Hayatınızda güzel bir şeylerin altına imzanızı atmaya, kayda değer işler yapmaya kısacası başarılı olmaya karar verdiyseniz; başarılı olmuş insanların hikayelerini okumanın sizin için faydalı olacağını düşünüyoruz. Yaşanmış başarı hikayeleri size ilham vermekle kalmayacak aynı zamanda imkansızlıklardahilinde sizi motive etmeye yardımcı olacaktır. Hayatında başarılı olmayı ilke edinmemiş insanlar bile, ilham verecek başarı hikayeleri dinlemekten keyif duyarlar. Bizde bu yazımızda size ilham verecek 3 tanınmış kişinin başarı hikayesini ve hayat öykülerini anlatacağız.

Elon Musk’ın başarı hikayesi

İlham veren başarı hikayelerimize yaptığı çalışmalarla ün kazanmış Elon Musk ile devam ediyoruz. Güney Afrikalı girişimci Elon Musk, Tesla Motors, SpaceX ve PayPal gibi şirketleri kurması ile tanınıyor. Peki, Elon Musk kimdir? Ne yapar? Nasıl başarılı oldu? İşte, sizlere ilham verecek Elon Musk’ın başarı dolu hikâyesi:

Kısaca

1971’de Güney Afrika’da doğan Elon Musk ilk kurduğu şirket olan zip2’yi Compaq Computers’ın bir bölümüne sattığı 2000’li yılların sonlarında multimilyoner oldu. X.com’u 1999’da, SpaceX’i 2002’de ve Tesla motors‘u 2003’te kurarak başarısına başarı ekledi. Musk SpaceX’in uzaya göndereceği ilk ticari aracı duyurunca 2012’de manşetlere oturdu. 2016 yılında SolarCity’i satın alarak portföyünü güçlendirdi ve yeni başkan Donald Trump yönetiminin ilk dönemlerinde bir danışma rolü üstlenerek endüstri lideri olma konumunu güçlendirdi.

Çocukluk ve gençlik dönemleri

Kanadalı bir annenin ve Güney Afrikalı bir babanın oğlu olan Elon Reeve Musk, 28 Haziran 1971’de Güney Afrika’nın Pretoria kentinde dünyaya geldi. Çocukluğunu Güney Afrika’daki kardeşi Kimbal ve kız kardeşi Tosca ile geçirdi. 10 yaşında bilgisayarlara ilgi duymaya başladı. Nasıl program yazılacağını öğrendi ve ilk yazılım satışını 12 yaşında Blastar adlı bir oyun ile gerçekleştirdi. 1989’da yani 17 yaşındayken Queen Üniversitesi’nde katılmak için Kanada’ya taşındı ve Güney Afrika askeriyesindeki zorunlu hizmetten uzaklaştı. Ekonomi alanından lisans derecesi ile mezun olan Elon Musk üniversite dönemini çok başarılı bir şekilde tamamladı.

Elon Musk daha sonra enerji fiziğini alanında doktora yapmak için Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesine gitti. Ancak internetin hızla büyümesi Elon Musk’ın oldukça işine yaradı ve ilk şirketi olan zip2 Corporation’ı başlatmak için sadece iki gün sonra Stanford’tan ayrıldı. Çevrimiçi bir şehir rehberi olan zip2, New York Times ve Chicago Tribune’in Web siteleri için kısa sürede içerik sağlıyordu ve Compaq Computer corporation’ın bir bölümü zip2’yi 307 milyon dolar nakit ve hisse senedi olarak 34 milyon dolar karşılığınsa satın aldı.

Girişimciligin hakkını veren bir girişimci

Elon Musk ayrıca 1999 yılında çevrimiçi finansal hizmetler ve ödeme şirketi X.com’u kurdu. Ertesi yıl X.com’un satın alınması PayPal’ın oluşumuna yol açtı ve Ekim 2002’de PayPal, eBay tarafından 1,5 milyar dolara satın alındı. Elon musk yükselişine ara vermeden ticari uzay yolculuğu için uzay aracı inşa etme niyetiyle 2002 yılında 3. şirketi olan Space Exploration Technologies Corporation’ı yani diğer adıyla SpaceX’i kurdu. 2008 yılına gelindiğinde NASA’nın kendi uzay mekiklerinin görevlerinin yerini alacak bir hareketle, uluslararası Uzay İstasyonu için Kargo taşımacılığını gelecekte astronot taşımacılığına evirecek bir sözleşmeye layık görüldü.

