Aile dünyadaki en kutsal olguların başında gelir. Hepimizin gelecek hakkında yegâne arzularından bir tanesi huzurlu ve mutlu bir aile kurmak, bu ailenin devamlılığını sağlamaktır.

Aile, karşılıksız ve bir çıkar olmadan, sadece saf sevgiden meydana gelir. Aile içerisindeki fertler birbirlerine her konuda ve her alanda sorgusuz bir şekilde yardımcı olmak için çabalar. Aile fertleri birbirlerinin başarılarını kıskanmaz, aksine daha da başarılı olmaları için teşvik eder, takıldığı engelleri aşmasında yardımcı olur ve yardımcı olurken de bunları yüzüne vurarak yapmaz. Başta da söylediğimiz gibi böyle bir aile tablosu her birimizin hayalidir.

Ne var ki durumun pek de böyle olmadığı aile yapıları da mevcuttur. İçerisinde anlaşmazlık ve geçimsizlik dolu olan, kötü günlerin de birbirlerinin yanında olmayan aileler oldukça üzücü bir tablonun ortaya çıkış sebebidir.

Peki, ikinci bölümde anlattığımız gibi bir aileye dönüşmemek için neler yapabiliriz. Çok geç olmadan, aile yapınızın sağlığını korumak istiyorsanız bu önerilerimizi dikkate almanız gerektiğini söyleyebiliriz.

İşte aile bağlarını güçlendirmenin 5 yolu;

Aile fertlerine duyduğunuz sevginin azalmasına izin vermeyin

aile

Asla ama asla maneviyatın önüne bir şeyin geçmesine izin vermeyin, unutmayın ki sizi birbirinize sımsıkı bağlayan şey koşulsuz sevginizdir. Eğer ki bir gün maddiyat yüzünden tartışacak olursanız, aile içerisinde bu maddiyatın huzursuzluk yaratmasına engel olun ve konuyu büyütmeden kapatın. Çünkü maddiyat ile ilgili olan her ne ise, ister ev olsun, ister araba veya bir ultra lüks yat, hiç fark etmez. Bunların güzelliklerini sadece yanınızda aileniz varken, aile bireylerinin sevgisini yanınızda hissediyorken yaşayabilirsiniz. Unutmayın diğer türlü yaşanacak tüm mutlulukların içi boş kalacaktır.

Eğer ki bir konuda tartışma yaşar ve tartıştığınız aile ferdiyle anlaşamadığınızı düşünmeye başlarsanız yapmanız gereken şey sorunun kaynağını bulmaktır. O kişiyle bir daha konuşmamak, araya mesafe koymak ve diyalog halinde olmamaya dikkat etmek çözüm değildir. Sağlam bir aile bağı için en önemli etkenlerin başında konuşabilmek gelir. Tartıştığınız kişiyi karşınıza alın ve sorunun ne olduğunu, hangi sebepten dolayı bir tartışma yaşadığınızı ve sizi burada en çok neyin rahatsız ettiğini sorun ve anlatın. Ancak bu şekilde iletişim kuvvetlenir ve fertler birbirlerine daya anlayışlı davranmaya başlayabilir. İlk olarak hayatınız da bunu uygulamaya koymanızı öneririz.

Sevdiklerinizi kısıtlamayın

güven

Stieg Larsson’un dediği gibi “Arkadaşlık ve aile duygusu iki unsur içerir; saygı ve güven. Her ikisi de, birlikte olmak ve beraberce gelişmek zorundadır. Aksi halde, sadece saygı duyup, güvenmiyorsanız, o arkadaşlık yıkılır.”

Bu sözü aklınızın bir kenarında daima taşımaya gayret edin. Çünkü güven ve saygı bir ailenin veya bir ilişkinin iki temel direğidir. Birisinden biri olmadığı zaman o ilişki sallanmaya başlar ve sallantının şiddeti gittikçe artar. Sonunda ise kaçınılmaz olan yıkım durumu gerçekleşir. Eğer ki bu sallantıya hem neden olup hem de sallantının sebep olduğu yıkımın altında kalmak istemiyorsanız karşınızdaki kişiyi asla güvensiz bir ortamda bırakmayın ve fikirlerine, düşüncelerine saygı duymayı kendinize prensip haline getirin. Aile fertlerinden birinin veya yaşadığınız ilişkideki partnerinizin hayallerine kendinizi de ortak edin. Yapmayı planladığı şeylere engel olmaya çalışmayın, aksine yapmak istediği şeylerde yanında olun ki yanlış bir şey yapacak olursa da engel olma şansınız olsun. İlişkiler de her iki tarafta birbirini sahiplenir bu çok doğal bir davranıştır fakat unutmayın ki bu duyguyu yoğun bir şekilde yaşadığınız zaman karşınızdaki kişinin neler düşüncelerini istemsizce umursamaz hale gelebiliyorsunuz. Bunun için yapılacak en güzel şey kendinizi kontrol altında tutmak ve aile bireylerinden birinin veya yaşadığınız ilişkideki partnerinizin özgürlüğünü kısıtlamamaya dikkat etmektir.

