubu buna iyi bir örnektir.

Şeffaflık

Sistematik bir şekilde uygulanırsa toplumsal cinsiyette eşitlik bütçesi, bütçe sürecine katılımın arttırılmasına ve dolayısıyla şeffaflığın arttırılmasına katkıda bulunabilir. Bütçe sürecine katılımın artırılması, halkın istişarede bulunması ve bütçenin hazırlanmasına katılımı veya bütçenin izlenmesinde halkın katılımı ile oluşturulabilir.

Performans ve sonuç oryantasyonu

Sonuçları temel alan bütçeleme, politika hedeflerini bütçelerle daha yakından ilişkilendirerek stratejik planlama ve kamu finansmanı yönetimini birbirine yaklaştırır. Bu hedefler ve faaliyetler tanımlanarak ve hedeflere ulaşılmasına yönelik ilerlemeyi ölçmek için performans göstergelerine dayalı bir işleyen izleme sistemi oluşturularak yapılır. Gerçek bir performans odaklı yaklaşım yalnızca toplumsal cinsiyet bütçelemesi performans bütçesine entegre edildiğinde gerçekleşir. Bunun nedeni, cinsiyete dayalı bütçeleme, toplumsal cinsiyet perspektiflerinden performansla ilgili en etkili ve etkin kaynak tahsisi ve politikaların uygulanmasını sağlayacak kanıtlar sunmaktır.

Etkililik

Cinsiyet eşitliği bütçelemesi analizi, dağılım etkileri ve kaynakların kadınlar ve erkekler üzerindeki etkisi gibi, kadınların ve erkeklerin potansiyel olarak farklı durum ve ihtiyaçları hakkında daha iyi bilgiler edinmeye katkıda bulunur. Böylece, toplumsal cinsiyetin bütçelemesi, daha iyi ve daha fazla kanıta dayalı karar verme sürecinin temelini oluşturmuş olur. Bu da, kamu fonlarının daha etkin kullanılmasının sağlanmasına katkıda bulunur.

Toplumsal cinsiyette eşitlik yalnızca temel bir insan hakkı değildir. Toplumsal cinsiyette eşitliğin sağlanması muazzam sosyo-ekonomik faydalar da sağlar. Çeşitli çalışmalar, cinsiyet eşitsizliğinin azaltılmasının birçok olumlu etkiye sahip olduğunu ve daha yüksek büyüme hızlarına, sağlıklı çocuklara, emeğin üretkenliğinin geliştirilmesine ve daha duyarlı bir hükümete neden olduğunu göstermiştir. Böylece toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeler ve ilgili politikalar cinsiyet eşitliğine ulaşılmasına katkıda bulunacak ve aynı zamanda nüfusun refah düzeyini artıracak ve daha sürdürülebilir ve kapsamlı bir büyümeye ve istihdam sağlayacaktır.

Kaynak olarak eige.europia.eu’dan yararlanılmıştır.

Mail Bültenimize Katılın

Size özel fırsatlardan ve içeriklerimizden haberdar olun.

Aramıza hoşgeldiniz.

Bir şeyler ters gitti.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

+1
Tweet
Share
Share
Pin