Obsidyen taşı, doğada bulunabilecek en güçlü koruyucu taşlardan biridir. Volkanik bir taş olan obsidyen taşı, negatif enerjiye karşı güçlü bir koruma sağlamaktadır. Obsidyen taşı ayrıca, volkanlardan gelen viskoz lavların hızla soğutulmasıyla oluşan doğal bir cam olarak ortaya çıkan magmatik kayadır. Obsidyen silika açısından oldukça zengindir (yaklaşık yüzde 65 ila 80), su bakımından ise zengin değildir ve riyolite benzer kimyasal bir bileşime sahiptir. Obsidyen taşı, camsı bir parlaklığa sahiptir ve pencere camından biraz daha serttir. Obsidyen tipik olarak siyah renkli olmasına rağmen, hematit (demir oksit) varlığı kırmızı ve kahverengi çeşitler üretir ve minik gaz kabarcıkları meydana gelmesi bir altın görünümü oluşturabilir. Koyu bantlı veya gri, yeşil veya sarı renklerde olan diğer tipler de bilinmektedir.

Obsidyen taşının etkileri nelerdir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi negatif enerjiye karşı muazzam bir korumu gücü olan obsidyen taşı, “Mineraloid” olarak da bilinen amorf bir maddedir. Obsidyen, gerginliği ve stresi azaltmak için de kullanılabilen harika bir taştır. Obsidyen taşının içerisinde bulunan metafiziksel özellikler oldukça kuvvetlidir ve hayatınıza oldukça olumlu etkiler yapabilmektedir. Obsidyen, kişisel gelişim arzusunu arttırmasının yanı sıra, kim olduğunuzu kabul etmenizi de sağlar.

Obsidyen taşı nasıl oluşur ve nerelerde meydana gelir?

Obsidyen taşları volkanik taşlar oldukları için genellikle volkanik bölgelerde, volkanik dağların çevrelerinde ya da volkan yolunun üstünde bulunur. Obsidyen taşlarının oluşum şekilleri ise şöyledir:

  • Lav akışının kenarları boyunca kalan yerlerde obisdyen taşı oluşur.
  • Volkanik kubbenin kenarlarında ve çevresinde oluşur.
  • Bir volkanik çukurun içinde ya da volkanik bir dağın yamaç kısmında obsidyen taşı oluşur.
  • Lav, su ile temas ettiğinde oluşur.
  • Lav, hava ile taması sonucu yavaş bir şekilde soğuyunca obsidyen taşı oluşur.

Obsidyen taşı ne renktir?

obsidyen taşı özellikleri rengi

Obsidyen taşı genellikle siyah renktedir ve en çok görülen rengi de siyahtır. Ancak kahverengi, yeşil ve bronz renkleri de mevcuttur. Renk değişimlerindeki temel sebebin elementlerden ya da inklüzyonlardan dolayı meydana geldiği kanısı vardır.

Bazen tek bir obsidyen taşı iki farklı renkte olabilmektedir. Bunun örneğine çok sık rastlanmasa da rastlananlar içerisinde en yaygın olanı kahverengi ve siyah kombinasyonudur. Bu tip bir obsidyen taşına “maun obsidyen taşı” adı verilmektedir.

Bir cam olan obsidyen, kimyasal olarak zararsız bir maddedir. Obsidyenler zaman içerisinde kristalleşme yaşarlar. Kristalleşme süreci obsidyen taşının tamamında etkisini göstermez. Kristalleşme obsidyenin belirli bölgelerinde gerçekleşir. Kristalleşmenin gerçekleştiği bölgelerde ise beyaz ve gri renkte kristobalit kristaller radyal kümeler meydana getirir.

Obsidyen taşları çok nadir de olsa kristalleşme döküntülerinin nedeni ile parlak ve metalik bir görünüme kavuşabilir. Bu duruma maruz kalmış obsidyen taşlarına “gök kuşağı obsidyeni” “altın obsidyen”  ya da “gümüş obsidyen” adı verilmektedir. Bu tip obsidyen taşları, takı sektöründe oldukça talep gören bir türdür.

