Mutlaka okunması gereken kitaplar, dünya tarihine adını altın harflerle yazdırmış eserlerin arasındadır. Gerek Türk edebiyatında yer alan gerek ise dünya klasiklerinden bilmeniz gereken kitaplar arasında bulunan birçok kitap, sizler için hazırlamış olduğumuz mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde mevcuttur. İşte, kitap okumak için can atanlara ilham veren, yakın tarihten geçmişimize uzanmamızı sağlayacak, dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında yer alan, ölmeden önce mutlaka okumanız gereken kitaplar listesi.

Mutlaka okunması gereken kitaplar

1- Kasvetli Ev (Charles Dickens)

Kasvetli Ev okunması gereken kitaplar

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin ilk konuğu İngiliz yazar Charles dickens’in eseri Kasvetli Ev kitabıdır. İlk baskı yılı 2000 yılında olan Kasvetli Ev kitabı toplam 992 sayfadan oluşmaktadır.

Kasvetli Ev Kitabının Konusu ve Özeti

Esther Summerson çocukluğunu anlatmaktadır ve yeni bir gardiyan olan Bay Jarndyce’nin yanı sıra Ada Clare ve Richard Carstone ile birlikte ayrılacağını söylemektedir. Eve giden yolda, Bleak House denilen, Jellybys’in kaotik evinde dururlar. Sonunda Bleak House’a ulaştıklarında, Bay Jarndyce ile tanışırlar ve yerleşirler. Ayrıca oldukça çocuksu davranan Bay Skimpole ile de tanışırlar.

Esther, zavallı bir tuğla üreticisinin, bebeği hasta olan Jenny adında karısı ile tanışmasını engelleyen yardım çalışanı Bayan Pardiggle’le tanışır. Esther, Ada ve Richard’ın âşık olduğuna emin olduğunu söylemektedir. Esther aynı zamanda Bay Boythorn’un yanı sıra evlenme teklif eden Bay Guppy ile tanışır. Fakat onu reddeder.

Bleak House görünüşe takıntılı bir kitap olarak dikkat çekmektedir. Karakterlerin özellikleri, anlatıcılar, aynalar, onları izleyen insanlar tarafından ve hatta onları temsil eden sanat eserleri tarafından incelenir. Coğrafi ve topoğrafik işaretler öncelikli olarak görme ile tanımlanır ve görsel olarak kendini hızlı bir şekilde yönlendirebilme yeteneği, düşmanca bir arazide yollarını bulmaya zorlanan karakterlerin hayatta kalması için çok önemlidir. Yine de, dış görünüş ve içsel ahlak her zaman uyuşmaz, çünkü roman, Viktorya dönemine ait klişelerin bazılarının görünüşüyle ​​ilgili detaylı anlatımlarda bulunmaktadır.

2- Gazap Üzümleri (John Steinbeck)

Gazap Üzümleri

Sıra dışı eserleri ile bilinen, Nobel edebiyat ödülü ve Pulitzer ödülü sahibi Amerikalı yazar John Steinbek’in eseri olan Gazap üzümleri, Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır. Kitabı okurken siz de neden bu denli başarılı bir eser olduğunun farkına varacaksınz. John steinbeck’in 1939 yılında yazdığı kitap toplamda 556 sayfadan oluşmaktadır.

Gazap üzümleri Kitabının Konusu ve Özeti

1939’da yayımlanan The Grapes of Wrath, Amerika’nın Büyük Buhran ve Dust Bowl’unda yaşamı canlandırıyor. İnsan ruhunun gücünü ve iyiliğini, korkunç, gerçekten rahatsız edici koşullar karşısında araştırıyor.

İlk yayınlandığında, bu romanda Amerikalıların aşk / nefret ilişkisi vardı. Bazı insanlar, Steinbeck’i büyük buhran sırasında göçmen tarım işçilerinin hayatlarını çok dürüst bir şekilde anlattığı için alkışladılar. Diğerleri onu sosyalist ve komünist inançları savunmakla suçladılar. Kaliforniyalı çiftçiler, Steinbeck’in Kaliforniyalı çiftçiler gibi hoş olmayan tasvirlerini çok sevdiler. Kısacası, bu roman Amerika’yı biraz karıştırdı.

Eleanor Roosevelt bu kitaptan notlar aldı ve sonuç olarak göçmen işçi kampı koşullarında kongre oturumları için çağrıda bulunuldu. Bu sayede iş kanunları değiştirildi.

Gazap üzümleri yasaklandı, yakıldı ancak tekrar tekrar satın alındı. Bu yüzden hala buralarda ve dünya klasikleri arasındadır.

3- Hayvan Çiftliği (George Orwell)

Hayvan Çiftliği

Hayvan Çiftliği, İngiliz yazar George orwell’ın yazdığı ve kitap okumayı seven herkesin okuması gereken bir kitap olarak karşımıza çıkmaktadır.  George orwell’ın eseri olan Hayvan Çiftliği’nde fabl tarzı bir eleştiri bizi beklemektedir. Kitap 160 sayfadan oluşmaktadır.

Hayvan Çiftliği Kitabının Konusu ve Özeti

George Orwell’in bir romanı olan Animal Farm, “İnsanlar hayvanlardan daha mı iyi?” Sorusunu sormaktadır. Daha özel olarak, 1917’deki Rus Devrimi ve özellikle Stalinist dönem ve Sovyetler Birliği’nden sonra yaşanan olaylar kitaba ilham kaynağı olmuştur. Hikâye Bay Jones’un sahip olduğu Manor Farm’da gerçekleşmektedir. Bay Jones’un ödüllü yaban domuzu Old Major, çiftlikteki diğer hayvanlara sefaletlerinin kaynağını belirlediğini söyler – insanların tiranlığı. İnsanları devirmeyi başarabilirlerse kolay ve rahat bir hayatın tadını çıkarabileceklerdir. Eski Binbaşı ölür ve iki domuz, Kartopu ve Napolyon, onun görevini devralır.

Kartopu ve Napolyon, Old Major’un fikirlerini özetleyen Hayvansallık dedikleri bir sistemi geliştirmek için birlikte çalışırlar. Bunu diğer hayvanlara vaaz ederler. Bir gece, Bay Jones, çok fazla içki içtikten sonra hayvanları beslemeyi unutur. Hayvanlar, açlıklarında, insanlarla savaşmaya ve onları çiftlikten uzaklaştırmaya yetecek kadar kızmışlardır. Hayvan Çiftliği’ni yeniden isimlendirir ve ahır duvarındaki Hayvancılık sisteminin yedi emrini yeniden yazarlar. Bay Jones, çiftliği geri almaya çalışmak için daha fazla insanla geri döndüğünde, Kartopu hayvanları başka bir zafere götürecektir.

4- Fareler ve İnsanlar (John Steinbeck)

Fareler ve İnsanlar

Ölmeden önce Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde 4.sırada yer verdiğimiz Fareler ve İnsanlar eseri, John Steinbeck tarafından kaleme alınmıştır. Kitap 2012 yılında ülkemizde basılmıştır ve 128 sayfadan oluşmaktadır.

Fareler ve İnsanlar Kitabının Konusu ve Özeti

John steinbeck’in Fareler ve İnsanlar romanı, Büyük Buhran’ın ortasında hayallerini gerçekleştirmeye çalışan bir çift arkadaş hakkındadır. 1930’larda Kuzey Kaliforniya’da, George Milton ve Lennie Small bir çiftlikte iş bulurlar, böylece kendi çiftliklerini satın almak için yeterli para kazanabileceklerdir. Çok yakın olmasına rağmen, iki arkadaş birbirinden çok farklılardır. George küçük ve zek, Lennie genç bir çocuğun zihniyle zihinsel engelli bir devdir. İkili, Lennie’nin küçük hayvanlar ve kadın elbiseleri de dâhil olmak üzere yumuşak, tüylü şeyleri evcilleştirmeye yönelik çocuksu eğiliminden dolayı geçmişte istikrarlı bir iş bulmakta zorlanmaktaydılar.

Romanın başlangıcında George ve Lennie, bir arpa çiftliğinde çalışmak için California’ya gidiyorlar. Çift son işlerinden kaçmak zorunda kalıyor çünkü Lennie bir kızın yumuşak kırmızı elbisesini takıntılı bir şekilde sevmeye başlamaktadır. George, Lennie’yi bir içki almak için durduğunda azarladı ve ikisi de Lennie’nin cebinde tuttuğu ölü bir fare üzerinde tartıştı. Kendi gücünü bilmeyen Lennie, pek çok fareyi, tavşanı ve yavruyu yanlışlıkla çok uzun ve sert şekilde severek öldürmekteydi.

Kahramanlarımız çiftliğe vardıklarında, yaşayacakları ranzaya yerleşirler. Orada, kokulu bir köpeğin sahibi Candy adında eski, tek elli bir çiftlik işçisi ile tanışırlar. Aynı zamanda, hafif sıklet bir boksör olan ve boyutunu telafi etmek için kendinden daha büyük erkeklerle sık sık kavga eden Curley adında meşhur bir adamla tanışırlar. George ve Lennie aynı zamanda kendi özel odasına sahip olan Afrikalı-Amerikalı protez eli olan Crooks’la da tanışırlar; çünkü beyaz adamlarla yaşamasına izin verilmez ve Slim, diğerlerine karşı ön yargısı olan bir adamdır.

5- Savaş ve Barış (Tolstoy)

Savaş ve Barış (Tolstoy)

Tolstoy’un dünya klasikleri arasında yer alan eseri olan Savaş ve Barış ülkemizde Oda yayınları tarafından 1998 yılında basılmış bir eserdir. Kitabı okurken kendinizi kaptıracağınız gerçeği de sizleri beklemektedir. Savaş ve Barış, dünya edebiyatında önemli bir yer sahibi başarılı ve mutlaka okunması gereken bir eserdir. Kitabın tanıtım bülteni ve arka kapak bilgisi şu şekildedir:

Savaş ve Barış Kitabının Konusu ve Özeti

Savaş ve Barış, Leo Tolstoy tarafından, 1860 yılında Rusya’daki Napolyon Savaşları hakkında yazılmış bir tarih kurgusudur. Bu destansı roman, Temmuz 1805’te başlamaktadır. Rusya ve müttefikleri İngiltere, Avusturya ve İsveç, Napolyon’un Fransa’dan genişlemesini engellemeye çalışmaktadır. Roman, iki epilog ile dört kitaba ayrılmıştır.

Birinci kitapta, Tolstoy bir dizi önemli karakter sunmaktadır. Pierre Bezukhov, onu kabul etmeyecek olan bir aristokratın gayri meşru oğludur. Pierre genellikle hükümet ve politikalarını eleştirmektedir. Partileri eleştiriyor, içiyor ve kumar oynuyor. Bu partilerde Pierre, Anatole Kurgagin, Fedya Dolokhov ve Prens Andrew ile vakit geçiriyor. Prens Andrew aristokrasiyi savunuyor. Kitapta Rostov ailesi de vardır. Rostov ailesi en küçük kızları Natasha için bir kutlama yapmak üzereler.

Pierre’in babası, ölüm döşeğinde, sonunda Pierre’i kabul eder ve varisini onun servetine ekler. Anatole’in kız kardeşi Helene Kuragin ile evlenir. Bu arada, Prens Andrew Napolyon’a karşı savaşmaya başlar. Hamilinin karısını geride bırakır ve Prens Andrew’un adı Mary olan babası ve kız kardeşi ile kalmaya devam eder. Birinci kitabın sonunda, Prens Andrew savaşta yaralanır ve ölür. Rostov ailesinde, Natasha’nın kardeşi Nicholas’ın, önce üst düzey bir subayı aldatmaya çalışmaktan sıkıntı çekmesi ve daha sonra savaştan kaçması yer almaktadır.

6- Vadideki Zambak (Honore de Balzac)

Vadideki Zambak (Honore de Balzac)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde, Balzac’ın Vadideki zambak kitabı 6.sıradaki yerini almıştır. Honore de Balzac tarafından kaleme alınan Vadideki zambak kitabı, 296 sayfadan oluşmaktadır ve kesinlikle ölmeden önce okunması gereken kitaplardan biridir.

Vadideki zambak Kitabının Konusu ve Özeti

Bu tatlı ve masum bir hikâye değil. Eğer küfürlü konuşuyorsanız, yatak odası oyuncakları ve grup seks size hitap ediyorsa, bu sizin kitabınız değil. Ayrıca milyarder, striptizciler veya bakireler de yok. Bu sadece birbirine bağlı tipik kolej çocuklarının hikâyesidir.

“Hiç kimse size acıyı anlatmaz. Size bunun acı verdiğini söylerler ve bunu tekrar ederler. Size söyleyemedikleri şey, sizi öldürebilecek bir acı olmamasıdır. Bu, rahatsızlık verici uyuşukluk, vücudunuzdaki zayıflıktır.”

7- İlahi Komedya (Dante Alighieri)

İlahi Komedya (Dante Alighieri)

Dante’nin İlahi Komedyasının Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde olmaması düşünülemezdi. 1300’lü yıllarda yazılan ve edebiyat klasikleri arasında yer alan kitap, ilham veren bir anlatıma ve kitap okuma isteğini arttıran bir yapıya sahiptir. İlahi Komedya, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulmuş bir önemli eserdir.

İlahi Komedya Kitabının Konusu ve Özeti

Bu üç bölümlük destansı şiirinde Dante Alighieri, Cehennem’e yaptığı ilk yolculukları aracılığıyla okurlarını Cennete göndermiştir. Bu, uygun şekilde adlandırılan ana karakter olan Dante Pilgrim’in birinci şahıs anlatısı aracılığıyla günahın kötülüklerini açıklayan ruhani bir yolculuktur. İlahi Komedi başlığı, şiirin doğası gereği esprili olduğu anlamına gelmez. Daha ziyade, şiir, trajediyle ortaklaşa olarak var olan klasik üslupta bir “komedi” dir. Geleneksel trajedilerin iyimser ya da olumlu bir olayla başlayan, ancak üzüntü, ölüm ya da aşırı bir varoluşla biten kesin çizgileri vardır. Bir üs türü olarak kabul edilen Komedi, tragedya ile ters yönde akmakta, ya da en azından mutsuzluk, mutluluk ya da iyimserlik gibi bir doruğa ulaşmaktadır.

Pilgrim’in, ölülerin âlemleri boyunca yaptığı yolculuk, 1300 yılında Paskalya’yı izleyen Cuma gününden Çarşambaya kadar sürer. Roma şairi Virgil, Araf’taki Hacı’nın kılavuzudur. Kitapta Dante’nin ideal kadınını temsil eden Beatrice, cennete geçişi sağlamaktadır. Dini önemi göz önüne alındığında, İlahi Komedinin bir üçleme olarak yapılandırılmış olması şaşırtıcı değildir. Edebiyat açısından yukarıda bahsedilen üç bölüm kantik ve toplam 14.233 satırdan oluşmaktadır. Her bir kantik otuz üç kantodan oluşmakta ve bir kez daha “üç” sayısına önem vermektedir. Ayrıca bu şiir, ilk kantikanın bir parçası olarak kabul edilen bir girişe sahiptir.

8- Madame Bovary (Gustave Flaubert)

Madame Bovary (Gustave Flaubert)

Fransız yazar Gustave Flaubert tarafından yazılan ve dünya edebiyat tarihinde son derece önemli bir yere sahip olan Madame Bovary kitabı, bizim de sizler için derlediğimiz Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer alıyor. Kitabımızın baş karakteri, hayatta bir türlü aradığını bulamamış bir kadındır. Bu kadının sürekli olarak hayat mücadelesi içerisinde, aradığını bulma çabasını konu alan kitap, kadınların bakış açılarının en iyi yansıtıldığı kitaplardan biri olarak dikkat çekiyor.

Madame Bovary Kitabının Konusu ve Özeti

Ondokuzuncu yüzyıl Fransa’sında, romantik bir genç kız olan Emma Rouault, sıkıcı bir hayatı olan bir doktorla (Charles Bovary) evlenir. Sıkıntıdan kurtulmak için, kendini bir suave yerel toprak sahibi (Rodolphe Boulanger) ve bir hukuk öğrencisi (Leon Dupuis) ​​ile aşk ilişkilerine atar ve bu durum yıkıcı sonuçlara yol açar.

9- Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)

bülbülü öldürmek

Harper Lee tarafından yazılan Bülbülü öldürmek kitabı, 355 sayfadan oluşan ve tarihin en iyi romanları arasında yer alan başarılı bir eserdir. Görür görmez alıp okumanız gereken bir kitap olan Bülbülü öldürmek kitabı, zamanında Alabama’da gerçekleşen ırkçı saldırıları ve kişiler arası eşitsizlikleri konu edinmiş bir kitaptır. Kitap tam da eleştirdiği ırkçılık ve kişiler arası eşitsizlik olgularını içerdiği ve olumsuz etkilere sebep olacak düşüncesi ile yasaklanmıştır. Bu durum halen daha sosyal medyadan bir eleştiri ve mizah konusu olarak karşımıza gelmektedir.

