Yaşam’ın kategorilerinde zaten var olan “Gezi Günlükleri” kategorisine özel bir seri yapmaya karar verdik. Seyehat ipuçlarının yanı sıra bir şehir rehberi niteliğinde olacak bu seride yurt içinde ve yurt dışında bulunan bir çok şehri bir “Gezi rehberi” niteliğinde sizlere anlatacağız. Serimize Londra ile başlamak istiyorum. Sonraki içeriklerimiz bu içeriğin planlamasına göre devam edecek; eğer değinmemizi istediğiniz özel bir konu varsa lütfen yorumlarda belirtiniz her içeriğimiz yorumlarınıza göre güncellenebilir ve düzenlenebilir vaziyettedir. İlk olarak Londra’ya nasıl gidilir sorunun cevabını verelim. 

Londra’ya nasıl gidilir?

Bu soruyu yaşamakta olduğunuz alternatifleri düşünerek cevaplamak istiyorum. Öncelikle eğer Türkiye’den direkt olarak Londra’ya gideceksiniz; Londra’ya doğrudan uçuşlar mevcut İstanbul üzerinden 4 saat gibi bir sürede Londra’ya gidebiliyorsunuz. Uçak biletlerini indirimli alabilmeniz için firma kampanyalarını takip etmeyi unutmayınız diyerek diğer bir alternatif ile devam ediyorum. Gezi programları ile Avrupa turu yaptığınızı varsayıyorum; Avrupa şehirlerinden farklı ulaşım araçları ile Londra’ya gidebilirsiniz. Hızlı tren ve normal tren seçenekleri mevcut. Ödeme yaparken fiyatları 4 ile çarpmak sizde de bir burukluk oluşturuyorsa normal tren ücretleri daha uygun, hem ne gereği var geziyoruz şunun şurasında yavaş yavaş. Diğer bir ulaşım alternatifimiz ise otobüsler, normal (yavaş giden) tren mi yoksa otobüs ile mi gitmek daha uygun derseniz; net bir cevap veremiyoruz çünkü onu o an araştırmanız gerekebilir farklı zamanlarda farklı ücretli otobüs biletleri ile karşılaşabilirsiniz.

Londra’ya ne zaman gidilmeli?

Londra’da genellikle hakim olan kapalı ve yağmurlu havadan olumsuz etkilenmek istemiyorsanız yaz aylarında Londra ziyareti yapmak makul bir tercih olacaktır. Yinede Londra her mevsim gezilebilecek bir yer ki her mevsim turist topluyor. Öyleki Londra Avrupa’nın en çok ziyaret edilen 2. Başkenti konumunda. Şehir merkezinden uzaklaştıkça havanın daha da serinleşmesi altınızı çizmemiz gereken bir detay. Kışın hava sıcaklığının düşmesi ve yağmurun arkasının kesilmemesi de sevenine göre farklı bir ayrıcalık. Noel zamanında yapılan eğlencelerin ise kışın bu şehri üzemediğinin bir kanıtı olsa gerek. Lonra’ya ne zaman gidilmeli konusunda sizi bir fikir sahibi ettiğimi düşünüyorum. Artık Londra’da gezilecek ve görülecek neresi var bir görelim.

Londra gezilecek yerler

Londra’da gezilecek yerleri sıralamadan önce şunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Bir sosyal dergi niteliğinde olan Yaşam ekibi olarak sizlere farklı şehirlerin gezilecek yerlerini ve şehirde rahat etmeniz için gereken ipuçlarını sizlerle paylaşmak istediğimiz gezi rehberi niteliğinde bir seriye başladık. Londra bu serinin ilk durağı ve taslak yazı diyebilirim. Sizinde şehirlerde değinmemizi istediğiniz farklı başlıklar varsa bize yorumlarda belirtebilirsiniz.

London Eye

Dönme dolapların en ihtişamlısı olarak nitelendirebileceğimiz, şehir silüetinin sembolik yapıları arasında duran devasa büyüklükte bir dönme dolap olan London Eye, Dünyanın en büyük 3. gözlem tekerleğidir. 135 metre yüksekliğe kadar çıkabilen bu dönme dolap deneyimini kesinlikle yaşamanızı tavsiye ediyor, Londra’nın eşsiz manzarasına birde buradan bakmanızı öneriyoruz. Yaz aylarında saat 10:00 ile 21:00 arasında misafirlerini ağırlamaya devam eden London Eye, bir tam turunu ortalama 20 dakikada atıyor. Tekerleğin misafir alabilecek 32 farklı kapsülü bulunmaktadır. Londra’nın 32 şehrini temsil eden bu kapsüllerden birine geçtiğimiz yıllarda Kraliçe Elizabeth’in hüküm sürmesinin 60. yılı şerefine “Coronation” kapsülü ismi verilmilmiştir. London Eye deneyimi yaşamak için vermeniz gereken ücretleri ve bilet şartlarına şu siteden ulaşabilirsiniz. Londrada gezilecek yerler adlı başlığımıza, Londra Kulesi ile devam edeceğiz.