Uzayın keşfedilmesin sınırsız potansiyeli ve insanlığın geleceğinin korunması Musk’ın devam eden planlarının temel taşları haline geldi ve kendini bu araştırmaları uzay araştırması ve yenilenebilir temiz enerji kaynaklarının keşfine adamış Musk Vakfı’nı kurdu.

Tesla Motors

Elon Musk’ın bir başka şirketi olan Tesla Motors, uygun fiyatlı kitlesel pazara yönelik elektrikli otomobil üretmeye adanmış bir şirkettir. Kuruluşundan 5 yıl sonra 2008 yılında Tesla Motors 3,7 saniyede 10 ile 60 mil arasında hızlanabilen ve Litum İyon aküsüyle, dolu bir batarya ile yaklaşık 250 mil hızla ilerleyebilen bir spor otomobil olan Roadster’ı tanıttı. Toyota ile stratejik bir ortaklık kuran Tesla Motors halka açılarak 226 milyon dolar kazandı ve Elon Musk başarı hikâyesini genişletti.

Diğer başarılar

Şirketin ilk elektrikli Sedan’ı olan otomobili G Model S, Moto-Trend dergisi tarafından 2013 yılının aracı olarak seçilerek onurlandırıldı.

Nisan 2017’de Tesla’nın, General Motor’u geçerek en değerli Amerikan otomobil üreticisi haline geldiği açıklandı.

SolarCity girişimi

Ağustos 2016’da Musk’ın Sürdürülebilir enerji ve ürünleri daha geniş bir tüketici tabanı için teşvik etmek ve ilerletmek için devam eden çabasıyla elektrikli otomobil ve güneş enerjisi şirketlerini birleştirmek için 2,6 milyar dolarlık anlaşma yapıldı. Daha sonra Tesla Motors, SolarCity’nin hisselerini satın aldığını açıkladı. SolarCity şirketi, enerjinin üretilme, depolanma ve tüketilme şeklini iyileştiren tam entegre konut ve şebeke ölçekli ürünler geliştirmek için çalışmalarına hala devam ediyor.

Bill Gates’in başarı hikayesi

İlham veren başarı hikayelerine Bill Gates ile devam ediyoruz. Bill Gates, dünyanın en büyük yazılım şirketi olan Microsoft’u Paul Allen ile kurdu ve daha sonra dünyanın en zengin adamlarından biri oldu.

Kısaca

Başarı hikayesi denince akla gelen ilk isimlerden olan, 1955 yılında Seattle’da doğan ünlü girişimci Bill Gates 13 yaşında bilgisayar programcılığına ilgi duymaya başladı. Kendisi ve ortağı Paul Allen teknolojik yenilik, keskin işletme stratejisi ve saldırgan ticaret taktikleri sayesinde dünyanın en büyük yazılım işletmeciliğini, yani Microsoft’u kurdu. Bu süreçte Gates dünyanın en zengin adamlarından biri olmayı başardı. Şubat 2014’te Bill Gates Microsoft un başkanlığından istifa ettiğini açıkladı.

Kariyerinin başları

Gates Harvard Üniversitesi’ne kaydoldu ve başlangıçta hukuk alanında bir kariyer yapmayı düşünüyordu. Ancak zamanının yarısından fazlasını bilgisayar laboratuarında geçirdiğini fark etti. Bill Gates’in gerçek bir çalışma düzeni yoktu. Bunun yerine bir kaç saatlik uykuyla gününü geçiriyordu. Bill Gates iki yıl boyunca ortağı olan ve Washington Eyalet Üniversitesi’ne giren Paul Allen ile temas halinde kaldı ve Honeywell için çalışmak üzere Massachusetts’e, Boston’a taşındı. Bu arada Paul Allen, Bill Gates’e Altair 8800 mini bilgisayar kiti ile ilgili bir makalenin yer aldı popüler elektronik dergisinin bir sayısını gösterdi. İki ortak da bu bilgisayarın kişisel bilgisayar dünyasında yaratacağı imkânlardan oldukça etkilenmişti. Altair, New Mexico, Albuquerque’deki Micro Instrumentation  and Telemetry Systems adlı küçük bir şirket tarafından yapılmıştı. Bill Gates ve Paul Allen bu bilgisayarı çalıştıran Basic yazılım programı üzerinde çalıştıklarını söyleyerek şirketle temasa geçtiler. Gerçekte çalışacakları Altair ya da onu çalıştırmak için bir kodları yoktu. Ancak MITS’nin bir tür yazılım geliştiren biriyle ilgilenip ilgilenmediğini bilmek istiyorlardı. MITS başkanı Ed Roberts, Bill Gates ve Paul Allen’dan bir sunumda bulunmaları talebinde bulunarak, Gates ve Allen’a geri dönüş yaptı.