Bülbülü öldürmek Kitabının Konusu ve Özeti

Bülbülü öldürmek kitabı Harper Lee’nin Pulitzer Ödülü kazanan şaheser romanıdır. Modern ABD edebiyatının bir klasiği ve yakın zamana kadar yayınladığı tek roman olarak da dikkat çekmektedir. Konu, arkadaşlarının ve ailesinin gözlemlerinden alınmıştır ve 1938’de çocukluğunda kentinde meydana gelen bir olaydan esinlenmiştir.

Roman, Scout takma adı verilen küçük ve şefkatli bir kızın hikâyesini anlatmaktadır. 1933’ten 1935’e kadar olan Büyük Buhran döneminde, üç çocuğu izci olan Scout, kardeşi Jem ve Alabama’nın Maycomb kasabasındaki arkadaşı Dill ile yaşadıkları ve gözlemleri konu edinilmektedir.

Başlangıçta roman, yaz aylarında kendilerini eğlendiren üç çocuğun vahşi hayallerine odaklanır. Gizemli komşuları Arthur “Boo” Radley adında bir adam tarafından çok korkutulmuşlardır ama aynı zamanda da bu kişiden büyülenmişlerdir. Ve sürekli olarak Boo’nun evinin etrafına gidip evi izlemeye çalışırlar.

Bir süre sonra, birinin onlara küçük hediyeler bırakmaya başladığını fark ederler. Onlar onun Boo olduğunu asla düşünmezler. Bu masum oyun, zamanlarının çoğunu alır, ancak bu çocukluk oyunlarının ortasında küçük kasabalarında çok daha büyük bir sorunlar vardır.

10- Bir Çöküşün Öyküsü (Stefan Zweig)

Bir Çöküşün Öyküsü (Stefan Zweig)

56 sayfalık kısa bir kitap olan ancak, ölmeden önce Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer alan Bir Çöküşün Öyküsü kitabı, Stefan zweig tarafından yazılmış ve kıymetli edebiyat eserleri arasında yer almıştır.

Bir Çöküşün Öyküsü Kitabının Konusu ve Özeti

Fransa’da yaşayan ancak çeşitli sebeplerden ötürü, yaşadığı ülkeden sürgün edilen aristokrat bir kadının, yaşadığı olaylar karşısında girmiş olduğu bunalımı ve ruhsal sıkıntıları anlatan bir Stefan zweig kitabı olan Bir Çöküşün Öyküsü kitabı, adeta nokta atışı yapan sosyolojik tespitler ile de ufkumuzu genişleten bir eserdir. Özellikle yaptığı tespitler ve analizler ile Zweig bu kitabında adeta kariyer zirvesini yaşamış diyebiliriz. Tabii listemizde daha birkaç tane daha Zweig kitabının mevcut olduğunu unutmamak gerek.

11-Küçük Prens (Antoine de Saintexupéry)

Küçük Prens (Antoine de Saintexupéry)

Dünya edebiyatına birden fazla simge eser bırakmış bir yazar olan Antoine de Saintexupéry, Küçük prens kitabı ile de bizleri adeta büyülüyor. Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine 11.sırada yer bulan Antoine de Saintexupéry’nin eseri Küçük prens kitabını kesinlikle okumalısınız.

Küçük prens Kitabının Konusu ve Özeti

Fransız yazar ve şair Antoine de Saint-Exupery 1943’te, The Little Prince, Küçük prens adlı romanını yayınladı. 300 dile çevrildi ve yılda 2 milyon kopya satarak toplam satışları 140 milyonu aştı. Ayrıca roman Saint-Exupery’nin en kalıcı eseri olmayı da başardı. Yazar, II. Dünya Savaşı’nın başlangıcında Kuzey Amerika’ya sürgün edildi. Çok sayıda kişisel sıkıntıya maruz kaldı ve Sahra Çölü’nde bir havacı olarak yaşadığı deneyimlerin bir anılarını yayınladıktan sonra, aşk, arkadaşlık ve yalnızlık temasıyla, en azından kısmen onun tarafından esinlendiği düşünülen Küçük prens‘i yazdı. Hikâye, bir çölde mahsur kalan genç bir prensi karşılayan bir pilotun anlatıyor. Prens bir asteroitten dünyaya düştü. Yazarın resminde, Küçük prens bir çocuk kitabı gibi görünüyor, ancak insan ilişkilerini ve insan doğasını anlama konusundaki odak noktası, hedef kitlesini büyük ölçüde genişletmeye olanak sağlıyor.

Hikâye genç bir çocuk olarak çizim yapma hevesi olan bir çocuğu konu ediniyor ve tutkusuna rağmen nasıl hayal kırıklığına uğradığını anlatıyor. Çocuk karnında bir fil olan bir boa yılanı resmini çiziyor ancak ona bakan hiçbir yetişkin olması gerekenin ne olduğunu fark edemiyor ve sürekli olarak bir şapka olduğunu düşündüklerini dile getiriyorlar. Çocuğun ne çizdiğini anlatabileceğine dair herhangi bir cesaretini göstermek yerine, yetişkinler onun daha iyi olduğu bir şeyi bulmasını öneriyorlardı. Geriye dönüp bakıldığında, yetişkinlerin yaratıcılık eksikliğinden ötürü üzüntü duyuluyor ve bir ressam olarak potansiyel kariyerinin ilerlemesi, yetişkinlerin yaratıcılık eksikliğinden dolayı mümkün görünmüyordu.

12- Martı Jonathan Livingston (Richard Bach)

Martı Jonathan Livingston (Richard Bach)

Sizler için derlediğimi ve kültür sanat kategorimizin göz bebeği listelerinden biri olan, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 12.konuğu Richard Bach’ın Martı jonathan livingston’udur.

Martı jonathan livingston Kitabının Konusu ve Özeti

Birinci bölümde, okuyucu  genç bir martı olan Jonathan hakkında bilgi edinmektedir. Başlangıçtan beri Jonathan uçmayı öğrenmek isteyen bir martıdır. Kitabın başında, Flock küçük parça yiyecekler almaya çalışan bir balıkçı teknesinin etrafında uçarken, Jonathan her şeyi kendi başına öğrenen bir martıdır. Nihayet gagasını, gövdesini ve kanatlarını ayarlayarak yüksek ve hızlı uçmayı öğreniyor. İlerleyen bölümlerde okuyucular, martıların normalde Flock’tan çok uzaklaşmadıklarını öğrenirler, çünkü Flock genelde yiyeceğin olduğu yerdedir. Jonathan yemek için savaşması gerektiğini hissetmemektedir çünkü önce uçmayı öğrenmesi gerekmektedir. Annesine hisleriyle ilgili konuşmaya çalışır, ancak Flock’la birlikte olmayı istemediği için onu o yönetir. Jonathan’ın asıl açlığı, diğer martılardan daha hızlı uçmaktır ve o da bunun için çabalar.

13- Sineklerin Tanrısı (William Golding)

Sineklerin tanrısı kitabı, William Golding tarafından kaleme alınmış ve dünya klasikleri arasında yer alma başarısı göstermiş, Nobel edebiyat ödüllü başarılı bir kitaptır. Bizim de sizler için hazırlamış olduğumu mutlaka okunması gereken filmler arasında kendisine 13.sırada yer bulan Sineklerin tanrısı kitabını siz de okumadan geçmemelisiniz.

Sineklerin tanrısı Kitabının Konusu ve Özeti

William Golding tarafından kaleme alının Sineklerin tanrısı yabanilik ile uygarlığı yan yana getiriyor. II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere’ye geri uçarken, uçakları aşağı iner ve bir adada mahsur kalırlar. Golding’in hikâyesinde, karamsarlık duygusu son derece açıktır.

Düştükleri uçaktan sağ kurtulan Ralph ve Piggy, adanın sahilinde bir deniz kabuğu bulup, diğer kurtulanların nerede olduklarını bilmelerini sağlamak için ona üfler. Hemen hemen tüm çocuklar, kurtarılıncaya kadar adada hayatta kalabilmek için bir çeşit düzen kurmaya karar verirler. Ralph’in Piggy’nin tavsiyesiyle liderliğinde demokratik bir anlayış yürütmeye karar verirler. Çocuklar, Piggy’nin gözlüklerinin lensini kullanarak İngiltere’ye dost olabilecek herhangi bir gemiye veya uçağa işaret vermek için bir ateş oluştururlar ve barınaklar inşa ederler.

14- İki Şehrin Hikâyesi (Charles Dickens)

İki Şehrin Hikâyesi (Charles Dickens)

Tüm zamanların en çok bilinen edebiyat eserlerinden biri olan, Charles dickens tarafından 1859 yılında kaleme alınan, İki Şehrin Hikâyesi kitabı, 200 milyonu aşkın satış sayısı ile de tüm listelerde kendisine yer bulmaktadır. Bizim de sizler için derlemiş olduğumuz Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer alan İki Şehrin Hikâyesi kitabı Charles dickens’ın dünya klasikleri arasında yer alan bir kitabıdır.

İki Şehrin Hikâyesi Kitabının Konusu ve Özeti

On dokuzuncu yüzyıl İngiliz romancı Charles dickens‘in bir masalını olan İki Şehrin Hikâyesi, İki Şehrin zaman periyodunun ikiliğini yaratan faktörleri yan yana getirmektedir. Birbirine, iyiliğe ve kötülüğe karşı olan karakterler ile Londra ve Paris şehirleri, romanın zamanın “en iyisi” ve “en kötüsü” olarak tanımlayacağı çiftlerdir.

1859 yılında basılmış ve Fransız Devrimi öncesi ve sonrasında hazırlanan romanda, Paris’te on sekiz yıl hapis cezasına çarptırılan ve Londra’da hiç bilmediği kız arkadaşı olan Fransız Doktor Alexandre Manette üzerinde durulur. Hikâye 1775’te başlamaktadır. Londralı bankacı Jarvis Lorry, bir banka çalışanı olan Jerry Cruncher’dan Londra’dan Dover’a bir koç üzerinde bir mesaj gönderir. Dover’a ulaştıktan sonra, Lorry Manette’nin kızı Lucie ile birlikte onun hanımı olan Miss Pross ile karşılaşır. Lucie, babasının öldüğünü düşünmüştür, ancak Lorry onu karşılamak için Fransa’ya götürmüştür.

15- İnce Memed (Yaşar Kemal)

İnce Memed (Yaşar Kemal)

Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı eseri de başta Türk edebiyatı olmak üzere, dünya edebiyatına da bir iz bırakmış oldukça başarılı bir başyapıttır. Bizim de “Mutlaka okunması gereken kitaplar” listemizde yer alan Yaşar Kemal’in İnce Memed’i dünyanın birçok yerinde, çok sayıda otorite tarafından büyük bir beğeni ile karşılanmıştır.

İnce Memed Kitabının Konusu ve Özeti

1920’lerde Türkiye’de, genç bir köylü, eyaletin güçlü ve yozlaşmış valisinin, kuzenine evlenme sözü veren güzel bir genç kızı kaçırıyor. Görevlilere karşı bir suikast girişiminde bulunulduğunda, genç adam köyünden kaçar ve yerlilerin hayatını kontrol eden, zengin ve güçlü toprak sahiplerine karşı savaşan bir grup haydut ile birleşir. Haydutların elde ettiği başarılar, valinin Türk ordusunu onları yakalaması veya öldürmesi için çağırmasına kadar uzanır.

16- 1Q84 (Haruki Murakami)

1Q84 (Haruki Murakami)

20.yüzyılın en iyi yazarlarından biri olan Haruki Murakami’nin bir eseri olan 1Q84 kitabı, sizler için hazırlamış olduğumu Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 16.sırasında kendisine yer buluyor.

1Q84 Kitabının Konusu ve Özeti

Yıl 1984 ve şehir Tokyo. Aomame adlı genç bir kadın, bir taksi şoförünün gizemli önerisini izler ve etrafındaki dünyadaki şaşırtıcı tutarsızlıkları fark etmeye başlar. Kendisinin farkında olduğunu anladığında, paralel bir varoluşu da anlar. Bu arada Tengo adlı bir yazar, şüpheli bir hayalet yazarlık projesi üstlenir. İşe ve sıra dışı yazara öyle sarılır ki, kısa bir süre önce, onun daha sakin yaşamı çözülmeye başlar.

Aomame’in ve Tengo’nun anlatıları bu yıla ait bir döneme yaklaştıkça, onları birbirine daha yakın bağlayan derin ve karışık bağlantıları öğrenmemizi sağlıyor. Eşsiz bir vizyona sahip güzel, disleksik bir genç kız; Büyükşehir polisi ile ateş açmayı tetikleyen gizemli bir din adamı; istismara uğrayan kadınlar için bir sığınak projesinde çalışan bir zengin; iğrenç ve çirkin bir özel araştırmacı; hafif huylu ama acımasız etkili bir koruma; ve tuhaf bir televizyon kolektörü. Hepsi hikâyenin önemli bir parçası…

17- Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)

Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna eseri 1943 yılında ilk defa yayımlanmıştır. Tarihi kurgu türündeki en başarılı romanlardan biri olan Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin de en başarılı eserlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Türk edebiyatına adını altın harflerle yazdırmış olan Kürk Mantolu Madonna kitabını okumadan geçmemelisiniz.

Kürk Mantolu Madonna Kitabının Konusu ve Özeti

Romanın başlangıcında, anlatı işsizdir ve işsizliğinin bir sonucu olarak kendisini etrafındaki herkesten izole etmeye başlar. Anlatıcının Hamdi adlı eski bir sınıf arkadaşı, anlatıcıya, işin ve Hamdi’nin küçümseyici tavrı hakkındaki angajmanlarına rağmen anlatıcının kabul ettiği bir iş sunuyor. Anlatıcı yeni işine başlıyor ve birkaç yıldır şirkette çalışmış olan Raif Efendi adında bir adamla bir ofisi paylaşıyor. Herkes Raif’e saygısız davranıyorsa da, anlatıcı onun ilgisini çekiyor ve Raif’i daha iyi tanımak istiyor. Raif’in sık sık hastalandığı hastalıklardan biri sırasında, anlatıcı evinde onu ziyaret ediyor ve ailesi tarafından Raif’e ne kadar az sevgi ve saygı gösterildiğini görüyor. Raif, anlatıcıdan eşyalarını masasından almasını istiyor. Anlatıcı, Raif’in masasında Raif’in anlatıcıdan yakmasını istediği bir defter buluyor. Anlatıcı, onu yok etmeden önce dizüstü bilgisayarda içeriğini okumasına izin vermesi için Raif ile birlikte uğraşıyor.

Raif’in günlüğü 1933’te başlıyor ve Raif’in geçen on yıl boyunca perspektifini değiştiren bir tecrübeye sahip olduğunu söylüyor. Raif bu durumu, bu noktaya kadar yaşamını detaylandırarak açıklıyor. Günlüğe göre Raif, okul yıllarından zevk almayan utangaç bir çocuktu. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne kaydoldu ancak ayrıldı. Babası, Alman sabun endüstrisini öğrenmesi için onu Berlin’e gönderdi, böylece Raif bir gün babasının işinin başına geçebildi.

18- Uçurtma Avcısı (Khaled Hosseini)

Uçurtma Avcısı (Khaled Hosseini)

Khaled Hosseini tarafından yazılan ve Kabil’de, monarşinin tam da göbeğinde büyüyen iki çocuğun hikâyelerinin anlatıldığı uçurtma avcısı kitabı, kesinlikle Mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir.

Uçurtma avcısı Kitabının Konusu ve Özeti

2003 yılında yayınlanan Kite Runner, Afgan-Amerikalı yazar Khaled Hosseini’nin ilk romanı. Paperback’de yayınlandıktan sonra New York Times Best Seller listesine neredeyse iki yıl içinde girmeyi başardı. Romanın başarısı, 2007’de Marc Forster’ın yönettiği bir film versiyonunun yapılmasına yol açtı.

Genç Amir, 1970’lerde Afganistan Kabil’deki babası Baba ile birlikte yaşıyor. Sadık oyun arkadaşı ve hizmetçisi Hassan ile okuma yapmaya ve oynamaya bayılıyor. Amir ve Baba zengin Pashtun’lar iken, Hasan ve babası Afganistan’da kötü muamele gören etnik azınlık olan Hazara’dır. Arka planda bu farklılığa rağmen, Amir’in babası Hassan ve Hassan’ın babasına iyi davranır, hatta Hassan’ın sorunlu dudakları için estetik ameliyatlar düzenler. Bu türde gösterilen bir ilgi genellikle Amir’in Hassan’a karşı kıskançlık hissetmesine neden olur. Ek olarak, babası onun kitap sevgisini de önemsememektedir. Amir uçurtma uçurucu bir yarışmaya girdiğinde, babasının başarısına büyük ilgi göstereceğini biliyor.