Obsidyen taşının bileşimi nedir?

Obsidyen taşı sıklıkla granit ve riyolit bileşimine sahiptir. Granit ve riyolit obsidyenler aynı magmadan oluşabilmektedirler ve de coğrafi olarak da ilişkileri bulunmaktadır.

Yeryüzünde ender de olsa gobro ya da bazalta benzeyen bileşimlere sahip volkanik camlara da rastlanmaktadır. Bu cam kayalara “tachylyte” adı verilmektedir.

Obsidyen taşı nasıl oluşur?

obsidyen taşı şifaları

Obsidyen dünya çapında pek çok bölgede bulunabilir. Jeolojik olarak son zamanlarda ortaya çıkan volkanik faaliyet alanları ile sınırlıdır. Birkaç milyon yıldan eski olan obsidyen taşlarına rastlama ihtimali çok nadirdir. Çünkü camsı bir kaya olan obsidyen taşları, hava şartlarına, sıcaklığa ya da diğer etkenlere bağlı olarak hızla yok olur ya da değişim geçirir.

Meksika, Arjantin, Kanada, Şili, Ekvador, Peru, Yunanistan, Yeni Zelanda, Guatemala, Macaristan, İzlanda, Amerika Birleşik Devletleri, Endonezya, İtalya, Japonya, Kenya, Rusya ve diğer birçok ülkede obsidyen taşı önemli miktarda bulunmaktadır.

Birleşik Devletler’de, jeolojik olarak yeni bir volkanik aktivite olmadığı için Mississippi nehrinin doğusunda bulunması imkânsızdır. Batı ABD’de Arizona, Kaliforniya, Idaho, Nevada, New Mexico, Oregon, Washington ve Wyoming’de birçok yerde bulunur. Kuyumculuk ticaretinde kullanılan çoğu obsidyen, Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilmektedir.

Taş boyama yapımını ve tekniklerini öğrenmek için buraya bakabilirsiniz.

Obsidyen taşının kesme aleti olarak kullanılması

Obsidyendeki konkoidal kırık, kavisli yüzeylere sahip parçalanmalara neden olur. Bu kırılma türü, çok keskin kenarlara sahip kaya parçaları meydana getirir. Bu keskin obisdyen parçaları insanlar tarafından kesici alet olarak kullanmaya başlanmıştır.

Bu keşif yapıldıktan sonra, obsidyen taşı hemen hemen her keskin alet üretimi için tercih edilen hammadde haline gelmiştir ve kaya madenciliğin ilk hedefi haline gelmiştir. Günümüzde bilinen bütün doğal obsidyen maddeli kesicilerin örnekleri antik insanlar tarafından kullanılmıştır.

Taş devrinde obsidyen kullanımı

obsidyen nedir

İnsanların obsidyen aletlerinin üretimi Taş Devri’ne kadar uzanır. Bazı yerlerde, tonlarca obsidyen pul, eski “fabrikaların” varlığını ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan bazıları, yıllarca birçok obsidyen nesneyi üreten birçok insanın orada çalıştığını öne sürmek için yeterli kanıt birikimine sahiptir. Ok uçları, mızrak uçları, bıçak ağızları ve obsidiyen kesiciler veya çakmaktaşı kazıyıcılar yapmak dünyanın ilk “imalat endüstrisi” olabilir.

Obsidiyen taşı bu kullanımlarından ötürü için çok değerliydi ki bu eski insanlar, binlerce mil kadar mesafeler üzerinde obsidyen ve obsidyen nesnelerini taşıdılar ve sattılar. Arkeologlar bu ticareti coğrafyasını, mostralardaki obsidyenin özelliklerini kesici aletlerdeki obsidiyenin özellikleri ile eşleştirerek belgelendirmişlerdir. Idaho Ulusal Laboratuarı tarafından yapılan bir çalışma, X-ışını floresanının, obsidyen eserlerin kaynak yüzeylerini saptamak ve kullanımlarını Batı Birleşik Devletleri’nde haritalamak için kullanılan kompozisyon çalışmalarını kullanmıştır.