Bill Gates ve Allen Harvard’ın bilgisayar laboratuarında MITS başkanına yapacakları sunum için iki buçuk ay boyunca çalıştılar. Daha sonra Allen, MITS’de işe alındı ve Bill Gates bazı ailevi problemlerinden dolayı Harvard Üniversitesi’nden ayrılarak Allen ile çalışmak için MITS’ye gitti. 1975’te Bill Gates ve Allen mikro-bilgisayar ve yazılımın bir karışımı olan “Microsoft” olarak adlandırdıkları bir ortaklık kurdu.

Microsoft ilk başlarda çok sağlam bir giriş yapamadı. Altair bilgisayarlar için yaptıkları BASİC yazılım programı sayesinde şirkette belirli bir miktar para ve telif ücreti tahsil ettikleri halde masrafların hepsini karşılayamıyordu. Microsoft’un BASİC yazılımı, piyasa öncesi kopyalarını elde eden ve dağıtan bilgisayar meraklıları tarafından popülerdi. Bill Gates daha sonraki açıklamasında, Altair bilgisayarında BASİC kullanan insanların sadece %10’unun yazılımın ücretini ödediğini söylemişti. Şubat 1976’da Bill Gates, Bilgisayar meraklılarına açık bir mektup yazarak, ücret ödemeden kullandıkları dağıtım ve yazılım kullanımını bırakmadıkları sürece daha iyi yazılımlar üretilemeyeceğini söyledi. Tabii olarak, korsan yazılım geliştiricilerinin bu tutumu tüm zaman ve para harcamalarına karşın kaliteli yazılımlar oluşturmalarına engel oldu. Bill Gates’in yazdığı mektup, bilgisayar kullanıcıları tarafından pek ciddiye alınmasa da Gates, korsan yazılımlara karşı yenilik silahını kullanıyordu.

Bill Gates, MITS’in başkanı Ed Roberts ile iyi ilişkiler içerisinde değildi ve sık sık kavga ediyordu.

Fikirleri için savaşan Bill Gates, yazılımını geliştirme ve işin gidişatı konusunda Roberts ile fikir çatışması yaşıyordu. Ed Roberts, Bill Gates’i şımarık ve çekilmez buluyordu. 1977’de Roberts şirketini başka bir bilgisayar şirketine sattı ve tıp fakültesine girip bir ülke doktoru olmak için Gürcistan’a gitti. Bill Gates ve ortağı Allen kendi başlarına kalmışlardı. İkili, Altair için geliştirdikleri yazılım haklarını korumak için şirketin yeni sahibini dava etmek zorunda kaldı.

Microsoft diğer bilgisayar şirketleri için farklı formatlarda yazılımlar yazdı ve 1979’un başlarında Bill Gates, şirketin operasyonlarını Seattle’ın hemen doğusundaki Washington Bellevue’ye taşıdı. Bill Gates Pasifik Okyanusu’nun Kuzey batısına, tekrar evine geldiği için mutluydu ve kendini çalışmalarına adadı. Bill Gates, şirketteki 25 çalışanın tümüne operasyon, ürün geliştirme, iş geliştirme ve pazarlamanın tüm yönleri ile ilgili geniş sorumluluk verdi. Yazılım geliştirmedeki ustalığı ve keskin bir iş anlayışı ile Bill Gates, 1979’da yaklaşık 2,5 milyon dolar hâsılat yapan Microsoft’un başında kaldı. Bu başarı hikâyesine adını altın harflerle yazdırırken Bill Gates, bu dönemde sadece 23 yaşındaydı.