Tower of London (Londra Kulesi)

UNESCO Dünya mirasları listesinde kendine güzel bir yer bulan, Londra’nın yine şehir sembollerinden biri olan, Londra Kulesi’nin gözlemevi, hapishane ve zulümevi gibi bir çok amaçla kullanıldığı 1000 yıllık bir geçmişi vardır. Tower of Hamlets ilçesinde bulunan yapının dönemin İngiltere Kralı William’ın emriyle 1066 yılında temelleri atılmıştır. Londrada gezilecek neresi var sorusunun ilk akla gelen cevaplarından birisi Londra Kulesi. Ortaçağ’da kraliyet sarayı olarak kullanılan Londra Kulesi, sonradan sonraya kraliyet mensuplerı tarafından gözardı edilmiştir. İlerleyen dönemlerde askeri güçten geri kalmış bir kule olarak görülüp geliştirme çalışmaları yapılsa da hükümdarların artık gözüne giremeyecek bir yer haline gelmiştir. Leydi Jane Grey, Kraliçe 1. Elizabeth gibi İngiliz tarihinin önemli isimleri bu kule tutsak olarak kalmışlardır. Londra Kulesi 19. yüzyılın başlarından itibaren seremonyal objeleri bulunduran, hükümdarların tahta çıkarken kullandıkları objeleri ve çok değerli mücevherleri de bünyesinde barındıran bir müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 saatleri arasında Lonra Kulesini ziyaret edebilirsiniz. Bilet fiyatlarına ve şartlarına şu siteden göz atabilirsiniz.

Hyde Park 

Londra her ne kadar kalabalık bir büyük şehir olsa da yarısı yeşilliklerle kaplı bir şehirdir. Girişi ücretsiz, şehrin dört bir yanında bulunan ve büyük çoğunluğu kraliyete ait olan parklı alanların içinde bir de dünyaca ün kazanmış bir park; Hyde Park. Londra’nın merkezinde bulunan bu parkta vakit geçirmek ve bu değerli anları sürekli fotoğraflamak isteyeceksiniz. Geçmişte kralların av gezileri düzenlediği Hyde Park, 1637 yılında halka açılmıştır ve o tarihten bugüne kadar hep açık kalmıştır.  New York’un Central Parkı ne ise, Lonra’nında Hyde Park’ı o dur diyebiliriz. 350 dönümlük bir arazi kaplayan park her kesimden insanın vakit geçirmek isteyeceği ve sıkılmayacağı cinsten bir yer diyebiliriz. Şehir rehberi niteliğinde hazırladığımız bu içeriğe yorumlarınızla destek çıkabilirsiniz.

Tower Bridge of London (Kule Köprüsü)

Londra’da ki gezilecek yerlerin başında Kule Köprüsü gelir. 283 metre uzunluğundaki Kule Köprüsü, fotoğraf çekilmek için gelen turistlerin uğrak noktasıdır. Sabah ayrı akşam ayrı bir ihtişamla şehrin göbeğinde bulunan körünün inşası sekiz yıl sürmüştür. 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Londra’nın bir köprüye daha ihtiyaç duyduğu saptanmıştır ve yeni bir körünün inşaası için bir komite oluşturulmuştur. Sör Horace Jones’in sunduğu köprü çizimi zor beğenen komite üyelerini ikna etmeye yatmiştir ve kabul edilmesinin 2 yıl ardından köpri inşaatına başlanmıştır. Nehir trafiğinin engellenmemesi için yolları açılır kapanır şekilde olan ve 65 metre yüksekliğinde 2 kulesi bulunan köprüde yapacağınız bir gezinti ücretli olup fiyatları ve şartları ise şu siteden detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz. 

Buckingham Sarayı

300 yıllık bir geçmişle İngilizlerin en değerli miraslarından biri olan Buckingham Sarayı, Londra’ya gidildiğinde başlıca görülmesi gereken yapılardan biri. Sarayı gezmek istediğinizde 775 odadan oluşan bu sarayın yalnızca 19 odasını gezebiliyorsunuz lakin bu sayı sizi tatmin etmeye yetiyor emin olabilirsiniz. Şehirdeki milli törenlerin yapıldığı yer olan bu saray da devlet ziyaretçileri de ağırlanmaktadır. Saray kış aylarında bazı kraliyet mensuplarının ikamet etmesi için kullanılıyor bu nedenle yalnızca yaz aylarında ziyarete açık kalıyor. Londra’da gezilecek yerleri bu saray ile sonlandıracağım fakat gezilecek yerler bu kadar mı ? Tabiiki hayır. Başlıca olan yerleri sıraladık sizde olmazsa olmaz dediğiniz yerleri yorumlarda belirtirseniz sevinirim. Gezi detayları, ücretler ve şartlar için şu siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Londra’da şehir içi ulaşım

Londra ulaşım sıkıntısı çekmeyeceğiniz bir şehir olmasıyla beraber aynı zamanda ekonomik ulaşım fırsatları da olan bir şehir. Tabii ki bu fırsatları değerlendirdiğinizde fark edeceksiniz ki TL-EURO farkıyla aslında çokta ekonomik olmamış. Ama bu kıyası yapmadan düşünürsek gerçekten de ekonomik olabiliyor. Metro, otobüs, tren, taksiler, tur otobüsleri gibi bir çok alternatif ulaşım aracını kullanarak ulaşım gerçekleştirilebilen Londra Şehrinde ulaşım doğrduan bir devlet kurumu tarafından idare ediliyor ve turistlere her zaman destek sağlanıyor.

Tavsiye: Efsaneleşmiş ufak siyah Londra taksilerini bir deneyimleyin derim.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.