Modern cerrahide obsidyen taşı kullanımı

Kesme aleti olarak bir kaya parçası kullanmak “taş devri teçhizatı” gibi görünse de, obsidyen taşı modern cerrahide önemli rol oynamaya devam etmektedir. Obsidyen taşı, en iyi cerrahi çeliğe göre daha keskin ve inceltilmiş bir kesici kenar üretmek için kullanılmaktadır. Günümüzde, en hassas ameliyat için kullanılan cerrahi aletlerin içine ince bıçaklı obsidyenler yerleştirilmiştir. Kontrollü çalışmalarda, obsidyen kenarlarının performansının, cerrahi çeliğin performansına ya eşit ya da daha üstün olduğu görülmüştür.

Takı sektöründe obsidyen kullanımı

Obsidyen taşı çok popüler bir değerli taştır. Genellikle boncuklar halinde kesilir veya yuvarlak taş imalinde kullanılır. Obsidyenin dış yüzü bazen bulanıklaştırılır ya da yüksek parıltılı boncuklar haline getirilmek için parlatılır.

Takı sektöründeki obsidyen taşı kullanımı dayanıklılığıyla sınırlı olabilir. Çizilmeyi kolaylaştıran yaklaşık 5,5’lik bir yapıya sahiptir. Ayrıca sertlikten yoksundur ve çarpma üzerine kolayca kırılabilir veya yontulabilir. Bu dayanıklılık kaygıları obsidyeni yüzükler ve bilezikler için uygunsuz bir taş haline getirmektedir. Küpeler, broşlar ve kolyeler gibi küçük uçlu parçalarda kullanım için oldukça uygunudur.

Obsidyenin diğer kullanım alanları

Yeni kırılmış obsidyen parçalarının çok yüksek bir parlaklığı vardır. Eski insanlar, obsidyenin bir yansımayı gösterebildiğini ve bir ayna olarak kullanabildiklerini fark etmişlerdir. Daha sonra, obsidyen parçalarını düzleştirmişlerdir ve yansıtıcı yeteneklerini geliştirmek için cilalamışlardır.

Obsidyen taşının sertliği 5.5’dir; böylelikle oyma göreceli olarak daha kolay bir hal almaktadır. Sanatçılar binlerce yıldır maskeler, küçük heykeller ve figürler yapmak için obsidyenleri kullanmışlardır.

Obsidyen taşı hakkında diğer bilgiler

obsidyen taşı nedir

Obsidyen genellikle % 1’den az su içerir. Derinlikteki yüksek basınç altında, riyolitik lavlar, yüzde 10’a kadar su içerebilir ve bu suyun düşük sıcaklıkta bile sıvı halde kalmasına yardımcı olur. Basıncın düşük olduğu yüzeydeki patlama, bu uçucu suyun hızlı bir şekilde dışarı çıkmasına izin verir ve eriyik viskozitesini arttırır. Artan viskozite, kristalleşmeyi engeller ve lav bir cam olarak katılaşır.

Obsidyenin kimyasal bileşimi yüzde 70-80 silika ve yüzde 20-30 magnezyum ve demir oksitten oluşmaktadır. 5-5,5 birimlik bir sertliğe sahiptir, bu da camın sertliğine benzer bir özelliktir.

Farklı obsidyenler çeşitli kristal malzemelerden oluşur. Onların bol, yakın aralıklı kristalitleri (mikroskobik embriyonik kristal büyümeleri), camın ince kenarları dışında opaklık oluşturacak kadar çoktur. Birçok obsidyen numunesi, küresel olarak sherulitler olarak adlandırılan radyal olarak düzenlenmiş, iğneleyici kristaller içerir. Mikrolitlerin (küçük polarize edici kristaller) kuvars feldspat ve fenokristalleri (büyük, iyi oluşturulmuş kristaller) de mevcut olabilir.

