Güven sorunu, ilişkilerimizde sürdürülebilirlik başta olmak üzere birçok soruna neden olabilecek bir unsurdur.  Bunun yanında körü körüne güvenmekte karşı tarafa karşı savunmasız kalmamızı ve çeşitli hayal kırıklıkları ile karşılaşmamızı sağlar. Güven kavramı, güvenilirlik ve gerçeklik kavramları içerisinde karşı tarafın samimiyetine olan inanç ile ilgilidir. Ancak meselenin aslı, eğer duvarlarımızı çok yüksek inşa edersek yalnızlık ve huzursuzluk içerisinde yıllar geçirmeye mahkûm oluruz.

Güven kavramı hayatın henüz ilk dönemlerinde geliştirilir. Çoğu zaman, güven meseleleri, çocukluk döneminde ortaya çıkar ve güven eksiliğinin doğrudan bir etkisi olarak erken yaşlarda etkisini gösterir. İlerleyen zamanlarda tutarlı bir ilgi, yeterli sevgi ve uygun disiplin eksiliğinde kişinin yaşı ilerlemesine rağmen hayatı boyunca bazı sorunlarla karşılaşmasına neden olacaktır. Bu durum, ilişkileri sürdürmek açısından da olumsuz yönde etki edecektir.

Neden güven sorunu yaşarız?

Güven sorunları yalnızca çocukluk travmalarına bağlı değildir. Güvensizlik, çeşitli sebeplerden ötürü hayatın herhangi bir aşamasında gelişebilir. Ergenlik dönemi, deneyim edinme ve bu deneyimleri geliştirmek için bir başka önemli kilometre taşıdır. Evde veya okulda zorbalıkla karşı karşıya kalan çocuklarda, akranlarına karşı bir güvensizlik duygusu ortaya çıkar ve bu durum kişinin başkalarına güvenme kabiliyetinde kalıntısal bir rol oynar.

Yetişkinlik dönemi dâhil olmak üzere hayatın herhangi bir döneminde travmatik yaşam olayları, güven spektrumunu ciddi şekilde etkileyebilir. Hırsızlık, hastalık veya sevilen bir kişinin kaybı bu olaylara en iyi örnektir. Hayal kırıklığına uğrayan kişinin kontrolü kaybetme, terk etme ve güven kaybı gibi duyguları yönetmesi pek mümkün değildir. Özellikle cinsel taciz gibi kötü deneyimler yaşandıysa, kişinin güven sorunu çözülemeyecek derecede olabilir.

Ve evet, günümüzün kültürel bağlamında, insanlara şüpheyle yaklaşmanız normaldir. Sosyal medya organları tarafından üretilen çeşitlilik ve hayranlık illüzyonuyla dolu yaşamımızda, anlamlı ve değer verebileceğimiz ilişkileri kurma olasılığımız oldukça düşüktür. Ancak çoğu ilişkinin sürdürülememesinin sebebi güven eksikliği hisseden kişinin, “elde edilemez kişi” olarak ilişkide rol alması ve hayal kırıklığına uğramamak için sürekli olarak kaçmasıdır.

Güven sorunu ile zihinsel sağlık arasında doğrudan bir ilişki vardır

Travmatik deneyimler yaşayan insanların çoğu, çevresinden gördüğü desteği ve fedakârlığı yeterli bulmuyor. Güven sorunları genellikle sadece büyük bir travmatik olaydan sonra gelişmiyor, bu sorunun büyümesine neden olan bazı içsel düşüncelerde, kişileri diğer insanlara güvenmemeye yöneltiyor. Yani, kendi kafanızda kurduğunuz bazı düşünceler de sizin mutlu olmanızı engelliyor olabilir.

Güven sorununu nasıl çözerim?

Maalesef bu soruna hızlı bir şekilde çözüm bulunması zor bir ihtimaldir. Güven sorunları derinlerde yatan bir sorundur ve küçük yaşlarda edinilen olumsuz tecrübelerden kaynaklanır. Ancak, bu durum onarılamaz değildir.

Terapi- en doğru ve en etkili yoldur. İlk çözüm yönteminiz her zaman için terapi olmalıdır, çünkü yaşadığınız güven sorunu psikolojiniz ile alakalıdır. Hatta güven sorunu yaşamanıza neden olan şeyin siz bile farkında olmayabilirsiniz. Terapi sayesinde bunu öğrenebilir ve ortadan kaldırabilirsiniz.

Konuşmak- Konuşmak güven problemlerini aşmak için son derece faydalı bir eylemdir. Çünkü bastırılmış anıların ve kendinizde saklı olan, açmaya korktuğunuz konuları açmak ve onlarla yüzleşmek zorunda kalırsınız. Bu yöntem, güven sorunu yaşanan bir ilişkide, hem bireyin kendisi hem de çift için oldukça olumlu sonuçlar verir.

Doğru iletişim kurmak- Geçmişte yaşadığınız ilişkilerde sorumsuz, anlayışsız ve doyumsuz olan kişilerle karşılaşmış olmanız daha sonra yaşayacağınız ilişkilerinizde de böyle olacağı anlamına gelmez. İlişli yaşayacağınız kişiyle konuşun.  Onlara nasıl hissettiğinizi ve neden bu tür duygular beslediğinizi anlatın. Bu sayede birlikte daha rahat hareket edebilir ve daha bilinçli olarak ilişkiye başlayabilirsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi, duvarlarınızı yüksek kurarak hiçbir yere varamazsınız.

Yolunuza devam edin-  Bazen yola devam etmek, yaşananları geride bırakmak sürekli arkanıza bakmaktan daha iyidir. Geçmiş deneyimlerinizden öğrendiklerinizi yeni ilişkilerinizde olumlu yönde kullanabilirsiniz. Kafanızda kurmaktan vazgeçin. Karşınızdaki kişinin size sürekli doğru söyleyip söylemediğini sorgulamak yerine yola devam edin. Bu şekilde hem kendinizi psikolojik bir yorgunluktan kurtarır hem de ileriye dönük daha emin adımlar atarsınız.

Mutluluk çok uzağınızda değil. Aklınıza takılan her küçük şeyi sorgulamaz ve doğru bir çözüm yolu izlerseniz mutluluk sizi bulacaktır.