Amir uçurtma uçurma yarışmasını kazanır ve Hassan, Amir’in uçurtmasını geri almayı memnuniyetle kabul eder. Uçurtmayı aldıktan sonra, Hassan mahalle kabadayısı, Assef ve çetesi tarafından köşeye sıkıştırılır. Uçurtmayı isterler. Hassan bunu reddedince, ona saldırır ve tecavüz ederler. Amir tüm olan biteni izlemektedir ama aynısının başına gelmesi korkusuyla arkadaşına yardım edecek hiçbir şey yapmamaktadır.

Olaydan sonra Amir, arkadaşına yardım etme konusundaki isteksizliğinden pişmanlık duymamaktadır. Hassan dostluğu tamir etmeye çalışır, ama Amir onu uzaklaştırır. Hasan’ın devam eden varlığından suçluluk duyulamaması nedeniyle Amir, babasından farklı hizmetkârları işe almasını ister. Babası bunu reddeder. Amir babasının saatini ve biraz parasını çalar ve Hassan’ın yatağı altında saklar. Daha sonra Hassan yalan söyleyerek saatini çaldığını itiraf ediyor ve Baba onu affediyor. Ancak, Hassan’ın babası artık daha fazla kalamayacaklarını ve eşyalarını toplayıp gittiklerini bildiriyor.

19- Şah ve Sultan (İskender Pala)

Şah ve Sultan (İskender Pala)

Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olan ve divan edebiyatı araştırmaları ile bilinen İskender Pala’dan, Şah ve Sultan kitabı da sizler için derlemiş olduğumuz listemizde yerini alıyor. İskender Pala tarafından kaleme alınan Şah ve Sultan kitabı, Mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir.

Şah ve Sultan Kitabının Konusu ve Özeti

Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim ilişkisini, aralarında ve dönemlerinde geçen olayları harika bir dille anlatan Şah ve Sultan kitabı, okuyucularda büyük bir ilgi uyandırmıştır. Bazı kitap eleştirmenleri tarafından “tarafsız bir anlatım ile anlattığı olayları” aslında pek de tarafsız anlatmadığı için eleştirilen İskender Pala, birçok eleştirmene göre kitabında Yavuz Sultan Selim’e daha yakın durmuştur.

20- Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez)

Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listesine, Gabriel garcia marquez tarafından yazılan Yüzyıllık yalnızlık kitabını almamak kabul edilemezdi herhalde. İşte, bu muhteşem kitabın konusu ve özeti:

Yüzyıllık yalnızlık Kitabının Konusu ve Özeti

Yüz Yıl Yalnızlık, izole edilmiş Macondo kasabasının ve onu bulanların, Buendías’ın ailesinin tarihidir. Yıllarca, kasabayı ziyaret eden Çingeneler hariç, buz ve teleskoplar gibi seyyar teknolojiler dışında, dış dünyayla hiçbir teması yoktur. Ailenin patriği José Arcadio Buendía dürtüsel ve merak uyandırıcı bir kişiliktir. Kendisi de derinden yalnız olan ve gizemli meselelere olan saplantılı soruşturmalarında kendini diğer erkeklerden yabancılaştıran bir lider olarak kalır. Bu karakter özellikleri romanı boyunca onun torunları tarafından miras alınır.

Onun büyük çocuğu José Arcadio, onun muazzam fiziksel gücünü ve onun iğrençliğini miras alır. Küçük çocuğu Aureliano, yoğun ve esrarengiz odağını mira olarak alır. Yavaş yavaş, köy, bölgedeki diğer kasabalarla temas kurduğunda masum, yalnız devletini kaybeder. İç savaşlar, bunları daha önce hiç tecrübe etmeyen barışçıl Macondo’ya şiddet ve ölüm getirmeye başlar ve Aureliano, Liberal isyancıların lideri olur ve Albay Aureliano Buendia olarak ün kazanır. Macondo, pastoral, büyülü ve korunaklı bir yerden, dış dünyaya geri dönülmez bir biçimde Albay Buendia’nın ittifakı ile bağlı bir şehre dönüşür. Macondo’nun hükümetleri savaş sırasında ve sonrasında defalarca değişir. Bir noktada, Buendiyaların en zalimi olan Arcadio, diktatörlük kurar ve nihayetinde bir atış timi tarafından vurulur. Daha sonra, bir belediye başkanı atanır ve saltanatı başka bir sivil ayaklanma onu öldürene kadar barışçıl bir şekilde sürdürür. Ölümünden sonra iç savaş, bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla sona ermektedir.

21- İkna (Jane Austen)

İngiliz roman yazarı Jane austen tarafından kaleme alınan İkna kitabı, yazarın ölmeden önce bitirdiği son eseri olarak karşımıza çıkmaktadır. İkna kitabı, Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır.

İkna Kitabının Konusu ve Özeti Şu Şekildedir

İkna, İngiliz yazar Jane austen tarafından yazılan son romandır, ölümünden yaklaşık altı ay sonra, 1817’de yayınlanmıştır. Klasik romanları arasında, tümü hayatları boyunca anonim olarak yayınlanan Duygusal ve Duyarlılık, Gurur ve Önyargı vardır. Otuz bir şekilde, Austen genellikle İngilizlerin üst sınıfına ve kadınlara, evliliğin çoğu zaman sona ermesinin bir nedeni olan sosyal durum ve finansal güvenlik arayışına odaklanmıştır. İkna, ailesi mali sıkıntıları olan yirmi yedi yaşında bir İngiliz kadın olan Anne Elliot’un hikâyesidir. Giderlerini azaltmak için aile evini Croft ve karısı Admiral’a kiralar. Kardeşi, Anne’nin 1806’da Kaptan Fredrick Wentworth ile tanışmıştır, ancak yedi yıl boyunca birbirleriyle temas kurmamışlardır. Bu durumda iki kardeşte dul olmuşlardı.

Elliot ailesinin tarihi, Sir Walter Elliot’un en sevdiği kitap olan Baronetcy’de olduğu gibi romanın başlangıcında anlatılıyor. Elliotlar saygın bir aile ve arazi sahipleridir. Sir Walter’ın karısı Leydi Elliot, on dört yıl önce ölmüştür. Sir Walter, ailesini borç altına sokan abartılı bir hayat tarzı yaşamaktadır. Aile danışmanı, Bayan Russell, aileye masrafları kısmak zorunda olduğunu söyledi ancak Sir Walter, onun yarattığı rahatlıktan vazgeçme düşüncesini kabul etmemekteydi. Sir Walter, Amiral Croft’u ve Bayan Croft’u, Donanma erkeklerini sevmese de kabul edilebilir kiracı olarak bulur. Anne, Bayan Croft’un bir zamanlar âşık olduğu bir erkek kardeşinin kız kardeşi olduğunu anladığı için mülkün onlara kiralanma ihtimalinden dolayı heyecan duymaktadır. Bu romantizm, Lady Russell’ın Kaptan Wentworth’un sosyal olarak kabul edilemeyeceğine ve Anne’nin nişanlarını iptal etmeye karar vermesiyle sona ermiştir. Şimdi, belki de onu tekrar görebilecektir.

22- Görmek (José Saramago)

Görmek (José Saramago)

Dünya edebiyatına birçok başarılı eser bırakmış Portekizli bir yazar olan José saramago’nun kaleme aldığı Görmek kitabı, edebiyata meraklı olan herkesin kesinlikle okumadan geçmemesi gereken bir eserdir. Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen José saramago, 18 Haziran 2010 tarihinde hayatını kaybetti ve arkasında sayısız başarı, ödül ve adını tarihe yazdırmış eser bıraktı. Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 22.sırasındaki Görmek kitabının konusu ve özeti şu şekildedir:

Görmek Kitabının Konusu ve Özeti

Hükümetler üzerindeki hiciv ve demokratik sistemin bazen şüpheli etkinliği olarak başlayan şey, çok daha uğursuz bir şeye dönüşüyor. “Körlük” kitabının yazarından sizi kendisine hayran bırakacak “Görmek” adında bir kitap…

23- Simyacı (Paulo Coelho)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 23.sırasında yer alan Simyacı, Paulo Coelho’nun başyapıtıdır ve Santiago’nun büyülü hikâyesini anlatmaktadır. Endülüs çobanlı bir çocuk, dünyevi bir hazinenin arayışında, herkesin bulduğu kadar abartılı bir yolculuğa çıkıyor. Piramidin yakınında gömülmüş olması gereken bu hazineyi aramak için Mısır çölüne gitmek üzere memleketini İspanya’dan yola çıakr. Yol boyunca, kendisini bir kral olarak adlandıran bir Çingene kadını ile bir de simyacı ile tanışır. Kimse hazinenin ne olduğunu tam olarak bilmiyor fakat Santiago onun yolundaki engelleri aşmak için çabalamaktan vazgeçmiyor.

 

24- Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 24.sırasında yer alan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, durumu olmayan ve durumu olmadığı için de dizindeki rahatsızlığı bir türlü tedavi ettiremeyen bir çocuğun yaşadığı olayları anlatmaktadır. Kendisinden 4 yaş büyük bir kıza karşılıksız bir aşk besleyen çocuk, bu durumun getirileri ile hayatı daha zor bir şekilde yaşamaya başlamaktadır. Ancak en son sonunda tedavi olabilecek duruma ve pozisyona ulaşabilecektir. Peki ya aşkına karşılık bulabilecek midir?

25- Yeraltından Notlar (Fyodor Dostoyevski)

Yeraltından Notlar (Fyodor Dostoyevski)

Yeraltından notlar‘ın anonim anlatıcısı, 1860’larda Rusya’nın St. Petersburg kentinde tek başına yaşayan acılı bir adamdır. Yakın zamanda emekliye ayrılan ve Rus sivil servis görevliliğinden emekli olmuş bir emektarıdır ve bu sayede bir miktar para elde etmiştir. Roman, insanın yazdığı “not” lardan, modern toplumdan yabancılaşmasını açıklayan, kafası karışmış ve sıklıkla çelişkili bir anı ya da itiraftan ibarettir.

Yeraltından notlar iki bölüme ayrılmıştır. Yeraltı İnsanın kırk yaşında olduğu ilk “Yeraltı”, 1860’lı yıllarda geçmektedir. Bu bölüm, Yeraltı İnsanı’nın karakterine bir giriş niteliği taşıyarak, topluma karşı olan uzlaşmaz konumu hakkındaki teorilerini açıklamaktadır.

Yeraltı Adamından duyduğumuz ilk kelimeler bize “hasta bir adam” olduğunu söylemektedir… Kendinden nefret eden ve çaresiz olan ve çirkin bir adam… O iyi anlaşılabilen ve oldukça zeki bir adamdır ve bu gerçeğin onun sefaletinden sorumlu olduğuna inanır. Yeraltı Adamı, modern toplumda, tüm bilinçli ve eğitimli erkeklerin kendisi kadar mutsuz olmaları gerektiğini açıklar.

26- Cesur Yeni Dünya (Aldoux Huxley)

Cesur Yeni Dünya (Aldous Huxley)

Cesur Yeni Dünya Kitabının Konusu ve Özeti

Aldous Huxley, 1920’lerin başlarındaki çalışmalarına kurmaca eklemeden önce çoktan bir deneme, şiir ve gazetecilik yazarıydı. Bir dizi roman boyunca, felsefi ve etik konularla başa çıkma yolunda çalıştı, özellikle de toplumdaki büyük ve bu geniş bağlamdaki birey arasındaki ilişkiyle ilgilenmeye başladı. Bu çıkarlar, ilk olarak 1932’de yayımlanmış olan, yeni bir dünya olan Cesur Yeni Dünya ile okurların karşısına çıktı. Burada, fütüristik toplum uygunluk üzerine kurulmuş ve bireysel ve özgür iradenin önemsizliği vurgulanmıştır. Cesur Yeni Dünya, George orwell’ın 1984 romanına benzer temaları içermesine rağmen, 1984’ten on yedi yıl öncesine dayanmaktadır. Huxley, II. Dünya Savaşı’nın totaliter rejimlerinin ve ilham veren Soğuk Savaş’ın gerçekliğine sahip değildi; romanının içgörüsü tepkiden ziyade tahminden ortaya çıkıyordu.

Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında bulunan Cesur Yeni Dünya ütopik edebiyat geleneğini sürdürüyor. İlk olarak Sir Thomas More’un ütopya romanında edebi bir terim olarak kullanılan ütopya, insanlara özgü önyargı, acı ve insanlıktan nefret eden tüm kötülüklerle ilgili ideal yaşam koşullarına sahip olacak şekilde tasarlanmış bir topluma gönderme yapar. Ütopyaların genellikle başarısızlığa mahkum olmasıyla birlikte, literatürdeki bu tür mekânlar çoğunlukla statükoyu alay etmek olarak görülür ve bu nedenle distopya veya anti-ütopyalar olarak görülür. Cesur Yeni Dünya her ikisi olarak görülmüştür.

27- Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi (James Joyce)

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi (James Joyce)

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında İrlanda’da büyüyen bir çocuk olan Stephen Dedalus’un öyküsünü anlatıyor; çünkü bir toplumsal yaşamı sürdürmek için tüm sosyal, ailevi ve dini kısıtlamalarını aşamalı olarak anlatmaya karar veriyor. Küçük bir çocukken, Stephen’ın Katolik inancı ve İrlandalı milliyetçiliği onu çok etkiliyor. Clongowes Wood College adında sıkı bir dini yatılı okula gidiyor. İlk başta, Stephen okulda yalnız ve kimsesizdir, ancak zaman geçtikçe diğer erkeklerin arasındaki yerini bulur. İrlandalı siyasi lider Charles Stewart Parnell’in ölümünden sonra aile gerginliği yüksek olmasına rağmen ziyaretlerini evinde geçirmektedir. Bu hassas konu, ailenin Noel yemeği üzerine öfkeli, politik olarak yüklü bir tartışmanın konusu haline gelir.

28- Kanadı Kırık Kuşlar (Ayşe Kulin)

Kanadı Kırık Kuşlar (Ayşe Kulin)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 28.sırasında yer alan Kanadı Kırık Kuşlar kitabı, özellikle Türk edebiyatında kendisine önemli bir edinmiş kitaplardan biridir. Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan Kanadı Kırık Kuşlar kitabı, sosyolojik birçok tespite ve Türk misafirperverliğine de kitapta oldukça yer vermektedir. Eğer siz de hala okumadıysanız, bizim de sizler için hazırlamış olduğumuz Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde yer alan Kanadı Kırık Kuşlar kitabını okumanızı ve çevrenize tavsiye etmenizi şiddetle öneririz.

29- Anna Karenina (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

Anna Karenina (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

1878’lerde tam bir roman olarak yayınlanmadan önce, birkaç yıl boyunca serileştirilmiş biçimde basılmış olan Anna karenina, 19. yüzyılın en büyük romanlarından biri olarak ve şimdiye kadar yazılan en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilmektedir. Rus aristokratlarının geniş bir ailesinin ve onların aşırılıklarının, işlerinin ve diğer mücadelelerinin hayatları boyunca, Rus toplumunda meydana gelen aşırı değişimlerin yanı sıra aşk, evlilik, kıskançlık ve ölüm gibi zamansız temaları işlemektedir.

Roman başladığında, Prens Stepan Arkadyevich Oblonsky ya da “Stiva”, karısı Prenses Darya Aleksandrovna ya da “Dolly” ile, onun bir ilişkisi olduğunu öğrendiği için kavga ediyor. Stiva, kız kardeşi Prenses Anna Arkadyevna Karenina’nın ziyarete geldiğini söyleyerek bir telgraf aldığında, evliliğini korumaya yardım edeceğini umuyor. Ayrıca Stiva’nın utangaç ama tutkulu bir aristokrat ve çocukluk arkadaşı Konstantin Dmitrievich Levin de ziyaret ediyor. Konstantin, Dolly’nin 18 yaşındaki kız kardeşi Prenses Katerina Alexandrovna Shcherbatskaya’ya “Kitty” olarak tanınmasını önermek amacıyla Moskova’ya geliyor. Ancak Kitty, diğer bir tanıdığı olan Kont Vronsky ile daha çok ilgileniyor. Anna gelip Stiva’yı affetmesi için Dolly’yi ikna etmeyi başarıyor, ancak varlığı da yıkıcı olmaktan öteye gitmiyor. Kitty, Levin’in evlenme teklifini geri çektikten sonra, Kont Vronsky’nin yakında kendisine teklif edeceğine inanarak, Anna’nın kocası ve oğlu olsa bile, Kont’un artık Anna’yla aşık olduğunu öğrendiğinde büyük bir hayal kırıklığına uğruyor.

30- Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Suç ve Ceza (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 30.sırasında yer alan Suç ve Ceza’da Dostoyevski’nin eşsiz anlatımıyla, iyi ve kötü arasındaki amansız mücadelenin ayrıntılarına ineceğiz.