Bağışlayıcı olun

iliski

Aile bağlarının kuvvetini ve ilişkideki ömrü belirleyen en önemli unsurlardan bir diğeri ise affedici olabilmektir. Affedici bir yapıda olmanız karşınızdakine de size güvenmesi gerektiğini hissettirerek, aradaki bağları kuvvetlendirecektir. Tartışmalar veya bir konuda iki farklı görüşe sahip olmak aile içi ilişkilerde çok normal bir durumdur. Ancak; olayın üstüne gidip, karşı tarafın düşüncelerini önemsemeden hareket etmek ve bir kendinizin haklı olduğunu ispat etmeye çalışmak durumu sadece daha kötüye götürecektir. Eğer, bir fikir uyuşmazlığı veya aklınıza yatmayan bir durum söz konusu ise yapmanız gereken şey ilk önce doğru zamanı beklemek olacaktır. Ardından ise karşınızdaki kişinin de sakinleştiği bir zaman da size mantıklı gelen fikri beyan etmek, bu fikri karşı tarafa öneri biçiminde anlatmaktır. Bu şekilde yaparsanız anlaşmanız çok da uzun sürmeyecektir. Olayları tartışma sırasında sıcağı sıcağına konuşmak durumu daha da alevler ve o anki yüksek tansiyon ile birbirinize asla söylemeyeceğiniz kırıcı kelimeler kullanabilirsiniz. Bunun yaşanmasını istemiyorsanız dikkat etmeniz gereken başlıca unsurlar bunlardır.

Çözüm üretmeye çalışın

Aile veya ilişki içerisinde yaşanan problemlerin ne boyutlara geldiği tamamen sizinle alakalıdır. Hiçbir problem kalıcı değildir, onu kalıcı hale getiren genellikle kişilerin yanlış tutumlarıdır. Problemleri en kısa sürede çözmek ve geçmişte bırakmak tamamen sizin elinizdedir. Önemli olan tek nokta, probleme değil de problemin çözümüne odaklanma erdemini gösterebilmektir. Karşınızdaki kişiyi suçlamak yerine probleme asıl sebep olan şeyin ne olduğunu bilmek ve bunun üzerinden çözüm üretmek gerekir. Takınacağınız suçlayıcı tavırdan yol yakınken vazgeçmek ve eğer hata size aitse bu hatayı kabul etmek büyük bir erdemdir, ayrıca problemin çözümü konusunda atılacak ilk ama en büyük adımdır.

Birlikte her saniyeyi son gününüzmüş gibi geçirin

aile-baglari

Aile bireyleriyle veya ilişkideki partneriniz ile vakit geçirmemek ya da gereğinden az vakit geçirmek aradaki bağlara zarar veren bir unsurdur. İlişkinizin veya aile bağlarınızın sağlığı için geçireceğiniz her an altın değerindedir. Bunun bilincinde olup, karşınızdaki kişilerle vakit geçirme arzusunu dile getirin ve birlikte vakit geçirmeye özen gösterin. Birlikte vakit geçirmekten kastımız yan yana saatlerce oturup boşluğa bakmak değil tabii ki. Bazı durumlarda bunun bile ayrı bir kıymeti olur fakat bizim dile getirdiğimiz şey, sizin ilişkinize veya ailenize anılar kazandıracak, aradan uzun zaman geçtikten sonra bile arkaya dönüp bakıldığında hoşça hatırlanacak güzel anlar yaşamanızdır. Böyle anılar biriktirdiğiniz zaman iş yüzünden veya herhangi bir nedenden aile bireyleri veya ilişkideki partnerinizle aranıza mesafe girdiğinde, işte bu anılar ilişkinizi ayakta tutmaya ve uzağı yakın yapmaya devam edeceklerdir. O yüzden birlikte geçireceğiniz her saniyeyi sanki birlikte son saniyelerinizmiş gibi geçirmeye özen gösterin.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.