Microsoft’un yükselişi

Bill Gates yalnızca yazılım geliştirmeye değil, aynı zamanda işletme faaliyetlerine verdiği önem, şirketin liderliğini ve sözcüsü olarak görev yapmasını sağladı. Şirketin geliştirdiği her kod satırını şahsen inceledi, hatalı bir kod gördüğünde kendisi baştan yazdı. Bilgisayar endüstrisi, Apple, Intel ve IBM gibi donanım geliştirme şirketleri ile büyüdükçe Bill Gates, Microsoft Yazılım uygulamalarının özelliklerini öne çıkaran bir yol izlemeye karar verdi. Annesi aracılığıyla Bill Gates, IBM CEO’su ile tanıştı. Kasım 1980’de IBM piyasaya girmek üzere olan kişisel bilgisayarını çalıştıracak ve Microsoft’ta yaklaştıracak bir yazılım arıyordu. Bill Gates ile yapılan ilk görüşmede bir IBM çalışanı Bill Gates’i ofis asistanı zannedip ondan bir kahve istedi. Bill Gates oldukça genç görünüyordu fakat IBM’i çabucak etkiledi ve kendisinin ve şirketinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ikna etti. Tek sorun, Microsoft’un IBM’in yeni bilgisayarın çalıştıran temel işletim sistemini geliştirmediğiydi. Bill Gates yola devam edebilmek için, IBM’in Bilgisayarına benzer bir bilgisayarda çalıştırılacak bir işletim sistemi satın aldı.

Satın aldığı yazılım geliştiricisi ile bir anlaşma imzaladı ve bu anlaşmada Microsoft’u özel lisanslama aracı ve daha sonra da yazılımın tam sahibi haline getirdi. Ancak IBM ile olan anlaşmasını onlara anlatmadı. Bu yazılım şirketi daha sonra Microsoft ve Bill Gates ile ilgili önemli bilgileri stopaj için dava açtı. Microsoft açıklanmayan bir tazminat miktarı için mahkemeye çıktı ancak ne Bill Gates ne de Microsoft herhangi bir suçlamayı kabul etmedi.

Bill Gates, yeni satın alınan yazılımı, IBM PC için çalışacak şekilde uyarladı. Yazılımın orijinali için 50 bin dolarlık bir ücret ödemişti. Daha sonra IBM, Bill Gates’e işletim sisteminin bilgisini verecek olan kaynak kodunu satın almak istediğini söyledi. Gates bunu reddetti, bunun yerine IBM’in bilgisayarlar ile satılan yazılım kopyaları için bir lisans ücreti ödemesini önermişti. Sonraları Microsoft, Microsoft BASİC’in Apple II makineleri üzerinde çalışmasına izin veren Softcard adlı bir yazılımı da piyasaya sürdü.

1979-1980 bir yılları arasında Microsoft’un patlaması gerçekleşti ve personel sayısı 25 den 128 e yükseldi. Gelirleri ise 2,5 milyon dolardan 16 milyon dolara yükseldi. 1981’in ortalarında Gates ve Allen Microsoft yönetim kurulu ve çalışanlarını bir araya getirdi ve burada Bill Gates, kurul tarafından Microsoft’un başkanı olarak seçildi. Aynı zamanda, Allen ise başkan yardımcılığına getirildi.

1983 yılına gelindiğinde Microsoft, İngiltere ve Japonya’da ofisleri bulunan ve dünyadaki bilgisayarların yüzde otuzunun yazılımını yapan küresel bir şirket haline geldi. Ancak 1983 yılı Microsoft’un temelinden sarsan haberler getirdi. Paul Allen’a Hodgkin hastalığı tanısı kondu. Kanser tedavisi gören Allen aynı yıl şirketten istifa etti.

Microsoft ve Windows

Kasım 1985’te Bill Gates ve Microsoft, Windows’u başlattığını duyurdu. Duyurusundan yaklaşık olarak 2 yıl sonra görsel olarak Windows sistemi, Apple Computer Corporation’ın yaklaşık 2 yıl önce piyasaya sunduğu Macintosh sistemine çok benzer olduğu söylentileri yayıldı. Apple, daha önce Microsoft ürünlerini Apple bilgisayarları ile uyumlu hale getirmeye çalışırken, Microsoft’a teknolojilerine tam erişime izin vermişti. Bill Gates bunun karşılığında Apple’a kendi yazılımlarını lisanslamalarını önerdi ancak tavsiyeleri göz ardı edildi. Apple, dava açma tehdidinde bulundu ve Microsoft, Microsoft uyumlu yazılımının Macintosh kullanıcıları için geciktirileceğini söyleyerek misilleme yaptı. Sonuç olarak, Microsoft mahkemeden üstün çıktı. Çünkü iki yazılım sisteminin nasıl işlediği konusunda benzerlikler olsa da Microsoft her bir işlevin farklı olduğunu kanıtlayabildi.