Suç ve Ceza Kitabının Konusu ve Özeti

Fyodor Dostoyevski’nin 1866 tarihli Rus romanı Suç ve Ceza, tematik olarak, sonucun kişileri haklı çıkarıp haklı çıkarmayacağı sorusunu ele alıyor. Bu fikir, ana karakter Rodion Raskolnikov’un dışa yönelik eylemleri bağlamında inceleyerek iç psikolojik bir düzeye çıkarılıyor. Dostoyevski, ıstırabın kurtuluşu sağlayabileceği fikrini araştırıyor. Ayrıca, bilginin arttırılmasının etkilerini de inceliyor. Entellektüel düzeyde özgür insanlar üzerinde kavramlar mı düşünüyor yoksa kendilerini daha çok bunu hissettiriyor mu? Metin ilk olarak Rus Messenger dergisinde, bağımsız bir birim olarak yayınlanmadan önce on iki ay boyunca bölüm bölüm olarak yayınlandı. Yasaklı materyalleri okumak ve dolaşmakla suçlandıktan sonra Sibirya’da on yıl süren sürgünden dönen Dostoyevski’nin romanlarından biriydi.

Raskolnikov, Saint Petersburg’daki parası için sahtekâr bir pawnbroker’ı öldürmeyi amaçlayan fakir, genç ve eski bir öğrencidir. Bunu, parayla yapabileceği iyiliğe gerekçe göstererek haklı çıkarır, bunun yalnızca suçunu telafi etmesini değil, aynı zamanda istenmeyen bir insanın dünyasını da kurtaracağını söyler. Bunu, bazı insanların içgüdüsel olarak cinayet gibi eylemlerde bulunabildiğini ve dolayısıyla bunu yapma sorumluluğunu taşıdığını teorisine ağırlık vermek için bir deney olarak görür. Nihai sonuç olarak doğada soylu olduğu takdirde öldürmenin kabul edilebilir olduğunu düşünen Raskolnikov kendisini Napolyon Bonaparte ile karşılaştırır.

31- Aşk ve Gurur (Jane Austen)

Aşk ve Gurur (Jane Austen)

Jane austen tarafından kaleme alınan Aşk ve Gurur adlı eser, dünya klasikleri arasında yer almayı başarmış son derece önemli bir eserdir.  Dünya klasikleri arasında yer alan Aşk ve Gurur kitabının konusu ve özeti şu şekildedir.

Aşk ve Gurur Kitabının Konusu ve Özeti

Aşk ve Gurur, Jane austen tarafından, genellikle edebiyat ve pop kültürünün diğer eserlerinde alıntılanan ünlü bir çizgi ile başlar: “Bu, evrensel olarak kabul edilen bir gerçektir, iyi bir servete sahip olan tek bir adamın bir eşin hakimiyeti içinde olması gerekir. “Çizgi önemli çünkü karakterlerin çoğunu motive eden itici gücü özetliyor, romanın odak karakterleri Elizabeth Bennett, beş kız kardeşin en yaşlısı. O, zekâsı, sevgisi ve kitaplardan keyif almasıyla bilinir. O bir beyefendinin kızıdır, yani, özellikle de annesi tarafından hem gelir hem de sosyal bağlantıları olan bir eşin onu bulmasını beklemektedir.

Kitap, bölgeye yeni bir komşunun gelişiyle başlıyor: Yüksek sosyal statüye sahip genç, zengin bir bekâr Bay Bingley. Bayan Bennett, kızlarının onunla tanıştığı ilk genç bayanlar olması gerektiğine ve bunun gerçekleşmesi halinde onlardan biriyle evleneceğine inanmaktadır. Bay Bennett’e gidip onu ziyaret etmesi için yalvarır, böylece hepsini tanıtabilir. Bay Bennett başlangıçta reddediyor, ancak yerel bir sakin, Bingley ile buluşmayı bitiriyor. Bu nedenle eşi ve kızlarını Bingley’e ve Bingley’in varlıklı arkadaşı ve misafiri Bay Darcy’ye tanıtabilecektir. Elizabeth’in ablası Bingley ve Jane Bennett, hemen birbirinden hoşlanmışlardır. Bingley, arkadaşının zevk alması için ciddi bir arkadaş edinmeye çalışırken, Elizabeth, Darcy ile dans etmek istediğini söyler. Darcy soğukkanlı bir şekilde bu teklifi reddeder ve Elizabeth tarafından bu duyulunca onun şimdiye kadar tanıştığı en gururlu, en insafsız adam olduğuna ve onunla asla dans etmemeye karar vermiştir.

32- Dönüşüm (Franz Kafka)

Dönüşüm (Franz Kafka)

Listemizin 32.sırasında yer alan ve edebiyat tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Franz kafka tarafından kaleme alınmış Dönüşüm kitabı, her ne kadar yakın tarihten olmasa da, ölmeden önce okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır. İl olarak 1915 yılında basılmış olan kitap, birçok kişiye edebiyatı sevdiren bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitabın konusu ve özeti şu şekildedir:

Dönüşüm Kitabının Konusu ve Özeti

Dönüşüm, Franz kafka tarafından kaleme alınan bir romandır. Hikâye, Kafka’yı tanımlayan absürtlüğün bir örneğidir. Bir adam bir gün uyandığında dev bir böcek haline dönüştüğünü görür. Kafka’nın yabancılaşmış hissetme konusunda yabancı olmadığı için kahramanın deneyimi çoğunlukla yabancılaşma duyguları için bir mecazdır. Masal, kendiliğinden tanımlamanın ne anlama geldiği, mümkün olan en iyi kimlik krizi örneğinde de olsa, garip bir şekilde bağdaştırılabilir.

33- Notre Dame’ın Kamburu (Victor Hugo)

Notre Dame’ın Kamburu (Victor Hugo)

Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri de Notre Dame’ın Kamburu kitabıdır. Victor hugo’nun Gotik Fransız Romantik romanı Notre Dame’ın Kamburu ilk olarak 1831’de yayınlanmıştır. Asıl Fransızca adı Notre-Dame de Paris’ti ve hikayenin odak noktası olan Notre Dame Katedrali’ne atıfta bulunuyordu. Başlık, 1833’te İngilizceye çevrildiği zaman yaygın olarak bilinmeye başlandı, çünkü Gotik, o dönemde İngiltere’de romantizmden daha popülerdir. Romanın aksiyonu, Orta Çağ’ın ikinci kısmı sırasında Fransa Paris’de gerçekleşirken, Louis XI iktidardaydı. Kambur, heybetli katedrali bir halkın tarihine sembolik bir tanık olarak kullanır ve onun dikkatini kahramanlar olan dilenci sınıfına çeker. Hugo’nun geniş vizyonu, herkesi kraldan dilenciye çevirmek, metnini tanımlamak ve Balzac ve Dickens’i de içeren diğer yazarları etkiledi. Roman, Gotik mimarinin yeniden doğuşunu ve 19. yüzyılda Notre-Dame’in yenilenmesini etkileyen edebiyat arenasının çok ötesine ulaştı.

34- Sefiller (Victor Hugo)

Sefiller (Victor Hugo)

Sefiller, Victor hugo tarafından kaleme alınan ve Victor hugo’nun sürgün sırasında yazdığı dünya klasikleri arasına girmiş romanıdır. Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 34.sırasında yer alan Sefiller kitabının konusu ve özeti şu şekildedir:

Sefiller Kitabının Konusu ve Özeti

Orijinal adı ile Les Miserables, Victor hugo tarafından yazılan bir romanı olan, aynı zamanda Haziran İsyanı’nın da büyük ölçüde karşı karşıya getirdiği aşırılıksız aşk hakkında bir hikaye. 1832 Paris Ayaklanması, kitap Napolyon’un İngilizler tarafından Waterloo’daki yenilgisinden sonra 1815’te başlıyor. Jean Valjean adında bir adam, ekmek çaldığı için aldığı uzun bir cezayı takiben yeni hapse atılmıştır. Valjean hapishaneden ayrılmadan önce, gardiyanlardan biri olan Javert, şartlı tahliyeyi ihlal etmesine karşı onu uyarmıştır. Ancak Valjean esiri mahkûm olarak göremez ve bir gece için Piskopos Myriel tarafından tutulduktan ve hayatta kalmak için tekrar hırsızlığa başvurduktan sonra ikinci bir şans verilir. Şartlı tahliyesini bırakır ve toplumun ve bir belediye başkanının yeni bir ismi olan Monsieur Madeleine’in sıradan bir üyesi olur.

Bu arada, Fantine (kızı Cosette’e bakmak için para biriktirmeye çalışan bir fabrika işçisi) kovulur. Çalıştığı fabrika Valjean’a ait ve Fantine’yi işten çıkaran ustabaşıdır. Fantine, saçları, dişleri ve bedeni de dâhil olmak üzere elindeki her şeyi satmıştır. Javert, o zamanlar oldukça hasta olan Fantine’i tutuklamayı planlamaktadır. Aynı zamanda Valjean’ın aradığı mahkum olabileceğinden şüphelendiğini belirten Javert’a karşı ihtiyatlı olmalıdır.

35- Murtaza (Orhan Kemal)

Murtaza (Orhan Kemal)

Orhan Kemal’in kaleme aldığı sayısız başarılı eserden yalnızca biri olan Murtaza romanı da, sizler için hazırlamış olduğumuz Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizdeki yerini almaktadır. Günümüzde dahi halen daha sosyal medyadan hakkında söz ettirebilen bir eser olan Murtaza, bilmeniz gereken bir kitap olmanın yanı sıra, okunması gereken de bir kitaptır. Kitap okumayı sevdirecek türden bir eser olan Orhan Kemal’in kaleme aldığı Murtaza kitabını okumadıysanız, mutlaka göz ardı etmemeli ve okumalısınız.

36- Romeo ve Juliet (William Shakespeare)

Romeo ve Juliet (William Shakespeare)

Edebiyat tarihindeki en önemli eserlerden biri olan Romeo ve Juliet, son derece hüzünlü bir aşk hikâyesini konu almaktadır. William Shakespeare tarafından yazılan ve dünya klasikleri arasında kendisine yer bulan, bu nedenden ötürü bizim de sizler için hazırlamış olduğumuz Mutlaka okunması gereken kitaplar listemize giren Romeo ve Juliet’in konusu ve özeti şu şekildedir:

Romeo ve Juliet Kitabının Konusu ve Özeti

Shakespeare’in Romeo ve Juliet eseri, adetlerin ilk dönemlerinden beri süregelen, trajik sevgilileri ve köklü aile kavgalarının hikâyeleri için belki de şablonun en önemli edebi eseri haline geldi. Shakespeare muhtemelen 1591-1595 arası bir oyun yazdı. Büyük ölçüde genişlemesine rağmen, konu 1560’lardan kalma eski bir İtalyan hikâyesinden, Arthur Brooke’un “The Tragical History of Romeus ve Juliet” e tercüme ettiği iki eski eseri etkiledi. William Painter tarafından “Zevk Sarayı” olarak hikâye formu kazandı.

Oyun, Verona, İtalya’da ayarlanır ve hizmetkârları, tıpkı efendileri gibi ölümcül düşmanları sokaklarda kavga ederek, Capulet Ailesi ile Montague Ailesi arasındaki bölünmenin derinliğine bir girişle başlar. Verona Prensi Escalus, barışın tekrar kesintiye uğratılması gerektiği sonucuna varır, sonuçta ortaya çıkan ceza ölüm olacaktır. Daha sonra Verona İktidarı sahibi Kont Paris, Lord Juliet’e evlenme konusunda Lord Capulet’e yaklaşır. Capulet, Paris’ten iki yıl beklemesini ister. Juliet’in en yakın muhafızları olan hemşiresi ve annesi Lady Capulet, önerilen evliliği destekliyordur ve Juliet’i bu fikri benimsemeye teşvik ediyorlardır.

37- On İkinci Melek (Og Mandino)

On İkinci Melek (Og Mandino)

Og Mandino’nun kaleme aldığı On İkinci Melek kitabı, muazzam derecede güzel bir kişisel gelişim kitabı olarak dikkat çekmektedir.  Kişiye kitap okuma hevesi kazandıran kitaplardan biri olan ve hiçbir şeyin imkansız olmadığını etkileyici bir dille anlatan On İkinci Melek kitabı herkesin okuması gereken eserlerden biri olarak “Mutlaka okunması gereken kitaplar” listemize girmiştir.

On İkinci Melek Kitabının Konusu ve Özeti

Kişisel gelişim kitaplarının en önemli yazarlarından biri olan Og Mandino’nun kaleme aldığı On İkinci Melek kitabının konusu şöyledir; John Harding’in yüksek bir kariyeri, sevgi dolu bir karısı ve güzel bir oğlu vardı. Her şeyi kaybetti ve intiharın eşiğindeyken memleketi olan Boland, New Hampshire’a döndü. Ama eski bir arkadaş, John’dan eski Küçük Ligi takımını Melekler’i yönetmesini rica etmiştir. İsteksizce, kabul eder ve takımda umutsuz bir oyuncuyla karşı karşıya gelir ve bu oyuncuyu ölmüş oğluna çarpıcı bir şekilde benzetmektedir. Ve bu ikilinin arasındaki ilişkisi sayesinde, John onun kavrayışının sonsuza dek kaymış olduğunu düşündüğü yaşamdaki bilgeliği bulur.

İlginizi çekebilir: Kişisel gelişiminizi hızlandıracak kitaplar

38- Bir İdam Mahkûmunun Son Günü (Victor Hugo)

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü (Victor Hugo)

Victor hugo tarafından kaleme alınan ve dünya klasikleri arasında kendisine yer bulan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, ölüm cezasıyla ilgili bir kitap ve Hugo bu kitapta bu uygulama ile ilgili itirazlarını dile getiriyor. Roman, son günlerinde giyotin ile yüzleşmeden önce bir adamın yazdığı bir günlük şeklini almaktadır. Hemen anlatmadık, ama sonunda cinayeti işlediğini ve suçlu olup olmadığına dair hiçbir şüphe duymadığını öğreniyoruz. Adam, düşüncelerini ve hislerini idamına giden günler boyunca yazar ve onu ölümüne götürülmeden önce en ince noktaya kadar roman sayesinde takip edebilmekteyiz.

Kitap hakkında ilginç olan şey, ölmek üzere olduğunuzu bilmenin neye benzediğini hayal etmenize izin vermesidir, özellikle çok acımasız bir ölüme sahip olacaksınız ve başınız koparılırken izleyenler ve tezahüratlar olacaktır. Hugo, karakterinin yaşadığı eziyetleri, yardım edemeyeceğinizi, korku ve endişeye kendinizi kaptıracağınız ayrıntı ve canlılıkla yakalar.

39- Genç Bir Doktorun Anıları (Mihayl Afanasyeviç Bulgakov)

Genç Bir Doktorun Anıları (Mihayl Afanasyeviç Bulgakov)

Genç Bir Doktorun Anıları Kitabının Konusu ve Özeti

Kitap, tıp fakültesinden mezun olduktan hemen sonra kırsal bir hastanede uygulamaya gönderilen genç bir Rus doktor hakkındaki kısmen kurgusal, kısmen otobiyografik hikâyelerin bir araya getirilmesinden oluşmaktadır. Muryovo hastanesi, köylülere, iyi yollar ve elektrik gibi olanaklardan yoksun uzak bir bölgede hizmet veriyor. Doktor Feldsher ve iki ebenin yardımlarıyla gece gündüz çalışıyor. Bazen kliniğinde günde 100’ün üzerinde hasta görürken, hastaneye 40 kişi daha hasta olarak gelebilmektedir.

Hikâyeler, her gün yeni bir problemle karşılaştığı (ilk amputasyonu, ilk makat prezentasyonu, ilk diş çekimi) ve çoğunlukla da üstesinden gelebildiği gibi, doktorun kaygısını net ve ilgi çekici bir tarzda ortaya koymaktadır. Ayrıca köylülerin cehaletiyle doktorun talimatları arasında sürekli bir gerilim ortaya çıkmaktadır. Öyküler de dostluk, minnettarlık, asaletle ve vinyetlerle sıcak ve arkadaş canlısı karakterler ön plana çıkmaktadır.

40- İnsan Ne İle Yaşar (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 40.sırasında yer alan ve Tolstoy tarafından kaleme alının İnsan Ne İle Yaşar kitabı, dünya klasikleri arasında kendisine yer bulan başarılı ve kesinlikle okunması gereken bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnsan Ne İle Yaşar Kitabının Konusu ve Özeti

Michael bir melektir. Melek Michael, “İnsan Ne İle Yaşar” kitabının sonuna doğru, Tanrı’nın onu üç şey öğrenmek için Dünya’ya bıraktığını itiraf eder. Her dersi, Simon’u soğuk bir sokakta çıplak ve yalnız olarak gören ayakkabıcı Simon ile olan ilişkisi aracılığıyla öğrenir. Simon, hayırsever bir hareketle bir şey elde etmeyi beklemeden ona ceketini verir ve bu nezaket için, Michael’ın bir ayakkabıcı olarak başarılı olmasını ve ailesini beslemek için fazlasıyla yeterli olmasını sağlamıştır.