Çoğu obsidyen taşı volkanik kayaçlarla ilişkilidir ve riyolitik lav akıntılarının üst kısmını oluşturur. İzlanda’daki Hekla Dağı’nın, İtalya kıyılarındaki Eolie Adaları’nın ve Yellowstone Milli Parkı, Wyoming, ABD’deki Obsidian Cliff’in obsidyenleri, bilinen en iyi obsidyen taşı kaynaklarıdır.

Obsidyen taşı, Yerli Amerikalılar ve birçok ilkel halk tarafından silahlar, aletler ve süs eşyaları ve antik Aztek ve antik Yunan uygarlıkları tarafından ayna yapımı için kullanılmıştır. Konkoidal kırılmasından dolayı (düzgün kavisli yüzeyler ve keskin kenarlar), keskin aletler ve obsidyenlerden üretilmiştir. Bunların birçoğu, çoğunlukla ok başlarıdır. Bu ok başlarınınyaşları, yüzeylerinde zamanla oluşan hidrasyon kabukları ile tarihlendirilmiştir. Obsidyen taşı cazip ve gökkuşağı renginde ise bazen yarı değerli bir taş da olarak kullanılır.

Obsidyenin Metafizik Özellikleri

Yaşamda sıkışmış hissediyorsanız ya da yaşamınız monotonlaşmışsa ve ilerlemeye yardımcı olması için bir şey arıyorsanız, obsidyen bunun için kullanabileceğiniz mükemmel bir taştır. Sizi geride tutan şeyleri öğrenmenizin yanı sıra, zayıflıklarınızı ve dâhili sorunlarınızı da tanımlamanıza yardımcı olur.

Obsidyen, ilerlemek ve devam etmek için neyin değişmesi gerektiğini açık bir şekilde gösteren bir taştır. Belli bir durumda sıkışmış mı hissediyorsunuz? Uzun süredir belirli bir olumsuz duygu tarafından mı çevrildin? Egon hayatın boyunca iyi kararları vermenin önünde bir engel mi yarattı? Obsidyen taşı size bunların nedenini gösterecektir.

Obsidyen taşı kullanmak muazzam bir deneyim olabilir ve içerdiği güçlü enerji için saygı duyulması gereken bir taştır. Obsidyen kullanmak bazı acı verici duyguları beraberinde getirebilir. Bu taş kullanıldığında, hayatımızda ilerlemek için bizi geride bıraktığımız şeyleri hatırlatabilir.

Obsidyen sıklıkla meditasyonda kullanılır ve manevi egzersizlerde ve şifa egzersizlerinde size rehberlik edecek mükemmel bir taştır. Topraklama enerjisi, dünyayla daha yakından bağlantı kurmanızı sağlar. Dünyaya bağlandığımızda, kendimizle bağlantı kurmak ve acı veren kısımlarımızı iyileştirmek çok daha kolaydır.

Obsidyen taşının şifalı özellikleri

Obsidyen, vücuttan negatif enerji çekmek için genellikle kristal terapide kullanılır. Sürekli stres ve gerginliklerle dolu bir hayat yaşamaya devam ediyorsanız, obsidyen bu stresi ve gerginliği serbest bırakmamıza ve atmanıza yardımcı olmanın mükemmel bir yoludur. Bu negatif duyguları gidermek için uyurken yastığınızın altına obsidyen taşını koyabilir ve kendinizi dış negatif enerjilerden korumak için de yanınızda taşıyabilirsiniz.

Mail Bültenimize Katılın

Size özel fırsatlardan ve içeriklerimizden haberdar olun.

Aramıza hoşgeldiniz.

Bir şeyler ters gitti.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

+1
Tweet
Share
Share
Pin