Bill Gates Forbes dergisinin Amerika’daki en zengin 400 kişinin yıllık listesinin başında ya da en azından zirveye yakın yerlerde bulunmaya başladı. 1999 yılında Bill Gates’in serveti 101 milyar doları aştı.

1990’lar boyunca Microsoft bir dizi Federal Ticaret Komisyonu ve Adalet Bakanlığı soruşturması ile karşı karşıya kaldı. Bu, Microsoft’un Windows işletim sistemini bilgisayarlarına kuran bilgisayar üreticileri ile haksız rekabet etmesi üzerine yapılan bir soruşturmaydı.

Microsoft kendini savundu ve Bill Gates yazılım korsanlığı ile daha öncede karşılaştığı savaşlara geri döndü. Hükümetin getirdiği kısıtlamaların yenilik için bir tehdit olduğunu söyleyen Bill Gates, en sonunda Microsoft ve hükümet arasındaki ayrılığı önlemek için hükümet ile bir anlaşma yapmayı başardı. Bill Gates, bilgisayar ticareti fuarlarında gösterişsiz reklamlar yaptı ve halkın baskısını hafifletmek için bazı yaratıcı yollar buldu. Bill Gates, doksanlı yıllar boyunca hem şirketini başarıyla yönetmeyi, hem krizlerin üstesinden gelmeyi hem de hükümet ile olan soruşturmaları iyi bir şekilde idare edebilmeyi başardı. Bu zamana kadar yaşanmış başarı hikâyelerinden belki de en etkileyicisine sahip olan Bill Gates, azmi ve zekâsıyla tüm dünyanın saygısını kazanmayı başarmıştır.

Şubat 2014 de Bill Gates, teknoloji danışmanı olarak yeni bir konuma gelmek için başarı hikâyesinin başladığı Microsoft’un başkanlığından istifa ettiğini açıkladı. Gates, hala zamanının ve enerjisinin çoğunu Bill & Melinda Gates Vakfı’nın çalışmalarına ayırmaya devam ediyor. Bill Gates, hala organizasyon, sağlık ve eğitim gibi uluslararası sorunlarla mücadelesine devam ediyor.

2016 yılında ise Gates ve eşi Melinda hayırseverlik yönündeki çalışmaları nedeniyle dönemin başkanı Barack Obama’dan başkanlık özgürlük madalyasını aldı.

Steve Jobs’ın başarı hikayesi

İlham veren başarı hikayelerimize Steve Jobs ile devam ediyoruz. Steve Jobs, Steve Wozniak ile birlikte Apple Computers’ı kurdu. Steve Jobs’un liderliğindeki şirket, iPhone ve iPad de dâhil olmak üzere bir dizi devrimci teknolojiye ve birçok başarı hikâyesine öncülük etti.

Kısaca

Steve Jobs 24 Şubat 1955’te San Francisco, California’da doğdu. Oldukça zeki fakat yol göstericisiz olan Steve Jobs, 1976’da Apple Computer’a, Steve Wozniak ile başlamadan önce farklı arayışlar içerisindeydi. İçerisinde iPod, iPhone ve iPad’in bulunduğu Apple’ın devrimci ürünleri artık modern teknolojiyi dikte ediyordu ve başarı hikâyesini yazmaya başlamıştı. Steve Jobs, 1985 yılında şirketi terk etti ve aradan 10 yıl geçtikten sonra geri döndü. 2011’de pankreas teşhisi konan Steve Jobs, kanser hastalığı ile uzun süren bir savaştan sonra hayatını kaybetti.

Apple Computer

Liseden sonra Steve Jobs, Portland Oregon’daki Reed Kolejine kaydoldu. Yetersiz görülmesi sebebi ile 6 ay sonra kolejden ayrıldı. Ancak Steve Jobs’un başarı hikâyesi burada başlıyordu.

Steve Jobs, 1974’te atari ile ilgili bir video oyun tasarımcısı olarak bir şirkette görev aldı. Bundan birkaç ay sonra şirketten ayrılarak, manevi aydınlanmayı bulmak için Hindistan’a gitti. 1976 yılında Steve Jobs, henüz 21 yaşındayken ortağı Steve Wozniak ile Apple Computer’ı başlattı. İkili Steve Jobs’ın aile garajında girişimciliklerini değerlendirmek istediler. Gelir kaynakları olmadığı için Volkswagen marka dolmuşunu satan Steve Jobs ve Steve Wozniak ürettikleri bir bilimsel hesap makinesini satarak kendilerini finanse etmeye başladılar.