Michael, Cennet’e dönmeden önce öğrenmesi gereken üç hakikatten birini öğrendiğinde gülümsemektedir. Gülümsemesi Simon ve karısı onu evlerine getirdiğinde gerçekleşiyor. İkinci gülümsemesi, bot siparişi veren bir adam için bir çift terlik yaptığında gerçekleşiyor. Michael terlik yapıyor, çünkü adamın ölmek üzere olduğunu ve terliklere ihtiyacı olduğunu biliyor. Üçüncü kez gülümsediğinde, kendisi gibi bir yabancı tarafından onlara bakan ve sahiplenilen yetim ikizlerin hikâyesini öğreniyor.

Bu hikâyeyi duyduktan sonra, Michael, O’na, kendisinin ne olduğunu ve neden Dünya’da olduğunu itiraf eder, öğrendiği üç gerçeği açıklar ve Simon’ı sevgi dolu bir yaşam sürmeye çağırır. Michael daha sonra Cennete döner.

41- Bir Delinin Hatıra Defteri (Nikolay Vasilyeviç Gogol)

Tanıtım Bülteni ve Arka Kapak Bilgisi

“Bir Delinin Hatıra Defteri”, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Rusya’nın büyük hükümet bürokrasisinde anlamsız bir işe sahip olan kırk iki yaşındaki bir memur tarafından tutulan bir günlüğü ele almaktadır. Bu kişinin kariyerindeki ilerleme konusundaki iyi beklentileri, beklentilerinin çok gerisinde kalıyor ve görevleri, işverenin alacaklarını tahsil etmek veya bilgileri bir bölümden diğerine kopyalamak gibi rutin görevlerden ileri gitmiyor. Kahramanımız “Beni dinlemiyorlar, beni duymuyorlar, görmüyorlar,” diyor hikâyenin ilerleyen bölümlerinde. “Bu acıyı aşamıyorum.”diyerek ekliyor.

Günlüğündeki günlük girişler, kendi önemsizliğini anlamaya çalışırken yavaş yavaş deliren bir adam ortaya çıkarmaktadır. Anlatıcı, ev sahibinin yanında, patronu tarafından azarlanır. Günlük, bu öfkeler için nasıl bir açıklama yaptığını bize göstermektedir. Birçok memur “köpekler gibi birbirlerinin üstüne oturuyorlar.” Kitap birçok kişinin kendi suçlu yaşamları için başkalarını suçlama çabasını gözler önüne seriyor.

42- Vahşetin Çağrısı (Jack London)

Vahşetin Çağrısı (Jack London)

Vahşetin Çağrısı Kitabının Konusu ve Özeti

Buck, güçlü bir köpek, yarı St. Bernard ve yarı çoban köpeği, Kaliforniya’nın Santa Clara Vadisi’ndeki Judge Miller’in arazisinde yaşıyor. Orada rahat bir hayat sürüyor, ancak Kanada’nın Klondike bölgesinde erkeklerin altın aradığı ve güçlü köpeklerin kızaklarını çekmesi için büyük bir talep ortaya çıktığı bir noktaya varıyor. Buck, Miller malikânesinde kalan bir bahçıvan tarafından kaçırılır ve sonrada Klondike’ye sevk ederek itaat etmesini öğreten köpek tüccarlarına satılır.

Soğuk Kuzey’e giren Buck, etrafındaki gördüğü zulüm ile hayrete düşer. Gemisinden başka bir köpek olan Curly, gemiden iner inmez, bir huskie saldırısına uğrar ve orada ölür. Curly’nin ölümünü izleyen Buck, aynı kaderin ona da olmasına asla izin vermeyecektir. Buck, Kanada hükümeti için çalışan iki posta taşıyıcısı olan Francois ve Perrault’a aittir ve bir kızak köpeği olarak hayata uyum sağlamaya başlar. Vahşi atalarının içgüdülerini kullanır: kış akşamlarında kavga etmeyi, yemek yemeyi ve kar altında uymayı öğrenir. Aynı zamanda takımdaki lider köpek olan Spitz ile şiddetli bir rekabet geliştirmiştir. Dövüşlerinden biri, bir avuç dolusu köpek kampa girdiğinde başlar ama Buck, Spitz’in otoritesini alt etmeye başlar ve sonunda iki köpek büyük bir kavgaya tutuşur. Buck Spitz’i öldürür ve yerine geçerek lider köpek statüsünü devralır.

43- Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Grigory Petrov)

Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Grigory Petrov)

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Kitabının Konusu ve Özeti

Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde, kurgusal bir romandan daha fazlasını öğreten bir kitaptır. Soruları ve insanları tanımamızı sağlayan bir soruyu sorarken, kendimizi de sorgularız. Hayatımız bir iştir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de okulların müfredatta öğretilmesini istediği bir kitap olması da ayrıca önemlidir.

Beyaz Zambaklar Ülkesi, bataklık ve kayalar ülkesi olarak adlandırılan 2 milyonluk nüfusu ile Finlandiya ülkesi, entelektüellerden köylülere, memurlardan, din adamlarına kadar ülkeye kadar dünyanın gelişmesini anlatıyor. Beyaz Zambaklar Ülkesi’nin yazarı Grigory Petrov, Snelman’ın baş karakterinin hikâyesini anlatmaktadır ve kitap bölümlerden oluşmaktadır.

Finliler 1811’e kadar İsveç egemenliği altındaydı. Bütün güç, ticaret ve sanat, okullar ve hatta kilise, İsveçlilerin elinde idi. Tüm yönetici ve aydınlar, öğretmenler, doktorlar, memurlar ve din adamları İsveçliydi. Bu insanlar Finlandiya halkına oldukça tepeden bakıyorlardı. Bu durum Fin halkının kültürel gelişimini de etkiledi.19 Yüzyılın sonuna kadar, kültürel gelişimleri temel okuryazarlık becerileriyle sınırlıydı. Fakat 1808’de Rusya, Finlandiya’nın yarısını devraldı ve Ruslar, tüm eski hakların aynı olacağını söyledi. Bu durum sonrasında, kendi kültürlerini özgürce geliştirme fırsatına sahip oldular. Johan Wilhelm Snelman Fin kültürüne liderlik etme görevini üstlendi.

Snelman, yeni nesil Fin entelektüellerinin en parlak temsilcilerinden biriydi. Finlandiya, gelişimi için neredeyse seferberlik ilan etmişti. Bu akım ilk olarak entelektüellerle konuşarak başladı. Onlara aydınlanmanın, insanlara tepeden bakmamaktan geçtiğini, halkları içerisinde ne kadar bilgili olmaları gerektiğini ve insanlara öğrendikleri her şeyi anlatmaları gerektiğini söyledi. Daha iyi bir yaşam sürmek için ne yapmaları gerektiğine dair toplumun alt kısımlarını eğitmek zorundaydılar. Entelektüellerden sonra sırada öğretmenler vardı. Yaz boyunca konferanslar veren Snelman, öğretmenlere işlerini iyi yapmalarını tavsiye etti ve onları teşvik etti.

44- Zacharius Usta (Jules Verne)

Zacharius Usta Kitabının Konusu ve Özeti

Cenevre kasabasında Rhone’un ortasındaki küçük bir adada, saat ustası Usta Zacharius, kızı Gerande, çırağı Aubert Thun ve yaşlı hizmetçisi Scholastique ile birlikte yaşıyor. Zacharius, Fransa ve Almanya’da icatları olduğu için tebrik edilen ve başarıları ile gururlandırılan bir adamdır. Hikâye başladığında, açıklanamayan bir gizem tarafından sıkıntı çekilmektedir: birkaç gün boyunca, yaptığı ve sattığı birçok saat, birdenbire sürekli olarak tek tek durmaya başlamıştır. Bunlardan herhangi birini düzeltememek veya sorun için bir sebep bulmak için uğraşırken, Zacharius zihinsel bunalıma girer ve ağır bir şekilde hastalanır.

45- Mürebbiye (Stefan Zweig)

Mürebbiye (Stefan Zweig)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 45.sırasında yer alan Mürebbiye kitabı, Stefan zweig tarafından kaleme alınan ve eşsiz dört ayrı hikayeyi içinde barındıran harika bir eserdir. Dünya klasikleri arasında kendisine yer bulan Mürebbiye, edebiyattan hoşlanan herkesin mutlaka okuması ve çevresine önermesi gereken kitaplardan biri olarak dikkat çekmektedir. Eğer siz de hala okumadıysanız, Stefan zweig’in bu harika eserini okumak için daha fazla zaman kaybetmeyin.

46- Babaya Mektup (Franz Kafka)

Babaya Mektup (Franz Kafka)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemiz sürüp giderken, 46.sırada karşımıza Franz kafka tarafından kaleme alınan “Babaya Mektup”  kitabı çıkmaktadır. Bu son derece başarılı ve dokunaklı eserin konusu ise şu şekilededir:

Babaya Mektup Kitabının Konusu ve Özeti

Franz kafka, babası Hermann Kafka’nın neden ondan korktuğunu sorduğunda ona cevap vermek ister. Kafka cevap vermeye çalışacağını ancak tam olarak cevap veremeyeceğini çünkü dediği gibi korktuğunu dile getirir. Babası tüm hayatını, hiç bir şey istemeden, çok çalışarak geçirmiş bir adamdır ve oğlunun odasına saklanmak yerine, babasını ziyaret etmemek yerine ona minnettarlık göstermesi gerektiğini düşünmektedir. Kafka ise, babasının ona başka bir şekilde bağlı olmasını isterdi, çünkü daha sonra daha iyi anlaşılmış olabilirlerdi. Kafka, ürkek bir çocuktu, babası güçlü, baskın bir adamdır ve Kafka babası gibi bu konuda yeterli değildi. Babası onu güçlü bir çocuk olarak yetiştirmek istedi, ama Kafka’nın doğası babasının eğitim yöntemlerine ayak uyduramadı.

47- Casus (Joseph Conrad)

Casus Kitabı Konusu ve Özeti

Pornografi dükkânı işleten ve bir grup anarşistle takılan Bay Verloc ile tanışın… Ama aynı zamanda yabancı bir hükümet için gizli bir ajandır. Çifte hayatı olan bir adam… Bir gün aniden yeni patronu ile büyükelçilikte görüşmek üzere çağrılır. Yeni patronu Bay Vladimir adında bir polisi, polisin politik işlemcileri kilitli bir şekilde durdurmaya başlayacak bir plan çıkarmasını öngören bir adamdır. Vladimir Verloc’a Greenwich Gözlemevi’nde bir bombanın yerleştirildiğinden emin olmak için emir vermiştir. Verloc bunu yapmak istememektedir, ancak Bay Vladimir hayatını tehdit ettiğinde, çok endişeli bir hale geliyor ve plana uymak zorunda kalıyor.

48- Çocukluğum (Maksim Gorki)

Çocukluğum (Maksim Gorki)

Çocukluğum, Maxim Gorky’nin otobiyografik üçlemesinin ilk kitabıdır, 1913-14’te Rusya’da Detstvo olarak yayınlanmıştır. Ayrıca Çocukluğum olarak İngilizceye çevrilmiştir

İzleyecekleri otobiyografinin hacimleri gibi, Çocukluğum da yazarın deneyimlerini bireysel portreler ve olayların açıklamaları aracılığıyla inceliyor. İnsanların hayatında karşılaştığı durumların ve olayların vinyetlerini sunuyor. Babasının ölümünden sonra annesinin çoğunlukla onunla ilgilenmediğini ve acımasız büyükbabasının ellerinde yetiştiğini ortaya koyuyor. Ayrıca sevgi dolu büyükannesinin cazip bir portresini de bizlere sunuyor. 12 yaşında evden ayrılan genç Gorky, kendine güvenmeyi öğrenir ve kendini okuyarak eğitmeye başlar.

Sonraki otobiyografik ciltler V lyudyakh (1915–16; Dünyada; Benim Üniversitelerim olarak da yayınlandı) ve (1923; Benim Üniversitelerim; ayrıca Benim Üniversite Günlerim olarak da yayınlandı). En iyi Rus otobiyografilerinden birini oluşturduğu düşünülen kitap serisi, Gorky’yi büyük tanımlayıcı güçlerle ayrıntılı bir akıl gözlemcisi olarak ortaya koymaktadır.

49- Dr. Jekyll ile Bay Hyde (Robert Louis Stevenson)

Dr. Jekyll ile Bay Hyde (Robert Louis Stevenson)

Dr. Jekyll ile Bay Hyde Kitabının Konusu ve Özeti

Robert Louis Stevenson tarafından kaleme alınan Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın, 1880’lerde insan doğasının ikiliği ile ilgilenen bir romandır. Hikâye, Sayın Gabriel John Utterson’un bakış açısıyla anlatılıyor. Utterson bir avukat ve Dr. Jekyll’in arkadaşıdır. Kitap, Utterson ile bir işadamı ve uzak bir kuzeni olan Bay Enfield ile sohbet ederken ilerliyor.

Büyük ölçüde, Londra’daki bir avukat ve Dr. Henry Jekyll’in arkadaşı olan Gabriel Utterson’un bakış açısıyla anlatılan masal, Utterson ve kuzeni Sayın Enfield arasında sessiz bir konuşma yaparak sessizce başlıyor. İkincisi, sabahın erken saatlerinde eve dönüşün nasıl “korkunç” bir olaya şahit olduğunu anlatıyor: caddenin karşısında koşan küçük bir kız, çığlıklar atarken yere düştüğünde bir adam tarafından çiğneniyor. Enfield, bu olayı şöyle açıklıyor, “Duymak bir şey ifade etmiyor ama görmek cehennem gibiydi.” Bu retiklik, Stevenson’ın, klasik bir “gotik” hikâyesini yeniden canlandırmasının karakteristik özelliğidir. Yani, gerçek benlikte yaşayan kişilik durumudur. Stevenson yavaş yavaş, saygın ve iyi sevilen Dr. Jekyll’ın kapısının arkasında kaybolan “lanetlenmiş Juggernaut” un kimliğini açıklıyor.

50- Dorian Gray’in Portresi (Oscar Wilde)

Dorian Gray'in Portresi (Oscar Wilde)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 50.sırasında yer alan eser, Oscar Wilde’ın kaleme aldığı Dorian Gray’in Portresi kitabı, sizler için hazırladığımız Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 50.sırasında kendisine yer buluyor. Kitabın konusu ve özeti ise şu şekildedir:

Dorian Gray’in Portresi Kitabının Konusu ve Özeti

Oscar Wilde’ın kaleme aldığı Dorian Gray’in portresi, 1890’da Lippincott Dergisi’nde erken bir formda yayınlandı. 1891’de kitap formunda ortaya çıktığı zaman romanın altı ek bölümü daha vardı. Roman, genç bir adamın bir arketip hikayesini bizlere sunmaktadır. “Ruhu pahasına ebediyen gençlik satın alınırsa” durumuna değinen kitap, Wilde’ın kendi Estetizmi’nin romantik bir sergisi olmuştur. Sömürülen Viktorya Dönemi İngiliz romanının yayınlanması ve Dorian Gray’in Portresi, 1895’te eşcinselliğe yönelik davasında Wilde’a karşı delil olarak kullanılmıştır. Roman bir İngiliz edebiyatı klasiği haline geldi ve bir dizi filme uyarlandı, özellikle de birçok Oscar ödülüne aday gösterilen 1945 versiyonu olan film oldukça beğeni topladı.

51- Yıldız Gezgini (Jack London)

Yıldız Gezgini (Jack London)

Ölmeden önce mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri de Jack London’ın kaleme aldığı Yıldız Gezegeni kitabıdır. Yıldız Gezegeni kitabı, toplamda 344 sayfadan oluşan ve dünya klasikleri arasında yer alan başarılı bir eserdir. Kitabın konusu ve özeti şu şekildedir:

Yaban hayatındaki hayatta kalma teması için farklı bir ortam oluşturan Jack London’un 1915 tarihli romanı ABD’de The Star Rover olarak adlandırıldı, ancak Birleşik Krallık’ta romanın adı “The Jacket” olarak adlandırıldı. Roman, Darrell adındaki bir profesörün acımasız bir hikâyesidir.

Yıldız Gezgini, 1920 yılında Edward Sloman tarafından yönetilen bir filme uyarlandı ve tanıtım posterinde “gizemli, romantik ve canlı bir drama” ile izleyicilerin karşılarına çıkacaklarına dair bilgi vererek, beklentiyi yükseltti.

52- Beyaz Diş (Jack London)

Beyaz Diş (Jack London)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 52.sırasında kendisine yer bulan Beyaz Diş kitabı, dünya klasikleri arasında kendisine yer bulmuş başarılı bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Jack London’ın edebiyat dünyasına kazandırdığı bu başarı eserin konusu ve özeti şu şekildedir:

Beyaz Diş Kitabının Konusu ve Özeti:

Beyaz Diş, Jack London tarafından kaleme alınan ve 1906’da yayınlanan bir romandır. Roman, vahşi bir köpeğin evcil bir köpeğe dönüşümünü anlatan, Vahşi Çağ’a (1903) aya uydurarak devam eden bir bölüm olarak tasarlanmıştır. Beyaz Diş, acımasız sahibinden kurtarılan bir kurt köpeğinin hikâyesidir ve yeni sahibi Weedon Scott’un sabrı ve nezaketiyle yavaş yavaş evcilleştirilir. Beyaz Diş sonunda Scott’ın babasını kaçırmaya kalkan bir mahkûmun saldırısına karşı onları savunur.

Roman Kanada’nın Yukon bölgesinde geçmektedir. Bill ve Henry, en yakın kasabaya dönmek için mücadele eden ve bunun için yola çıkan iki arkadaştır. Bir tabut taşımaktadırlar ve karda sürükleyerek taşımaya çalıştıkları bu tabutun içinde önemli biri vardır. Onlardan daha hızlı hareket etmeye çalışan ve onları yakalamaya bir kurt sürüsünün farkına varırlar. Taşıdıkları kişi sadece bir arkadaş değil, aynı zamanda bir İngiliz aristokratı olduğu için terk edemezler.

53- Siyah Lale (Alexandre Dumas)

siyah lale

Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olan Siyah Lale kitabının konusu ve özeti şu şekildedir:

Siyah Lale Kitabının Konusu ve Özeti

Cornelius Van Baerl bir doktor olarak çalışıyordu. Babası, Hollland’da zengin bir tüccardı. Ölmeden önce Cornelius’a: “Oğlum, mutlu olmanı istiyorum, hayatınla huzur ve mutluluk getirecek bir şeyler yapmanı istiyorum.” demişti.

Cornelius işini bıraktı ve başta lale olmak üzere sevdiği çiçekleri yetiştirmeye başladı. Siyah Lale’yi yetiştiren kişiye ödül verilen yeni bir yarışma vardı. Cornelius birincilik ödülünü kazandı.

Issaca da birincilik ödülünü kazanmak istiyordu, bu yüzden Cornelius’u izlemeye karar verdi ve siyah lale formülünü çaldı. Ancak, Isaaca, Cornelius’u uzaktan dürbün ile izlerken, Cornelius onu fark etmişti.

54- Beyaz Geceler (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Beyaz Geceler, 1848’de yayımlanan Fyodor Dostoyevski’nin kısa bir hikâyesidir. St. Petersburg’da, kendi iç huzursuzluğuyla savaşan genç bir adamın hikâyesi konu edinilmektedir. Hafif ve hassas bir anlatı, karşılıksız sevginin işkence ve suçluluğunu ortaya çıkarır. Her iki kahraman da başlangıçta onları bir araya getiren derin bir yabancılaşma duygusundan muzdariptir. Romantizmin ve gerçekçiliğin karışımı olan hikâye, duyulara ve hislere yumuşak bir şekilde hitap etmektedir.

55- İvan İlyiçin Ölümü (Lev Nikolayeviç Tolstoy)

okunması gereken kitaplar ivan

Lev Nikolayeviç Tolstoy tarafından yazılan İvan İlyiçin Ölümü kitabı, dünya klasikleri arasında yer 84 sayfalık son derece başarılı bir eserdir. Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında kesinlikle başı çeken kitaplardan biri olan İvan İlyiçin Ölümü kitabını, henüz okumadıysanız kesinlikle okumanız gerekmektedir.

İvan İlyçin Ölümü Kitabını Konusu ve Özeti

Leo Tolstoy’un romanı İvan İlyiç’in Ölümü, 1886’da Rusya’da Smert Ivana Ilyicha olarak yayınlandı ve psikolojik gerçekçiliğin şaheseri olarak kabul edildi.

Hikâyenin ilk bölümü, Ivan Ilyich’in ölümünden sonra, meslektaşlarını ve ailesini, kariyerlerinin ve servetlerinin ölümünden duydukları önemi nasıl yansıttıklarını anlatıyor. İkinci bölümde Tolstoy, ölümünün çok önemsiz göründüğü adamın hayatını ortaya koyuyor: “Ivan Ilyich’in hayatı, basit ve sıradan ve dolayısıyla korkunçtu. Tedavi edilemez bir hastalık teşhisi konduğunda, ilk başta gerçeği reddetmişti, ancak hizmetkar Gerasim’in durumu basitçe kabul görmesinden etkilenen Ivan Ilyich, çocuğun ölümü doğal ve utanç verici olmadığı inancına saygı duyuyor ve bir süre sonra bu düşünceyi o da kucaklıyordu. Çocukluğun mutlu hatıralarıyla kendini rahatlatıyor ve yavaş yavaş kendisinin tüm içsel özlemlerini görmezden geldiğini fark ediyordu. Hikâyenin sonuna doğru ise huzur içinde zamanını geçiren bir yapıya bürünüyor.

56- Köpek Kalbi (Mihayl Afanasyeviç Bulgakov)

Köpek Kalbi (Mihayl Afanasyeviç Bulgakov)

Süha Demirel tarafından dilimize çevrilen Köpek Kalbi, Mihayl Afanasyeviç Bulgakov tarafından yazılan ve dünya klasikleri arasına girmeyi başarmış, bu sayede de bizim de sizler için derlemiş olduğumuz Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulan başarılı bir eserdir.

Köpek Kalbi Kitabının Konusu ve Özeti

Köpek Kalbi, 1925’te Rus yazar Mikhail Bulgakov’un Sovyet Rusya’daki Yeni İktisadi Dönemin yüksekliğinde yazdığı bir romandır. Bu, komünizmin Sovyetler Birliği’nde zayıflamış gibi göründüğü bir dönemdi ve roman genellikle Komünist devrim için bir alegori olarak yorumlanırdı. 1987’ye kadar Rusya’da resmi olarak satışına izin verilmedi. Hem Rusça hem de İtalyanca versiyonlarda ve ayrıca oyun ve opera olarak İngilizce uyarlamalarda karşımıza çıktı.

Hikâye, 1924’te Moskova’da başlıyor. Bir sokak köpeği, kış boyunca çöplerde yiyecek arıyor ve onu bulan bir aşçı, onu kaynar suyla haşlıyor. Köpek ölmeye başlıyor ve ölümü bekliyor. Sonra Philip Philippovich Preobrazhensky adında bir cerrah köpeğe bir sosis veriyor. Philip, köpeği dairesine geri götürür ve Sharik olarak isimlendiriyor. Bu isim genellikle bir pampered veya saf yetiştirilmiş köpeği tanımlamak için kullanılan ironik bir isim olarak kullanılmaktadır. Sharik durumdan oldukça etkileniyor ve bir “beyefendinin köpeği” rolünü üstleniyor.

57- Uğultulu Tepeler (Emily Bronte)

Toplamda 432 sayfadan oluşan Uğultulu Tepeler kitabı, yazar Emily Bronte’nin tek romanıdır ve dünya klasikleri arasında yer almayı başarmıştır. 1847 yılında yayımlanan Uğultulu Tepeler, kitap okumak isteyen edebiyat meraklılarının okumadan geçmemeleri gereken bir eserdir ve bizim de sizler için derlediğimiz Mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde kendisine 57.sırada yer bulmaktadır.

Uğultulu Tepeler Kitabının Konusu ve Özeti

Uğultulu Tepeler, Emily Bronte tarafından 1800’lerin başında kaleme alınan bir klasiktir. Thrushcross Grange olarak bilinen ev, Bay Lockwood’a bırakılmıştır. Hikâye, Lockwood ev sahibini ziyaret ettiğinde ve sadece Bay Heathcliff’i evde görmediğinde başlar. Lockwood, hoşnutsuz bulduğu Bayan Heathcliff ve Hareton Earnshaw’la karşılaşır. Dışarıda hava iyice kötüleşir ve kar düşmeye başlar. Ve ne Bayan Heathcliff ne de Hareton Earnshaw onu eve geri götürmek için teklifte bulunmazlar. Ona Wuthering Heights’ta da sığınmasını da teklif etmezler. Lockwood’un kendi yolunu bulmaya çalışmaktan başka seçeneği yoktur. Evden çıkarken, bir köpek ona saldırır. Bu sırada Bay Heathcliff gelir ve istemiyor olsa da, Bay Lockwood’un gece kalmasına izin vermek için rıza gösterir, çünkü kar yağıyordur ve köpek saldırısından ötürü yaralanmıştır.

58- Ayaktakımı Arasında (Maksim Gorki)

Ayaktakımı Arasında Kitabının Konusu ve Özeti

Ayaktakımı Arasında kitabı, 1902’de yayımlanan ve aynı yıl Na dne olarak da yayınlanan Maxim Gorky’nin muazzam bir eseridir.

Oyun 19. yüzyılın sonlarında harap bir flop evinde geçmektedir ve toplumun dışsallıklarını incelemektedir. Flop evinin sakinleri beklenmedik bir şekilde, yeni bir yatılı olan ve onların hikâyelerini dinleyen, onlara tavsiyelerde bulunan ve onlara yanılsamalarla öğütler veren Trampa Luka tarafından heyecanlandırılıyorlar.

59- Tom Amcanın Kulübesi (Harriet Beecher Stowe)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 59.sırasında bulunan kitap, dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olan Tom Amcanın Kulübesi kitabıdır. Harriet Beecher Stowe tarafından kaleme alınan kitap ilk olarak 1852 yılında yayımlanmıştır.

Tom Amcanın Kulübesi Kitabının Konusu ve Özeti

Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe’nin kölelik karşıtı romanı Tom Amca’nın Kulübesi kitabı, ilk olarak 1852’de yayınlanmıştır. Tam uzunlukta bir roman olması amaçlanmamıştır. Stowe aktif bir kölelik karşıtıydı ve kitap sosyal reformda edebiyatın gücünün bir simgesi haline geldi. Tom Amcanın Kulübesi on dokuzuncu yüzyılın en çok satan romanıydı ve tüm türler dikkate alındığında sadece İncil tarafından geride bırakılmıştı. Kölelik karşıtı hareket içindeki rolüne rağmen, kitap tartışmasız değildi. Siyahlarla ilgili bazı stereotipleri sürdürdüğü iddia edilmekteydi; Bu olumsuz bağlantılar ise kitabın genellikle tarihsel önemini her zaman gölgelemiştir.

Tom Amca, Shelby ailesinin sahip olduğu tarlada bir köledir. Oğulları da dâhil olmak üzere sahiplerine ve plantasyondaki diğer kölelere göre çok seviliyorlardır. Karısı ve çocukları ile birlikte kendi kulübesinde şikayette bulunmadan hayatını yaşamaktadır. Bay Shelby, bir köle tüccarı olan Haley’e borçludur. Bu borçları halletmek için, Shelby Bayan Shelby’nin hizmetçisi Eliza’nın oğlu olan Tom’u Haley’e satmayı kabul eder. Tom, kalbi kırılmış olsa da, hiçbir zaman kaçmayacağını bilmektedir, çünkü bu sadece efendisinin borçlarını arttıracaktır. Tom alınıp götürüldüğü sırada Bayan Shelby, bunu yapmak için yeterince para biriktirebileceği anda onu geri alacağını söyler. Haley tarafından götürüldükten sonra, Tom bir tür usta olan Bay St. Clare’ye satılır.

60- Ekmeğimi Kazanırken (Maksim Gorki)

Maksim Gorki’nin hayatını anlattığı üçlemesinin ikinci kitabı olan Ekmeğimi Kazanırken kitabı, Rus halkının iş hayatını detaylı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bizim de Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulan Ekmeğimi Kazanırken kitabı, dünya klasikleri arasında yer almaktadır.

61- Deniz Kurdu (Jack London)

Deniz Kurdu Kitabının Konusu ve Özeti

Deniz Kurdu kitabı, Humphrey “Hump” van Weyden adlı bir Danimarkalı gencin ve denizle mücadelelerinin yanı sıra kendi iç mücadelelerinin övgüye değer bir hikâyesidir. Hikâye Pasifik Okyanusu’nda geçmektedir ve doğanın saf gücünü ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi, Jack London’ın anlatısı, doğanın insanların kendilerine atfedilen dikkatlice düzenlenmiş gerçekliği nasıl etkileyebileceğini araştırıyor. Doğa, insanların yarattığı şeyleri yıkar. Daha derin ve bazen de daha karanlık, kendini açığa çıkarır. London’nın kitabındaki karakterleri, doğanın içsel benlikleri hakkında ortaya koyduğu şeylerle yaşayabileceklerini ya da yaşamayacağını bulmak için yolculuk etmektedir.

Humphrey van Weyden, üst orta sınıf toplumunun bir üyesidir. Bir gün büyük bir yazar olmayı ummaktadır, böylece dünya görüşünü genişletecektir. Bu arzu nedeniyle, van Weyden hevesle maceralarını ve yeni deneyimleri aramaktadır. Yaşamının daha fazlasını deneyimleme arzusu ve sınırlı dünya görüşünde değişime olan istekliliği, fiziksel ve zihinsel yolculuğunun sahnesini oluşturur ve onu denizlere atacak bir yolculuğa çıkarır.

62- Martin Eden (Jack London)

Martin Eden Kitabının Konusu ve Özeti

Jack London tarafından yazılan semiatobotografik roman olan Martin Eden, 1909’da yayınlandı. Başlık karakteri, toplumda saygı gören sevgilisinin saygınlığını elde etmeyi ümit eden bir yazar olur. Ancak, yazdığı yazı birkaç dergi tarafından reddedildiğinde ve yanlış bir şekilde sosyalist olmakla suçlandığında durum daha da kötüleşir. Şöhret olduktan sonra önceden kaybettiklerini geri kazanmaya çalışır, ancak Eden onun aşkının yanlış olduğunu düşünür. Mali açıdan başarılı ve kendi sınıfına bağlanan soykırım, burjuva saygınlığı arayışının boş olduğunu ve akıl hocasının intiharıyla harap olduğunu fark eder. Eden, gemiden atlayıp Güney Denizlerine gider.

Tüm düşmanları ve felsefi keskinlikleri için, London’ın macera romanı, ciddi gerçekçi kurguda bulunan geniş ve sempatik gözlemlerden yoksundur. Deniz Kurdu gibi bir örnek vermek gerekirse, bir çok olay olmasına rağmen, eylemler üç ana karakterin etrafında dönüyor. Geniş bir sosyal tuval yok. Diğer yandan Martin Eden’in komplosunun karmaşıklığı, yazarın tüm San Francisco toplumunu tasvir etmesini gerekli kılıyor.

63- İlyada (Homeros)

İlyada’nın Konusu ve Özeti

İlyada, genellikle Homeros’a atfedilen klasik bir antik Yunan şiiridir. Bu eser, Truva Savaşı sırasında Yunan devletlerin bir koalisyon tarafından Troy (Ilium) on yıllık kuşatma sırasında yazılır. Savaşın son birkaç haftasında gerçekleşir – Kral Agamemnon ve savaşçı Achilles arasındaki bir tartışma eserde konu alınmıştır. Batı edebiyatının en eski eserlerinden biridir ve MÖ sekizinci yüzyılda yazılmış olduğu düşünülmektedir.

Şiir, Trojan savaşının sonuna doğru “bir iletişimin ortasında” resmen nakledilir. Apollonlu bir Truva rahibi olan Chryses, hâlihazırda Kral Agamemnon’un esiri olan kızı Chryseis için Yunan devletlerinin maddi ihtiyaçlarını karşılamayı teklif eder. Kral, ordusundaki Yunanlıların çoğunluğuna rağmen rahibin teklifini reddeder.

64- Tatsız Bir Olay (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

Tatsız Bir Olay Kitabı Konusu ve Özeti

Fyodor Dostoevski b kitabında öncelikle zayıflık ve yanılsamalarının üstesinde gelmek zorunda olan bir adamı sunmakla ilgilenmektedir. Bu herkes için zor bir yüzleşmedir. İdealizmden yana olan General Pralinski, daha düşük statüdeki insanların da insan olduğunu akılda tutarak, başkalarına insanca olmanın gerekliliğini savunuyor. Pralinski, insanlığın onun başkalarını sevmesine ve ona güvenmesine yol açacağına inanır. Bu da onları reformlara inanmaya ve “her şeyi temelde dostça bir ruhla yerleştirmeye” yönlendirecektir.

Kısa süre önce devlet memurluğunun genel rütbesine terfi eden kırk üç yaşındaki bir adam olan Pralinski Devlet terbiyesinden ve iyi bir aileden gelen bir bekârdır. Bir generalin şımarık oğlu olarak, aristokratik bir kurumda eğitilmiştir ve genellikle yetenekli bir kişi olarak kabul edilmiştir.

65- Karamazov Kardeşler (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

İlk olarak 1880 yılında yayımlanan Karamazov Kardeşler kitabı, ünlü Rus yazar Dostoyevski tarafından kaleme alınan bir klasiktir. Felsefi kurgu türünde edebiyatseverler ile buluşan kitap, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 65.sırasında yer alan eserdir.