Steve Jobs ve Steve Wozniak teknolojiyi demokratikleştirerek, makineleri daha küçük, daha ucuz, daha sezgisel hale getirerek ve günlük tüketicilerin erişebilmesini sağlayarak bilgisayar endüstrisinde bir devrim yarattılar. Steve Wozniak kullanıcı dostu kişisel bilgisayardan oluşan bir dizi tasarladı ve pazarlamadan sorumlu Steve Jobs ile birlikte Apple firması başlangıçta 666,666 dolarlık bilgisayar sattı. Apple şirketi, 774.000 $ civarında bir kazanım elde etti. Apple’ın ikinci modeli olan Apple 2’nin piyasaya sürülmesinden 3 yıl sonra şirketin satışları %700 artarak 139 milyon dolara yükseldi. Bu başarı hikâyesinin yüzdesel olarak büyüme konusunda benzeri görülmedi. 1980’de Apple Computer ilk işlem günün sonuna kadar 1,2 milyar dolar piyasa değeri ile halka açık bir şirket haline geldi. Steve Jobs, Apple’ın CEO’su rolünü vermek için Pepsi-Cola’nın pazarlama uzmanı John Sculley’e teklif götürdü.

Steve Jobs sonraları daha marjinal bir konuma gelmeye çalıştı ve 1985’te Apple’ı yeni bir donanım ve yazılım şirketi olan NeXT, Inc.’e bıraktı. Ertesi yıl Steve Jobs, George Lucas’tan bir animasyon şirketi olan Pixar’ı satın aldı. Pixar’ın potansiyeline inanan Steve Jobs, başlangıçta kendi parasının 50 milyon dolarını şirketi yatırdı. Bu animasyon stüdyosu, Toy Story, Kayıp Balık Nemo ve Incredibles gibi çılgınca popüler filmler üretmeye devam etti. Pixar, bu filmlerden toplamda 4 milyar dolar para kazandı. Daha sonra Pixar stüdyoları, 2006 yılında Walt Disney ile birleşti ve Steve Jobs, Disney’in en büyük hissedarı haline geldi.

Apple’ı yeniden yarattı

Pixar’ın olağanüstü başarısına rağmen, NeXT Inc., işletim sistemini Amerika’ya satma girişiminden rahatsız oldu. En sonunda Apple, 1996 yılında bu şirketi 429 milyon dolar karşılığında satın aldı ve ertesi yıl Steve Jobs, Apple şirketinin CEO’su olarak görevine döndü.

1990’lı yıllarda şirketi yeniden canlandırmak isteyen Steve Jobs, yeni bir yönetim ekibi, değiştirilmiş hisse senedi opsiyonları ve kendi kendine empoze edilen yıllık 1 dolarlık maaşıyla Apple şirketini tekrar yoluna soktu. Steve jobs’ın iMac gibi ustaca ürünleri, etkili markalaşma kampanyaları ve şık tasarımları tüketicilerin tekrar dikkatini çekmeyi başardı.

Ölümü

Steve Jobs’a 2003 yılında Pankreas kanseri tanısı kondu ve Steve, uzun yıllar boyunca bu amansız hastalıkla mücadele etti. Ekim 2011 tarihinde ise Apple firması, kurucu ortaklarından Steve Jobs’ı kaybettiklerini açıkladı. Pankreas kanseri ile yaklaşık olarak 10 yıl savaşan Steve Jobs, 56 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ardında insanlara birçok hayat dersi ve başarı hikâyesi bırakan Steve Jobs, günümüzdeki tüm girişimci ve girişimci adaylarına yaşanmış başarı hikâyesi ile ilham vermeye devam ediyor.

Bu yazımızda, sizlere ilham verecek başarı hikâyelerini ve günümüz dünyasına yaptıklarıyla ve kattıklarıyla damga vurmuş, yaşanmış başarı hikâyelerine en güzel örnekleri sergileyen kişileri derledik. Siz de, hayatınızda çıktığınız yolda ve kendinize koyduğunuz hedefler doğrultusunda başarı hikâyeleri yazmak ve dünyaya değer katan ve iz bırakan eserler bırakmak istiyorsanız, bu yazımızda size ilham verecek birçok unsur bulacaksınız.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.