Karamazov Kardeşler Kitabının Konusu ve Özeti

Fyodor Dostoyevski’nin son romanı olan Karamazov Kardeşler, ilk olarak 1879-80’de Bratya Karamazovy olarak yayınlandı ve genel olarak bir şaheser sayıldı. Kitap, Fyodor Karamazov ve oğulları Alyosha, Dmitry ve Ivan’ın hikâyesini konu edinmektedir. Aynı zamanda Dostoyevski’nin derin psikolojik ve manevi etkileri olan bir aşk-nefret mücadelesini ortaya çıkardığı baştan çıkarıcı bir patrik hikâyesidir.

Roman boyunca, Tanrı için, işin ana fikri olan bir inanç arayışına devam edilir. İvan’ın Tanrı’nın dünyasını inkârcılığının dramatize edilmesi, ünlü “Büyük Engizisyon Efsanesi” nde yoğunlaşmıştır. İvan’a verile bir yanıtta, Zosima keşişinin vaazında evrensel uyumun sırrının akıl tarafından değil, kalpten elde edildiği söylenmektedir.

66- Usta ile Margarita (Mihail Bulgakov)

Usta ile Margarita eseri, 20.yüzyılın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen, Mihail Bulgakov’un kaleme aldığı başarılı bir eserdir. İlk olarak 1967 yılında edebiyatseverler ile buluşan Usta ile Margarita, kitap okumaktan hoşlanan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olarak dikkat çekmektedir.

Usta İle Margarita Kitabının Konusu ve Özeti

Usta ve Margarita, Rus romancı ve oyun yazarı Mikhail Bulgakov’un Sovyet döneminden kalma bir romanıdır. 1928-1940 arasında yazılmış olsa da, 1967’ye kadar kitap formunda yayınlanmamıştır. Ateist kontrollü Sovyetler Birliği’ni ziyaret eden şeytanın etrafında duran konu, en büyük Sovyet dönemi hicivlerinden biri olarak kabul edilir. İlk defa Moskova Dergisi’nde ağır bir biçimde sansürlenmiş bir biçimde basılmış, 1973’e kadar tam formda yayınlanmamıştır. 1989’da glasnost’un başlangıcından sonra yayımlanan ek bir metin içeren bir versiyon yayınlanmıştır. Faust efsanesinden etkilenen ve iyi ve kötünün, din özgürlüğünün ve Freemasonry, Usta ve Margarita gibi komploların keşfedilmesinin Avrupa’da oldukça etkili olduğu görülüyor. Canlı aksiyon filmleri, animasyon filmler, televizyon mini dizileri, radyo dramları, çizgi romanlar ve grafik romanlar, tiyatro yapımları, bale ve operalara uyarlanmıştır. Ayrıca düzinelerce pop şarkısı ve klasik bestelerde de referans alınmıştır. Le Monde’da yüzyılın en etkili 100 kitabından biri olarak listelenmiştir.

67- Karanlığın Yüreği (Joseph Conrad)

Joseph Conrad tarafından yazılan ve ilk olarak 1899 yılında yayımlanan Karanlığın Yüreği kitabı, dünya genelinde birçok eleştirmen ve otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi kitaplardan biri olarak kabul edilir. Karanlığın Yüreği kitabının konusu ve özeti şu şekildedir:

Karanlığın Yüreği Kitabının Konusu ve Özeti

Joseph Conrad’ın 1999’da yayınlanan bir romanı olan Karanlığın Yüreği, bu güne kadar, İngiliz İmparatorluğu tarafından Kongo halkının kötüye kullanımı üzerine tartışma başlatmıştır. Ünlü yazar Chinua Achebe, Conrad’ı ve özellikle de bu romanı “Öteki” yi kınadığı için eleştirdi, bu durumda Kongo halkı “Öteki” olmaktaydı. Bu kitap, öykünün içinde öykü anlatan bir denizci hikâyesidir. Anlatıcı Marlow, iç hikâyeyle ilgili her şeyi açıkça hatırlamadığını söyler ancak ona güvenilmez. O kadar rahatsız olmuştur ki, anlatısı tamamen güvenilmezdir.

Karanlığın Yüreği, Marlow’un Thames’lardan ayrılarak ve Kurtz adlı bir adamı geri almak için daha önce yaptığı bir yolculuğa dair hikâyesini anlatıyor. Kurtz, fildişi almak için Kongo’ya bir İngiliz ajanı olarak gönderilmişti, ama o kimseyle iletişim kuramamıştı. İngilizler Kurtz’un hasta olduğunu bildirdiğinde, oraya gitmeleri ve onu almaları için gönderildiler. Kurtz’un karakolu ise Kongo Nehri kıyılarında yer almaktaydı.

68- Germinal (Emile Zola)

Mart 1885 yılında yayımlanan Germinal, Fransız edebiyatının adını tarihe altın harflerle yazdırmış eserlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Roman ayrıca, yazarı Emile Zola’nın kesinlikle en başarılı olduğu eseridir. Toplamda 591 sayfadan oluşan roman, mutlaka okumanız gereken kitaplar arasında yer almaktadır.

Germinal Kitabının Konusu ve Özeti

Fransız yazar ve aktivist Emile Zola’nın bir romanı olan Germinal, 1884 ve 1885 yılları arasında periyodik Gil Blas’da bir seri olarak ortaya çıktı ve 1885’te bir roman olarak yayınlandı. Raymond N. MacKenzielater, ünlü İngiliz versiyonuna çevirdi. Zola’nın yirmi ciltlik dizisi Les Rougon-Macquart’ın on ikinci romanı. İkinci Fransız İmparatorluğu’nun 1852 ve 1870 yılları arasındaki iki ailenin üyelerini takip ediyor. Germinal, 1860’lı yıllarda kuzeydeki madencilerin grevini, sınıf mücadelesi, cesaret ve bir sıradan bireyin yerleşik bir sistemi değiştirip değiştiremeyeceğini araştırmaktadır. Başlık, hem Fransız takvimindeki bir ayın adı hem de romanın çarpıcı madenciler arasında büyüyen daha iyi bir gelecek için umuduyla bağlantılı olan “tohum” anlamına gelen Latince kelimesinden geliyor. Zola’nın başyapıtı ve Fransız edebiyatının en önemli romanlarından biri olarak kabul edilir. Yüzden fazla ülkede yayınlanmış ve çevrilmiş olup, bugün hala çok okunmakta ve beş film ve iki televizyon yapımına uyarlanmıştır.

69- Kızıl Dosya (Sir Arthur Conan Doyle)

Sir Arthur Conan Doyle’un ilk olarak 1887 yılında yayımlanan kitabı Kızıl Dosya, dedektiflik türünde yazılmış bir kitaptır. Öyle ki, Sherlock Holmes macerasının başladığı ilk roman olarak da dikkatleri üzerine çekmektedir.

Kızıl Dosya Kitabının Konusu ve Özeti

Arthur Conan Doyle tarafından yazılan Kızıl Dosya, Sherlock Holmes ve Dr. John Watson karakterlerini tanıtır ve orijinal Holmes Canon’da dört roman ve 56 kısa öyküden ilkidir. İlk olarak 1887’de Beeton’un Noel Yıllığında ayrı bir kitap olarak yayınlandı. Roman, her biri yedi bölümden oluşan iki bölüme ayrılmıştır. Orijinal kitapta Kısım I ismi açıklanmamıştır, ancak “John H Watson, M.D.’nin hatırlatmaları”nda yeniden basıldığını iddia eder ve genellikle bu şekilde de kabul görmektedir.

Watson, romanın ilk bölümünde, ikinci Afgan Savaşındaki kısa hizmetini, yaralanmasını ve İngiltere’ye dönüşünü detaylandırarak anlatıyor. Watson, kısa sürede korkunç mali bir sıkıntıya düşüyor ve ya daha ucuz bir konaklama bulmaya ya da Londra’yı tamamen terk etmeye karar vermek zorunda kalıyor. Bir dairenin maliyetini de bölmek isteyen eski bir tanıdık, Watson ile Sherlock Holmes’u tanıştırıyor. Holmes, bir araya gelmeye karar vermeden önce birbirlerinin hatalarını bilmelerinin en iyisi olduğunu söylüyor.

70- Ölü Canlar (Nikolay Vasilyeviç Gogol)

Ölü Canlar Kitabının Konusu ve Özeti

Ölü Canlar, Nikolai Gogol tarafından kaleme alınan, Tchitchikov hakkındaki şiirsel bir eserdir. Hikâye 1800’lü yıllarda, Napolyon savaşı sonrası Rusya’da gerçekleşir. O zamanlar toprak sahipleri ve serfler vardı. Toprak sahipleri serfleri buldular ve sahip oldukları toprak miktarıyla değil, sahip oldukları ruhların sayısına göre statüleri belirlendi. Gogol, Rus toplumunun soylu sınıfı hakkında yorum yapmak için hiciv sanatını kullanmaktadır.

Hikâyede Serfler yok olurken, Tchitchikov kırsal alandan geçerek canlar ruhlar satın alır. Ölü ruhları satın alır, çünkü onları oralarda daha az parayla elde edebilir. Bu da onun zenginliğini ve dolayısıyla sosyal konumunu artırmasını sağlar. Tchitchikov bunu yapmaya “N.” olarak adlandırılan bir kasabada başlar. Kasabadaki herkes onun gelişiyle ilgili heyecan duyar, çünkü o bir yabancıdır.

71- Dünyanın Merkezine Yolculuk (Jules Verne)

Dünyanın Merkezine Yolculuk Kitabının Konusu ve Özeti

Jules Verne’nin 1864’te yazdığı Dünya Merkezine Yolculuk adlı klasik, hem bilim kurgularının ilham verici bir eseri hem de 150 yılı aşkın süredir okuyucuları eğlendiren eğlenceli bir aksiyon-macera öyküsü olarak kabul edilmiştir. Bizim de mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulmaktadır.

Hikâye üç adam üzerinde ilerlemektedir. Saygın bir mineralog olan Alman profesör Otto Lidenbrock, Otto’nun yetim yeğeni Axel Lidenbrock ve Danimarka’lı bir İzlandalı ördek avcısı olan Hans Bjelke ve onların maceralarını, Dünyanın Merkezine Yolculuk kitabında eşlik edeceksiniz.

Hikâye, Otto’nun yakın zamanda satın alınmış bir runik makalenin sayfalarında kodlanmış bir notayı keşfetmesiyle başlıyor. Bu el yazması, “Heimskringla” adlı bir İzlanda masalıdır. Otto tuhaf kodu Latin harflerine çevirir, fakat hiçbir anlam ifade etmez. Kendini, Axel’i ve onların hizmetçisini evine kilitler, kodu çözene kadar kimseyle görüşmek istemez. Ama Axel, geriye doğru okunduğunda harflerin Latince cümleler oluşturduğunu keşfeder. Otto’nun bilgi ile yapacağı şeyden korkan Axel, cevabı bir sır olarak saklar, ancak iki gün içeride kilitli kaldıktan sonra, Otto’ya neler keşfettiğini söyler. Latince’yi çeviren Otto, notun Arne Saknussemm adlı bir İzlandalı simyacı tarafından yazıldığını öğrenir ve Dünya’nın merkezine giden bir gizli geçidin yerini gösterdiğini iddia eder.

72- Jane Eyre (Charlotte Bronte)

Nihal Yeğinobalı tarafından dilimize çevrilen ve ilk olarak 1847 yılında yayımlanan Jane Eyre, Charlotte Bronte’nin son derece başarılı olduğu eserlerinden biridir. Dünya edebiyat tarihinde adından sıkça söz ettiren Jane Eyre, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin olmazsa olmaz üyelerinden biridir.

Jane Eyre Kitabının Konusu ve Özeti

Charlotte Brontë’un kaleme aldığı Jane Eyre kitabı, Jane Eyre’nin amcasının ailesi olan The Reeds’le yaşadığı zamandan başlıyor. Jane’in teyzesi Sarah Reed, onu sevmiyor, ona bir yükmüş gibi davranıyor ve çocuklarını Jane’e karşı olmaya teşvik ediyor. Jane’e fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak şiddet uyguluyorlar ve Jane’de doğal olarak bu durumdan son derece mutsuz ve rahatsız oluyor.

73- Leonardo’nun Yahuda’sı (Leo Perutz)

 

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 73.sırasında kendisine yer bulan Leo Perutz tarafından kaleme alınan Leonardo’nun Yahuda’sı kitabı, edebiyat tarihine kazandırılmış en başarılı eserlerden biridir. Dünya klasikleri arasında kendisine yer edinen Leonardo’nun Yahuda’sı, kitap okumaktan hoşlanan herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser olarak dikkat çekmektedir. Leo Perutz’un da zirveyi gördüğü romanlardan olan Leonardo’nun Yahudası, bizim de sizler için derlediğimiz listemizin vazgeçilmez üyelerinden biri olarak, listemizdeki yerini alıyor.

74- Wapshot Kayıtları (John Cheever)

Wapshot Kayıtları Kitabının Konusu ve Özeti

St. Botolphs, Massachusetts kesme filolarının bulunduğu günlerde hareketli, müreffeh bir nehir limanı olmuştu. Ancak, şu anda, birkaç küçük sanayi ve yaz ziyaretçileri tarafından canlı tutulan bir yer durumundadır. Aynı zamanda eski Amerika Birleşik Devletleri el işi eserleri ile antika bir şekilde dekore edilmiş antika dükkânları, hediyelik eşya dükkanları ve çay bahçelerinin bulunduğu bir turizm kasabası olan bir kenttir. Eserin geçtiği yeri tasvir ettikten sonra, eserde sizi bekleyenleri kendiniz keşfetmeniz için daha fazla ayrıntıya girmiyoruz.

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 74.sırasında kendisine yer bulan ve dünya klasikleri arasında da yer alan Wapshot Kayıtları kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

75- Ölümcül Yumurtalar (Mihayl Afanasyeviç Bulgakov)

İlk kez 1925 yılında yayımlanan, Mihayl Afanasyeviç Bulgakov’un eseri Ölümcül Yumurtalar, dünya edebiyat tarihinde kendisine sağlam yer edinmiş olan eserler arasında yer almaktadır. Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 75.sırasında Ölümcül Yumurtular, bilim kurgu türünde yazılmış bir kitaptır.

Ölümcül Yumurtalar Kitabının Konusu ve Özeti

Eksantrik bir zoolog olan Profesör Persikov, canlı organizmalardaki büyüme ve üreme oranlarını hızlandıran yeni bir ışık ışınıyla karşılaşır. Ülkenin kümes hayvanı stoklarını yok eden bir vebadan sonra, Persikov’un keşfi sorunun çözümü için bir araç olarak kullanılıyor. Yabancı ajanlar, devlet ve Sovyet medyasının hepsi kırmızı ışınla ele geçirdikçe, olaylar hızla ilerliyor.

Ölümcül Yumurtalar 1928’de yazılmıştır, ancak Stalin’in iktidara yükselişinden dört yıl önce yazılmış olan Ölümcül Yumurtalar hem H.G. Wells’i anımsatan, hem de güç ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına dair ısırgan ve parlak bir hicivdir.

İlginizi çekebilir: Bilim kurgu türünde yazılmış en iyi kitaplar

76- Olağanüstü Bir Gece (Stefan Zweig)

1922 yılında edebiyatseverler ile buluşan Olağanüstü Bir Gece kitabı, Stefan zweig’in sayısız başarılı eserlerinden biridir. Tarihi kurgu türünde okurlarıyla buluşan Olağanüstü Bir Gece kitabı, edebiyata meraklı olan herkesin okuması gereken kitaplardan biridir.

Olağan Üstü Bir Gece Kitabının Konusu ve Özeti

Olağan Üstü Bir Gece kitabı, 1910 Viyana’sının aristokrat toplumunun varlıklı bir üyesinin itirafıdır. Bu kişi bizlere tuhaf bir geceden sonra hayatının nasıl tamamen değiştiğini anlatacak. 6 saatlik bir süre zarfında, bu adam gerçek hayatını bir kumarbazdan para çalarak, Viyana’nın yeraltı yerlerini ve ucuz fahişelerini tadarak yaşadı. Bu riskli anlarda hissedilen entelektüel ve fiziksel zevk, hayata bakışını tamamen değiştirdi.

Koleksiyonun ilk ve en uzunu olan bir eserdir. İsimsiz olan ana karakter, anlatıcının anlatılacağı hikâyenin metnini vermesiyle hikâyesini anlatır. Eser, zamanın modern psikolojik bir kavramıydı, ki bu da tarih ve bağlamsal olduğu anlamına geliyordu. “Olağan Üstü Bir Gece, bir insanın ruhsal uyanışıyla ilgili bir eserdir. Peki, o gece ne oldu?

77- Oliver Twist (Charles Dickens)

1838 yılında yayınlanan Charles dickens’ın kaleme aldığüı Oliver Twist romanı, yazıldığı günden bu güne, edebiyat tarihinde edindiği değerli yeri hiçbir zaman kaybetmemiş eserlerden biridir ve Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır.

Oliver Twist Kitabının Konusu ve Özeti

Oliver Twist, Londra’nın 75 km kuzeyinde yaşayan, 1837’de İngiltere’de yoksullukla mücadele eden bir adamdır. Annesinin doğum sırasında ölmesi ve babasının terk etmesiyle yetim kalmıştır. İlk dokuz yılını bir bebek çiftliğinde geçirmiştir ve Bayan Mann’ın dikkatini çekmiştir.

Oliver dokuz yaşında olduğunda, Bay Bumble Oliver’ı toplar ve ana işyerinde işçi dokumacılığına atar. Oliver altı ay boyunca orada çalışır, çok az yiyecek alır ama çalışmaya devam eder. Kitabın en ünlü sahnelerinden birinde, bir gün, erkek çocuklar Bay Bumble ile daha fazla yemek için konuşmaya karar verirler. Oliver da bu sırada bay Bumble’a yaklaşır ve “Lütfen, efendim, biraz daha istiyorum” der. Buna cevaben, işyerini yöneten erkekler Oliver’ı çırak olarak almaya istekli herkese beş kilo erzak verirler.

78- İdealist Öğretmen (Grigory Petrov)

İdealist Öğretmen Kitabının Konusu ve Özeti

Oldukça iyi bir üniversitede öğretmenlik yapan ve matematik profesörü olan Raçinski, bir gün aniden Üniversitedeki öğretmenliğinden istifa eder. Artık kendini bambaşka bir ideale adamış durumdadır. Raçinski’nin yeni ideali, Rusya’nın yozlaşmış köylerinde, iyi eğitim alamayan ancak eğitim almaları gerektiğine inandığı, son derece parlak çocukla öğretmenlik yapmak ve yeni yetenekler keşfetmek istemektedir. Bu yüzden makam sahibi iken, bulunduğu görevden ayrılır ve doğup büyüdüğü köye öğretmenlik yapmak için yola koyulur.

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin içinde kendisine yer bulan, Grigory Petrov tarafından kaleme alınan İdealist Öğretmen kitabı, dünya klasikleri arasında da oldukça önemli bir yere sahiptir. Edebiyattan haz duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olan İdealist Öğretmen kitabının yazarı Grigory Petrov aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk tarafından da okunması gerektiği söylenen “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabının yazarıdır.

79- Küçük Burjuvalar (Maksim Gorki)

Küçük Burjuvalar Kitabının Konusu ve Özeti

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 79.sırasındaki konuğu Küçük Burjuvalar, 1902’de Moskova’da üretilen Maxim Gorky’nin bir oyunudur. Maxim Gorky (1868-1936), en büyük Rus yazarlardan biriydi. 19. yüzyılın klasik Rus edebiyatının en iyi geleneklerini miras aldı ve aynı zamanda yeni bir sanatın, sosyalist gerçekçiliğin yaratıcısıydı; Genç Sovyet Edebiyatı’nın temellerini attı. 20. yüzyılın başlarında Gorki, Anton Çehov’un etkisi altına girdi ve onun aracılığıyla Konstantin Stanislavski ve Moskova Sanat Tiyatrosu’nun önde gelen isimlerinden Vladimir Nemirovish-Danchenko ile temas kurdu; Bu tiyatro için oyunlarını Philistines ve The Lower Depths yazdı. Alt Derinlikler birçok Avrupa ülkesinin muzaffer turunu yaptı ve yazar dünyasının ününü haline getirdi.

80- Dava (Franz Kafka)

İlk olarak Nisan 1925 yılında okurları ile buluşan, Franz kafka’nın en hayranlık uyandıran romanlarından biri olan Dava’da, absürt kurgu türü hakimdir. Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında kendisine yer bulan Dava romanını hala okumadıysanız kesinlikle okumanız gerekmektedir.

Dava Kitabının Konusu ve Özeti

Joseph K. adında iddialı genç bir banka yetkilisi, yanlış bir şey yapmamış olsa da, iki gardiyan tarafından sürpriz bir şekilde olarak tutuklandı. K. ise bu duruma son derece öfkelenmiştir.. Bir yıl sonra, otuz birinci doğum gününün sabahı, iki gardiyan yine K. için gelir. Onu, şehrin dışındaki bir taş ocağına götürürler ve onu Kanun adıyla öldürürler.

Dava, K.’nin davasının müdahalesi yıllarının, mücadelelerinin ve görünmez Yasa ile dokunulmaz Mahkemenin karşılaştığı olayların tarihçesidir. Bu, devletin yol açtığı bir tahrip olmanın bir sonucudur. Yine de, Kafka’nın en iyi yazılarının hepsinde olduğu gibi, “anlam” açık olmaktan çok uzaktır. Tıpkı Dokuzuncu Bölüm’deki (“İşçi” veya “Hukuk Öncesi” olarak adlandırılan) papazın sözünü ettiği hikâyenin, hukuk öğrencilerine bitmeyen yorumlar getirmesi gibi, Deneme de yirminci yüzyıl eleştirel yorumunun mihenk taşı olmuştur. Bazı yorumcuların belirttiği gibi, bölümlerde, ortaya çıkan gerçeğin niteliği vardır; böylelikle çözümsüz – herhangi bir mezhepsel okuma için bir ayna niteliği taşımaktadır.

81- Don Kişot (Miguel de Cervantes Saavedra)

Miguel de Cervantes Saavedra’nın Don Kişot isimli eserinin, ilk yayımlanma tarihi 1615’tir. Don Kişot dünya klasikleri arasında yer alan başarılı bir romandır. Edebiyat tarihindeki sarsılmaz yeri, hiçbir dönem boyunca değişmeyen Don Kişot, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin içerisinde kendisine yer bulan başyapıtlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Don Kişot Kitabının Konusu ve Özeti

Kötülüğü yok etmeye ve ezilen olanları savunmaya kararlı bir şekilde yola çıkan Alonso Quixano, La Mancha’nın (İspanya’nın merkezi bölgesi) Don Kişot’u, edebiyatta okuduğu ve takıntılı olduğu kahraman gibi hayatı takip etmeye koyulur. Geleceğin zenginlikleri vaadiyle, basit bir emekçi olan Sancho Panza’ya onunla gelmesi için yalvarır. Miguel de Cervantes tarafından yazılan epizodik romanın iki cildi sırasıyla 1605 ve 1615’te yayınlandı ve genellikle Don Kişot’un İspanyol edebiyatının en önemli eseri olduğu konusunda hemfikir olundu. Modern Batı edebiyatının temeli olan metinler arasında yer alan Don Kişot, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulmaktadır.

82- Suçluyorum (Emile Zola)

Suçluyorum Kitabının Konusu ve Özeti

1898 yılının Ocak ayında, Émile Zola, Almanya’ya askeri sırlar satma suçundan adaletsizce suçlanan bir Fransız Yahudi olan Yüzbaşı Alfred Dreyfus’un savunmasında önemli bir rol oynadı. Bir Paris gazetesinin ön sayfasında, yazar Fransız hükümet yetkililerinin “J’accuse…!” Başlıklı müthiş bir ihbarını yayınladı (Suçluyorum!)Bu metin, Başkan Félix Faure’ye açık bir mektubu olarak yazılmıştır. Fransız Cumhuriyeti ve hükümeti Dreyfus Affair’de anti-Semitizm hükümeti ile suçladı. Cesur mektubun 1899’da Dreyfus’u serbest bırakmasıyla doğrudan ve etkili bir şekilde ilgisi vardı.

Yaklaşık 20 sayfalık bir fiziksel kitaba eşdeğer olan bu Kindle sürümü, Zola’nın Fransa Cumhurbaşkanı’na açık mektubunun İngilizce metnini içermektedir. Suçluyorum kitabı, mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 82. konuğudur.

83- Kumarbaz (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

mutlaka okunması gereken kitaplar kumarbaz

İlk olarak 1866 yılında yayımlanan Kumarbaz romanı, toplamda 191 sayfadan oluşmaktadır. Dostoyevski’nin gençliğini, gençlikte yaptıklarını ve aşk hayatını anlatan eserlerden biridir. Dünya edebiyatı tarihinde eşine az rastlanır derecede kaliteli bir roman olan Kumarbaz, Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizde kendisine yer bulmaktadır.

Kumarbaz Kitabının Konusu ve Özeti

“Kumarbaz”, Rus yazar Fyodor Dostoyevski’nin 1867 yılında yayınlanmış olan bir romanıdır. Dostoyevski’nin kendi gerçek hayat kumar bağımlılığından esinlenen hikâye, kumar için para kazanmaya başlayan Alexei Ivanovich adlı genç bir öğretmenin öyküsünü anlatır.  Alexei zengin olup sevdiği kadının gönlünü çalmak istemektedir.

Yirmi beş yaşındaki bir öğretmen olan Alexei, Rouletteburg adlı bir Alman beldesinde lüks bir otelde Zagoryansky adında yaşlı bir generalle birlikte yaşıyor. Alexei, General’in üvey kızının iki küçük çocuğunun öğretmenliği ile görevlendirildi, ancak General’in onu sevdiğini veya ona saygı duyduğunu düşünmüyor.

Aile henüz Rusya’dayken, General, mülkünü de Grieux adlı bir Fransız’a borcunu ödemek için ipotek etti. Ne yazık ki, mülkiyet sadece küçük bir miktar borç ödedi. Bununla birlikte, romanın başlangıcında, General kısa süre sonra, ‘Büyükanne’ olarak adlandırdığı zengin teyzesi Antonida’nın çok hasta olduğunu ve öleceğini öğrenir. O, ondan kurtulmasını ve böylece mirasını kendisine alıp borçlarının geri kalanını de Grieux’a ödemek için kullanmayı beklemektedir. Daha sonra âşık olduğu Mademoiselle Blanch de Cominges adlı genç bir Fransız kadın ile evlenebilecektir.

General’in Fransız tanıdıkları Alexei’ye bir hizmetçi gibi davranmaktadır. Alexei’nin otelde bulunan tek arkadaşı, Bay Astley adlı İngiliz aristokratıdır. Hem Alexei hem de Bay Astley, General’in üvey kızı Polina’ya âşıktır. Alexei’nin Polina’yla ilişkisi oldukça tehlikelidir. Alexei, geçimini sağlamak için General ve Polina’ya bağımlı olan zeki ama fakir bir adamdır.

84- Kuyu ve Sarkaç (Edgar Allan Poe)

Kuyu ve Sarkaç Kitabının Konusu ve Özeti

Öykü, tüm Protestanları ve sapkın Katoliklere zulmeden on beşinci ve on altıncı yüzyılda Katolik hükümetinin kurduğu bir kurum olan Engizisyon sırasında ölüm cezasına çarptırdığını açıklayarak öyküyü açar. Ölüm cezasını aldıktan sonra, anlatıcı, bilinç kaybına uğrar. Uyandığında, tam karanlıkla yüzleşir. Kafası karışır çünkü Engizisyon kurbanlarının olağan kaderi, bir kamusal oto-dae veya “iman eylemi” dir. Bir mezara kilitlendiğinden korkmaktadır, ama ayağa kalkıp birkaç adım atıyor. Bu hareketlilik daha sonra onun bir mezarda olmadığını, belki de rezil bir Engizisyon hapishanesi olan Toledo’daki zindanlardan birinde olduğunu düşünmesine neden olur. Keşfetmeye karar verir. Elbisenin kenarından bir parça koparıp, hücrenin çevresine yürümek için gereken adım sayısını sayabilmesi için duvara yerleştirir. Ancak, kısa bir süre sonra uyuyakalır ve yere çöker.

Uyandıktan sonra, anlatıcı su ve ekmek bulur ve iştahla yer. Daha sonra hapishanedeki keşfini sürdürür ve yaklaşık yüz adımda varıldığını tespit eder. Odanın üzerinde yürümeye karar verir. O geçerken, daha önce yırttığı elbise parçası hem onun ayakları etrafında dolaşır hem de vücudunu sarar. Birden bire yüksek bir yerden düştüğünü fark eder ama hala tek parça halindedir. Yüzünün bir uçurumun üzerine sarktığını fark eder. Bu durumdan sonra, hapishanenin merkezinde yuvarlak bir çukurun var olduğu sonucuna varır.

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin sonlarına doğru gelirken, okumadan geçmemeniz gereken kitaplardan biri olan Kuyu ve Sarkaç kitabını şiddetle tavsiye ediyoruz.

85- Faydacılık (John Stuart Mill)

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 85.sıradaki konuğu John Stuart Mill tarafından kaleme alınan Faydacılık kitabıdır. Faydacılık, dünya klasikleri arasında yer alan ve bunu da sonuna kadar hak eden, okunması gereken kitaplardan biridir.

Faydacılık Kitabının Konusu ve Özeti

Aslen 1861’de üç ayrı makale olarak yayımlanan ve daha sonra 1863’te toplanan John Stuart Mill tarafından yazılan Faydacılık, şimdiye kadar yazılan faydacı etiğin en iyi bilinen ürünlerinden biridir. Kitap, felsefenin uzun zamandır ahlâk tartışması geleneğine yorum yaparak metni açar ve genel olarak önemli ilerleme eksikliği üzerinde durur. Filozofların “doğru” ya da “yanlış”ın ne olduğunu belirlemek için sürekli olarak uzlaşmaya vardıklarını ve toplumun ahlak anlayışının birçok nesil felsefi sorgulamaya göre değişmediğini belirtmektedir. Bütün bu ahlakın felsefî bir temeli olduğunu ve bu temelin faydacılık olduğunu öne sürerek bu değişmezliği açıklar: Ahlaki bir eylemin, acıdan mutluluk ve hazzı teşvik eden bir inanç olduğu inancı üzerinde durulur.

İkinci bölümünde Mill, faydacılığın en yaygın eleştirilerini ve yanlış anlaşılmasının bazılarını çürütmeyi amaçlamaktadır. Uygulamanın anlamını açıklığa kavuşturmaya başlayarak, bunu “en büyük mutluluk ilkesi” olarak tanımlayarak başlamaktadır. Genel mutsuzluğu ilerletmek için genel mutluluğu ve “yanlış”ı ileri sürmektedirler. Buradan, teori hakkında birçok ortak şikâyeti ele alır. Önemli bir argüman, mutluluğun ya da zevkin sadece arzu edilen son şey olduğunu görmenin temeli olduğu fikrinin reddedilmesidir. Mill, bazı zevklerin veya mutluluk kaynaklarının gerçekten temel olabileceğini kabul eder; ama bu zevkler sadece nicelik bakımından değil, aynı zamanda kalite bakımından da farklıdır ve bazı zevkler ham ve hayvansal olmaktan uzaktır. Aslında, seçimler göz önüne alındığında, çoğu insan bedeni üzerinde “daha ​​yüksek”, entelektüel zevkleri seçeceğini öne sürer.

86- İnsancıklar (Fyodor Mihayloviç Dostoyevski)

mutlaka okunması gereken kitaplar-insancıklar

1846 yılında ilk kez edebiyat severler ile buluşan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin İnsancıklar romanı, ilk toplumsal olguları ele alan roman olarak nitelendirilebilmektedir.  Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin 86.sırasında yer alan İnsancıklar romanının konusu ve özeti şu şekildedir:

İnsancıklar Romanının Konusu ve Özeti

Onların delici psikolojik anlayışı ve insan onuruna, saygısına ve affetmeye önem vermeleriyle, Dostoyevski’nin ilk kısa hikâyeleri, büyük romanlarına gelen temaların tohumlarını içerir. Yazarın ilk büyük edebi zaferi olan İnsancıklar, fakir bir memur ve genç bir terzi arasındaki trajik ilişkinin öyküsüdür. Landlady Dostoyevski’de meraklı bir çift tarafından büyülenen ve onların sığınağı olan bir hayalperest kahramanı canlandırıyor. Prokharchin, gerçek bir hikayeden esinlenerek, eksantrik bir caydırıcıyı merkezleyen sinsi bir komedi ve bu cildin diğer hikayeleri ile ortak olarak, varoluşun doğasını sorgulayan güçlü bir karakter tasviri İnsancıklar romanında bizlere sunulmaktadır.

Bonus

Nutuk

nutuk mutlaka okunması gereken kitaplar

Mutlaka okunması gereken kitaplar listesi yapılır da, listeye Ulu Öner Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk haklı için yazdığı Nutuk koyulmadan olur mu? Biz de böyle bir şey olamayacağını düşündük ve kurucu liderimizin okumamızı ve bilmemizi istediği her şeyi açıklayarak anlattığı Nutuk kitabını da bonus olarak Mutlaka okunması gereken kitaplar listemize ekledik.

Mutlaka okunması gereken kitaplar listemizin burada sonuna geldik. Sizler için hazırladığımız dünya klasiklerinden oluşan ve edebiyat tarihine adını tarihe altın harfler ile yazdırmış kitap örnekleri ile donatılmış bir listemizde görmek istediğiniz kitapları aşağıda bulunan yorum kısmında belirtebilirsiniz.

Mail Bültenimize Katılın

Size özel fırsatlardan ve içeriklerimizden haberdar olun.

Aramıza hoşgeldiniz.

Bir şeyler ters gitti.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

+1
Tweet
Share
Share
Pin